şükela:  tümü | bugün
  • kaynak

    akut genel merkezinin 15 gün içinde tahliyesini istiyorlar.
  • https://www.facebook.com/…i/posts/10154002612213657

    "ılık hayaller" diye bir dernek kurup din eğitimi adı altında çocuk sikselerdi muhtemelen başlarına bu gelmezdi.
  • (bkz: nasuh mahruki)
  • çomaristanda gerçekleşmiştir
  • binlerce hayatın kurtulmasında önemli çalışmalar gerçekleştiren akut'un 49 yıllığına kiraladığı ve 15 yıldır merkez olarak kullandığı binadan neden tahliye edilmek istendiği merak konusudur.

    akut kurucu başkanı nasuh mahruki beyanı aşağıdaki gibi olmuştur.

    “akp’den akut’a yasa dışı karar; ecevit’in 49 yıllığına verdiği 15 yıllık genel merkezimizin irtifak hakkını iptal etti, 15 günde çıkın diyor”

    edit : 2930'a göndereceğiniz akut yazan bir sms mesajı ile akut'a 10 tl bağışta bulunabilir
  • mesele aslında akut içinde iken nasıl buralara geldi, asıl bunu anlamak lazım. metruk halde alınan bir binanın bugün tüm dünyada bilinen türk sar kurumu haline gelmesini kimse sorgulamasın ama binanın tahliyesi ile ilgili burada bir başlık var ve fikir belirten insan sayısı çok çok az, ben bunu asıl anlayamıyorum.

    tam tabiri ile ota boka yorum yazan çok değerli yazarlar, lütfen olası bir depremde belki de bu adamlar sayesinde hayata tutunabileceğiniz gerçeğini bir sorgulayın. lütfen.

    “hadi canım sende.” diyenleri duyar gibiyim. olası bir depremde, örnekse istanbul’da her 100 kişiden nerede ise bir kişinin kurtulabileceği gibi bir durum ile karşı karşıyayız, bunu kimse unutmasın. “akut nedir, ne değildir?” sorusu yerine bir tane daha bu kadar organize ve sadece gönüllü insanlardan oluşan, 15 senedir ayakta kalabilen kaç tane daha akut var bunu da bir sorgulamak gerekir.

    nasuh mahruki konusu ise başlı başına farklı bir konudur. kendisi kemalist cumhuriyetçi ve olması gerekenden çok daha fazlasını ülke tanıtımı adına başarmış bir cumhuriyet çocuğudur, önce bunun adını koyalım. everest tepesi’ne çıkan numan kurtulmuş değil nasuh mahruki’dir.

    antalya ekip lideri açıklama yapmış, ben de konuyu bu şekilde öğrendim. bir dönem akut seminerlerine katılmış ama zaman bulamadığım için ekibe katılamayan birisiyim, ama kendimi hep akut üyesi gibi gördüm. neyse.

    nasuh mahruki’nin siyasi anlamda bir takım fikirlerini, tam da ülkenin kaos ve ölümler ile sürekli iç içe olduğu bu günlerde dile getiriyor olması, acaba kimsenin dikkatini çekti mi, çekiyor mu, soruyorum.

    nasuh, benim babamın oğlu değil, bu adam salak mı da bu derece iyi organize olmuş bir stk'yı yok olma pahasına siyasete, tam olmasa da bulaştırsın, bu adam bunu düşünemiyor mu, bunu bir sorgulasın lütfen üyeler. acaba bir destek bekliyor olabilir mi arkadaşlarından, soruyorum.

    bu ülke insanları zaten apolitik olduğu ve doğru insanlar siyasete girmediği için bu halde değil mi? buradan soruyorum yazarlara ve akut üyelerine, neden apolitik kalmak lazım, bunu lütfen birileri açıklasın. siyasetin ülkede seviyesizce yapılması yüzünden sürekli tu kaka edilip aman uzak durun konuşmayın denmesi ne demektir, soruyorum.

    nasuh mahruki halbuki doğru yapıyor olamaz mı? bu adam neyin peşinde bir siyasi harekete neden katılmıyor o zaman? fikirlerini dile getirdi diye neden bu kadar tepki görüyor, bu nasıl iştir? halbuki akut içinde yüzlerce ciddi eğitim almış, dil bilen, dünyada en az 5-10 ülke görmüş bi’dolu insan var, farklı siyasi görüşlerden insanlar var deniyor ama asla akepeli yoktur, zannetmiyorum. kimse kendini kandırmasın. hadi nasuh fabrika ayarlarına geri döndü, çok mu iyi olacak ülke, soruyorum.

