şükela:  tümü | bugün soru sor
115 entry daha
  • akp'yi yaratan yıllardır. bakmayın siz özgürlük mözgürlük diye sayıklayanlara. ağır yalan söylüyorlar onu baştan söyleyeyim.

    80'lerde siyasi idam, 90'larda da infaz kültürü vardı. öyle kafana göre müzik de yapamazdın film de çekemezdin. tarkan'ın da kış güneşi şarkısı özgürlüğün ölçütü değil. hesap ediverin işte kenan evren kutsanıyordu lan daha ne diyeyim!

    çorum katliamı 80'de yaşandı, yök kuruldu üniversitelerin ırzına geçildi, 1402'likler ile ne kadar solcu öğretim üyesi varsa 83'de tasfiye edildi. sonra o boşalan kadrolara kimler geldi tahmin edersiniz. sivas katliamı oldu, bir ton siyasi parti kapatıldı, sosyalist sanatçıların cezaevine alınması, hayata dönüş operasyonları, efenim 5 nisan, 24 ocak, susurluk kazası, ülkücü mafyalar, 28 şubat, 2-3 tane imf anlaşması, hadep miydi partiyi hatırlamıyorum (hep kapandığı için isim sık değişiyordu) milletvekillerinin kafalarını basıp meclis kapısında polis arabasına bindiriyorlardı mesela. süper hizmet. merve kavakçı falan filan... sıkıldım sayarken.

    yahu ekonomik, siyasi hangisini yazayım. kömür kullanımının fazlalığından hava kirliliği konusu tartışılıyordu mesela bol bol, al sana ekolojik rezalet. bir de ülkece fakirdik lan hem de bayağı fakirdik. rakam bilmiyorum ama kişi başına düşen araba sayısı da televizyon sayısı da ayakkabı sayısı da azdı.

    insan entarileri şükela sırasına alınca başka bir ülkede yaşadığını sanıyor. dedim acaba ben o yıllarda iran'da mıydım? ulan tayyip erdoğan buralardan beslendi de güçlendi zaten. ha sen bana desen ki o günler mi rezalet bu günler mi? hepsinin rezilliğinin kendine has tadı var derim. mesela eskiden sadece solcuları dövüyorlardı şimdi iktidar karşıtı herkeşi dövüyorlar. devlet bu alanda hizmeti genişletti diyebilirim. ama solcuları allah için bir başka dövüyorlar hala.

    mesela hukuk da çok uğraşıyordu, askeri mahkeme bi' yandan, zaten karışık dönem siyasiler bir yandan falan. devlet bu alanda da şimdi daha ileride artık tek kişi karar veriyor kafalar pırıl pırıl! hem böyle olunca yargı da daha bir hızlı çalışıyor. gazetecileri eskiden faili meçhul yapıyorlardı o konuda da atılım yaptı devlet şimdi silivri'de yer yaptılar oraya topluyorlar, bu da bir ilerleme mesela. olm bizde aktörler değişir ama faşizm değişmez. onun için çok özlem duymayın.
  • bir insanin 80leri 90lari ozlemesinin iki sebebi olabilir: romantik bir bok cuvali olmasi ya da o zamanlar dogmus ama ergenligi atlamamis bir sigir olmasi. bu iki kategori yer yer ortaklasiyor.

