şükela:  tümü | bugün
  • --- spoiler ---
    filmin en can alıcı cümlesi şudur:
    "now, think her white."
    --- spoiler ---
  • matthew'i biz bu filmden tanıdık evlat. öyle true detective metyivcusu değiliz.
  • sinemaya uyarlanan john grisham'in kitaplarindan birisidir. filmde herkes guneyli aksaniyla (southern) konusur ve sari sicak mi vardir nedir oralarda, film boyunca herkes terlidir. o kadar cok unlu insan vardir ki filmde, surekli aa bu da oynuyormus dersiniz.
  • bazı detaylar haricinde güzel film, ama en iyi mahkeme/dava filmlerinden biri değil. yine de izlemek için birçok sebep var; iyi oyunculuk, bazı gediklerine rağmen iyi bir senaryo, çok ilgi çekici bir konu ve adaletle ilgili birçok tartışma.

    tecavüz ve neden olduğu cinayet, savcının ve avukatın kişiliği, avukatın alkolik akıl hocası gibi örneklerden yola çıkarsak esinlendiği film anatomy of a murder, ancak esinlendiği film kadar incelikli bir anlatımı yok. john grisham'ın her zaman önceden kestirilebilir anlatımı filme de yansımış, bu nedenle finaldeki cümleleri tahmin etmek zor değil. ama kendisi hikaye kurmayı ve okuyucuya (seyirciye) empati kurdurmayı çok iyi biliyor. üstelik film benzediği filmle arasındaki açığı cinayet davasını asker-sivil ikileminden siyah-beyaz çatışmasına taşıyarak kapıyor, çünkü konunun kendisi fazlasıyla can yakıcı.

    filmin bir artısı da amerikan adalet sistemini öyle pek de aklayıp paklamadan içeriden anlatması. yargıçların tarafsızlığı, savcıların siyasi emellerinin davalara etkisi, jürinin karar alma mekanizması, idam cezası üzerine bol bol tartışıp seyirciye de pas atıyor.

    ayrıca oscar'lı oyuncular geçidi olan filmde özellikle samuel l. jackson'ın oyunculuğu şahane.

    --- spoiler ---
    filmdeki karaterlerden birinin de söylediği gibi yirmi yıl önce olsa ne o mahkeme kurulurdu ne de böyle bir davadan beraat çıkma ihtimali olurdu

    --- spoiler ---
  • siyahlara karşı bir eyalette kızı için adam öldüren siyah bir baba carl lee. genç bir avukat jack brigance. çakal savcı rufus buckley.
    matthew mcconaughey jake tyler brigance
    sandra bullock ellen roark
    samuel l. jackson carl lee hailey
    donald sutherland lucien wilbanks
    kevin spacey d.a. rufus buckley
    kiefer sutherland freddie lee cobb
    oliver platt harry rex vonner
    ashley judd carla brigance

    kitabın türkçe ismi adalete susayanlar (bkz: altın kitaplar)
    kitabını türkçe/ingilizce okudum. filmini izledim. kitabı çok daha güzeldi. (bkz: klişe sözler)
  • şimdilik sadece filmini izledim, kitabı yarın kargodan gelecek ve ay içinde okuyacağım, o yüzden salt filmde anlatılan şekliyle değerlendirmek gerekirse, filmde mahkemeden çıkan karar ilginçtir.

    --- spoiler ---

    tamam, carl lee yerden göğe kadar haklıdır. iki tane ırkçı barzo kızına tecavüz etmiş ve onulmaz hasarlar bırakmıştır. ben olsam ben de ikisini de vururdum. bu işin vicdan kısmı. ama hukuken carl lee'nin hiç ceza almadan davadan sıyrılması tuhaf duruyor. john grisham'ın çoğu romanında jürili duruşmalarda beklenenden çok farklı sonuçlar alındığı görülmüştür. bir şekilde jürinin hukukun dışında bir olgu haline gelmesini inceden inceden işler. ama en barizi herhalde bu filmdekidir. zira, carl lee'nin hiç ceza almaması, beraat etmesi, bireysel adalet furyası başlatmayacak mıdır? artık herkes eline silah alıp adaleti kendi sağlamayacak mıdır? beraat kararı hukuken zayıf bir karar değil midir?
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    ekleme: kitabını da okudum. sorduğum sorunun yine net bir cevabı yok. ayrıca film, kesinlikle kitaptan çok daha iyi. john grisham'ın ilk romanı olmasından kaynaklı bazı acemilikler ve kaçırılmış fırsatlar filmde düzeltilmiş. ellen roark'a daha geniş bir yer verme ve davanın kazanılmasında daha etkin bir rol sunma, kapanış konuşmasındaki kilit cümleleri jüri üyesinden alıp avukata verme, carl lee'nin davanın kazanılmasındaki etkin payı, ve siyah-beyaz ayrımına daha net bir bakış içerme gibi artıları var filmin. grisham, yıllar sonra, sondan bir önceki romanı sycamore row'da aynı yer ve aynı karakterlerle neredeyse hatasız bir iş çıkarmış. bu da tecrübenin önemini gösteriyor.
    --- spoiler ---
  • to kill a mockingbirdu animsatan film. tabi degisen amerikayla beraber hikayelerin sonu da degismis.
  • oyunculugu hakkinda ne denir bilinmez ama sandra bullockun en guzel oldugu film. ama sanki senaryoya bir de hos,cekici kadin olsun diye eklenmis gibi gozukuyor.
  • (bkz: ku klux klan)
  • 1996 yapımı bir joel schumacher filmi. çok sağlam kadrosu vardır. ama birine ayrı bi parantez açmak gerekiyor. (bkz: samuel l. jackson)