şükela:  tümü | bugün
  • çocukluğumda yanında 1 yıl kaldığım amcam olacak şerefsizi hatırlatan, acı anılarımı deprestiren, acı dolu, dram dolu bir aile modeline sahip komşudur.

    hayvan gibi bağıran bir baba, hıçkırıklarla ağlayan bir anne ve çığlık çığlığa bir çocuk. midem ağrıyor ey sözlük, sinirden midem bulanıyor ve gözlerim doluyor bu lanet herif yüzünden. ben çocuğum tanık olmasın diye eşimle en ufak tartışmalı durumu bile 10 takla atarak belli etmemeye çalışırken bu yavşağın çocuğunun gözleri önünde karısını dövmesini ne insanlığa ne babalığa, ne adamlığa sığdıramıyorum. içimden aşağı inip bu herifin ağzını burnunu dağıtasım geliyor ama içimde hep karı koca arasına girmem nedeniyle kötü olmak korkusu var.

    allah kimseyi aile içi huzur ile sınamasın. bu ister alkolik ebeveyn olsun, ister sorunlu evlat olsun ister sadakat olsun.

    huzur ve sağlık bir insanın elde edebileceği en değerli olgudur.
  • aile dışına çıktığında şiddet uygulanması gerekendir.
  • arayın !

    asayiş veya 155 başvurusunda kimlik bilgileriniz istenir ve kayıt altına alınır.

    burada ise yalnızca sahte ihbarların önüne geçmek için kayıt alınıyor. kolluk kuvvetlerine başvuruyu doğrudan onlar yapıyor ve takip ediyor. eğitimli personeli ve hukukçuları var.

    0 212 656 96 96
    0 549 656 96 96

    nereden mi öğrendim ?

    ağlayan bir kadın sesi duyunca cama çıktım, tam karşımdaki perdeleri açık evden geliyordu sesler. kadraja girdiler. adam kadını göremediğim bir şeyin (herhalde yatak)
    üzerine itti, saç baş dağılmış ağlıyor. ayağım, ayağım... adam kolundan tuttu, hırpalıyordu. ne olur yapma, yapma ne olur.

    birden cam döndü adam göz göze geldik, hışımla perdeyi çekti. kadın bir süre sonra sustu. benim içim ezildi. pencerelerimiz karşılıklı idi ama binalarımızın girişleri farklı paralel sokaklara bakıyordu.

    ilk anda kendim gideyim dedim. hızlıca kafamda kurmaya çalıştım olabilecekler. tek gitmeli idim, komşulardan kime söylesem, aile işi karışılmaz diyecekti. ya tek gittiğimde fiziksel temas gerekir ise. boş gitmemeli idim, önce bıçağımı düşündüm, ama adamın evine gidiyordum onda da bıçak olacaktı, silahımı düşündüm, sıkıntı çıkar ise evinde vurmuş olacaktım. sonra kadın acaba müdahil olmamı ister miydi. internette seyretmiştim, adam eşini sokakta dövüyordu, biri müdahil oldu ve adamla kavgaya tutuştu. az önce dayak yiyen kadın eşiyle bir olup araya giren adam saldırdılar :)

    155'i aramayı düşündüm, sokak düğünlerinde yaptığım gibi, hem ilgisiz, hem de ekşideki gibi px4 olarak kayıt bırakamıyorsunuz. adam ertesi gün karşıma çıkacak, ne karışırsın eşimle olan ilişkime diyecek.

    yemek vakti idi. evdekiler sakın karışma ! diye tembihlediler. orada ağlatılan bir kadın olduğunu bile bile oturup yemeğimi yedim. olur böyle evlilikte dediler.

    ben telefonumu açmayan ile, mesajıma yanıt vermeyen ile bağımı koparıyorken, insanın şiddet uygulayıp ağlattığı bir kadının tenine dokunabilmesini, kadının da buna razı olmasına, belki de olmak zorunda kalmasını içime sindiremedim.