    edit: bakin gerizekalilar. o zamanlar kitle iletisim araclari bu kadar geliskin ve filtresiz olmadigindan, yani dunyaya dair tum bilginiz merkezi bir filtreden gectiginden, her taraftan bu kadar cok kotu haber duymuyordunuz. bu kadar cok iyi haber de duymuyordunuz ama iyi haber/kotu haber orani filtre yuzunden daha yuksekti. simdi bu eskiden almadiginiz boyutta kotu haberle karsilasinca evrimsel icgudu ile saniyorsunuz ki su an cok kotu, o zamanlar cok iyiydi. hayir. gercekte olan iyi haber/kotu haber rasyosu asagi yukari ayni. hatta bayagi cok iyi gelisme oldu 20 yil once hayal edemeyecegin. simdi istiyorsan romantizme devam et sayin sigir.
  • yapilan çoğu etkinliğin özgün olması.
  • birçok sebebi vardır ancak bugün 80'leri, 90'ları özleyenleri zaman makinesiyle o dönemlere göndersek 1 hafta geçmeden geri dönmek isterler. günümüz insanı mevcut teknolojinin konforuna o kadar alıştı ki ne kadar şikayet etsek de kimse bunları bırakıp da o zamanın teknolojisiyle yaşayamaz. özellikle 2010'dan sonra o kadar çok değişti ki öncesine ayak uydurmamız çok zor artık. bir düşünün 2010 sanki dün gibi geliyor ama bu süreçte hayatın her alanında birçok şey değişti ve değişmeye devam ediyor bizler de hayatın olağan akışına ayak uyduruyoruz işte. ileride bugünler için özlem duyacağız çünkü asıl özlediğimiz şey dönemler değil o dönemlerde yaşadığımız, bir daha asla yaşayamayacağımızı bildiğimiz güzel anılar.

    olaya müzik açısından bakarsak ki başlık aslında o dönemin müzikleri üzerinden açılmış, o dönemler gerçekten de hem dünya hem de türkiye'de müziğin zirve yaptığı dönemlerdi. 50'li yıllarda başlayan macera bana göre kurt cobain'in ölümü ve nirvana'nın dağılmasıyla sona erdi. birçok efsanenin ortaya çıktığı bu büyülü süreç maalesef bir daha yaşanmayacak. o zamanlar güzeldi çünkü insanlar müziğe inanıyorlardı. bunu sadece müzikle sınırlandırmamak lazım aslında sinema, spor ve daha birçok sektör çoktan ruhunu kaybetti. her şey para için yapılıyor, bizler de fast food zihniyetiyle bunları tüketip bitiriyoruz.
  • bu topraklarda yaşayanların genellikle davar olması.

    ciddi söylüyorum. siyasî spektrumun en solundan en sağına kadar, refah düzeyinin en dibinden en yükseğine değin, bu topraklarla bir bağı olan herkesin saçma sapan ön kabulleri, kırmızı çizgileri, kutsal figürleri filan var. adam ahmet necdet sezer'e laf söyletmiyor meselâ jshadjashdasda. vasatlığa bak. "türkiye'nin en büyük üç lideri: atatürk, inönü ve ecevit'tir" filan diyor. ulan ecevit dediğin adamın etrafındakilerin yolsuzluk dosyaları kafam kadar olmuştu, türkiye gibi 12. sınıf bir ülkede değil de bir avrupa ülkesinde o dosyalar olsa, o şimdi kimi partilerde siyaset yapan o insanlar ömür boyu burunlarını dışarı çıkaramazlardı. ha bunları da yüce divan'a ecevit göndermedi, akp geldikten sonra bunlar gönderdi jashdjasdsa. bu da hayatın bir başka garip cilvesidir...

    bir başkası turgut özal yancısı. liberal ya... hâlbuki turgut özal da kendi etrafındaki "prens"lerine bu ülkeyi peşkeş çekmiş bir insandı. beriki adnan menderes'i nasıl astık zaaa filan diyor, sanki kendi astı. bu ülkede savunulmayan tek figür mesut yılmaz olabilir. garibimin kimsesi olmamış... tansu çiller diyeceksiniz, o savunuldu, "büyük ekonomist" filan diye pazarlandı bu ülkeye.

    yani insanımız sadece 80-90'ları övmüyor, 17. yüzyıl da över, 1919 da över, meşrebine göre. 20 sene sonra bu günleri de övebiliriz. bugün 2010'u köpek gibi özlemeyen var mı? ha tabiî bir de şu var: acı hatıralar, vakit geçtikçe tatlı olur. insan muhafazakâr tabiatlı bir varlık. geçmişin elemini, hüznünü unutur, hep iyi yanlarını hatırlar. 90'ları özleyen birisi muhtemelen gençliğini özlüyordur, yahut çocukluğunu, yaşına göre. ama adı da "90'ları özlemek" oluyor. bu da var.
1 entry daha