    sakinleşince internette gördüm; aileicisiddeteson.com

    onlar da aynı sizin gibi 155 vasıtası ile müdahale ediyorlar ama süreçler düzenlendiği ve takip altında olduğu için hem sizin aramanızdan daha etkili, hem de komşunuz ile muhatap olma zorunda kalmıyorsunuz.
  • ben bu komşuyu tanımıyorum, kadın desen merdivenlerde karşılaştığımda yüzüme bakmaz, selam verdiğimde cevap vermez. dindar bir aile. on adam toplanıp ilahi filan dinliyorlar, maç izlemeye filan tekabül ediyor sanırım bu camiada. aşağı yukarı anladınız durumu. şimdi bu kadın seslere bakılırsa dayak yiyor. polisi aramak istedim, bizimkiler izin vermedi. ne yapsam bilemedim.
  • "orda olduğunuzu biliyorum! seyredenler hep olur... sokakta adam, allah yarattı demeyip bir tane vurunca, akraba düğünlerinde azarlarken, evde dayak yerken bile... gerçi benim adam, konu komşuya rezil olmayalım diye perdeleri örter, sonra vurur. ama bilirim, en azından sesleri duyarlar. duyarsınız, görürsünüz, üzülürsünüz. ne de olsa siz de bir kalp taşıyorsunuz. belki gece yatarken kocanıza-karınıza, "adam da leyla'ya ne zulmediyor vallahi içim parçalandı," diye dertlenir, benim kaşım gözüm paralanırken parçalanan içiniz için merhamet toplarsınız. aileniz de anlar ki siz çok insaniyetli birisiniz. sonra da insaniyetli insaniyetli zıbarır uyursunuz. ertesi gün uyanırsınız, e sizin de hayat gaileniz var, beni mi düşüneceksiniz? her koyun kendi bacağından. hem ben de kendimi kurtarmanın bir yolunu bulaymışım. niye böyle şeyler sizin başınıza gelmiyor da benimkine geliyor di mi? "sırf baht işi değil, biraz da akıllı olmak lazım!" mesela ben dayak yedim diye karakola gitsem, biriniz şahitliğe gelmezsiniz, niye? e aile meselesi ne olsa, yarın öbür gün ben kocamla iyi olurum, hatta size, "sana ne be, kocam değil mi döver de sever de," bile derim de, siz kötü olursunuz di mi? siz karışmazsınız. bana üzülürsünüz tabii ama taraf tutmazsınız... öyle de bir tutarsınız ki: ben zulüm çekerken susuyorsanız, kocamın tarafındasınız. siz, erkek tarafısınız..."

    (bkz: antabus)
    (bkz: seray şahiner)
  • her kavgalarını duyduğumda benim psikolojim altüst oluyor.

    akşamüstü okuldan eve gelmişim, annem iş çıkışı yorgun, çayımızı demlemişiz, öğrenci evinden erkek kardeşimin gelişi şerefine yemeği fazla kaçırmış oturuyoruz. küçük kardeşim biraz hasta olmuş koynuma sırnaşıyor "abla ben çok hastayım beni sev" diye. o sırada her zamanki konulardan tartışıyoruz. annem yine olağan dindarlığıyla agnostik kardeşimi ve pragmatist beni hikaye ve nasihatleriyle altetmeye çalışıyor. sınava çalışacaktım güya ama şu ortamdan aldığım keyfi bozmak istemediğimden kitaplar yatağın üzerinde açık vaziyette vicdanımı rahatlatıyor.

    "yeter artık" diye başlıyor kavga. kadının sesi odamın içinde sanki. neler konuştuklarını anlatmak istemiyorum sadece o çığlık o kırma dökme sesleri o aldatma hikayesi beynimin içine içine zonkluyor. annem "yine başladılar bunlar çözemediler bi meselelerini" diyor. babam "boşver" deyip, konumuza devam ediyor, "ne oldu sizin o randevu işi ayarlayabildiniz mi, bakın şöyle yapacaksınız...". aklımı veremiyorum, odaklanamıyorum, yüreğimde biyerler zedeleniyor, ellerim titriyor ve yaşamaya ayak uyduramıyorum.
    biraz önce inanmadığımı söylediğim o dinin var olmasını diliyorum içtenlikle. "allahım karşıma temiz dürüst iyi insanları çıkar, ne olur, hala dünyada biyerlerde babam gibi, kardeşlerim gibi, aileden biri gibi iyi insanlar kaldıysa, allahım lütfen, çünkü ben nasıl kavga edilir onu bile bilmiyorum."