    akut üyelerine naçizane önerim, hepiniz birer nasuh olmaya çalışın. akut, nasuh ile sorununu kendi içinde bence çözer, nasuh siyasete girmeyince her şey sütliman olmayacak, bunu herkes bence iyice anlasın. bugün uzak durduğunuz ve tepki vermediğiniz o siyasi sistem, nasuh bıraksa bile bir gün akutu elinizden alacak, tam da bu apolitik olalım siyasetten uzak duralım kafaları yüzünden. bu sebepten dolayı nasuh mahruki ömrü yettiğince akutun başkanı olarak kalmak zorundandır. yönetim konuları at ile deve değil, çözülür. bunu tüm akut üyeleri biliyor, büyütülmemelidir.

    ülkeyi yöneten bu parti de gelir geçer, bunlarda geçer. her şey yarın sütliman olur diyenlere son bir lafım var: mevcut hükümet bu ülkenin başından kolay kolay gidecek gibi görünmüyor. bu yüzden akutun başında nasuh mahruki olmak zorunda. nasuh’un olmadığı bir akut 1-2 sene içinde işlevini kaybeder ise buraya yazdığım bu satırları umarım birileri hatırlar. bu ülkede dernek, siyasi parti ve stk'lar, liderleri bıraktıktan sonra çok uzun ömürlü olmuyor. buyrun araştırın yüzlercesi mevcut.

    sıradan bir sözlük yazarıyım, özelden yazanlara cevap vermeyeceğim ama akut’a sahip çıkalım. mesele göründüğü gibi değil, siyasiler halkın sahiplendiği bir stk için bazı şeyleri görmezden gelebilir ama mesele sahip çıkmakta. bundan sonra bu ülkede bir akut daha kolay kolay meydana gelmez.
  • binlerce insanın hayatını kurtaran bir kurum bizden yardım istiyor.
    büyük istanbul depreminde yaralı bedenlerimizden yüzük ve saatlerimizi çalarak bizi ölüme mahkum edecek bir kitleye karşı bizi o yıkıntılardan çıkarıp ölümden döndürmek isteyen bir yardımlaşma kurumu var karşımızda?
    ne yapıyoruz?
    aleyna tilki ve funda bilmem ne konuşmaktan bıkmadık mı?
    tayland kralına diz çöken kadından daha mı az acınası durumdayız buna sessiz kalınca?
    yoğun bakımdaki hastalarla dalga geçen hemşireden ne kadar farklıyız?
    x bin liraya satılan tok kapı sesli polo yarın da ilanlarda olmayacak mı?
    neden böyle bir dernek için adeta kör ve dilsiz taklidi yapıyoruz?
    ne kötülüklerini gördük? ne kötülüklerini göreceğiz?
    ne bekliyoruz?

    debe editi: facebook ve twitter'da biraz daha fazla gundem olmasi ses getirecektir. burayi okuyan sayisi cok degil. change org kampanya linki ise;
    https://www.change.org/…çıkalım-akut-türkiye-nindir
  • 99 depreminde ve bilimum afette kimse yokken onlar vardi.
    yarin savasta ve depremde yine kimse olmayacak birtek onlar olacak.

    zenginler kacip gidecek -bilmem anlatabildim mi?

    topragin altindan birkac vatandas ile akut kurtaracak.

    belki diger yardim kuruluslari da sag kalabilenlere yardim edecek.

    simdu akuta bunu yapmakla siyasi rakiplerinize degil halka ceza veriyorsunuz.

    zira isinize gelse de gelmese de ben halkim.
  • umke gibi işini ciddiye alan bir oluşum var artık.
    afad da iyi çalışıyor.
    yerel arama kurtarma ekipleri de arttı.

    akut gibi kaymak yeme odaklı bir kurumun balonu sönmüş.
    çok şeyetmeyelim yani.

    edit: kaymak yemek nedir, niye öyle düşünüyorsun, akut öyledir, böyledir şeklinde mesajlar aldım. hiç buraya uzun uzun yazacak enerjim yok aslında, mesajda arkadaşlara düşüncelerimi belirttim, ortak noktalarda buluştuk. buraya da kısaca yazayım. sonra enerjimi toplarsam ayrıntılı da yazabilirim.

    bunu yazdığım için aktroll olduğumu, bundan nemalandığımı söyleyen arkadaşlar olmuş aşağıdaki entrylerde.
    evet itiraf ediyorum, almanya'dan gelecek olan oğul benim. akut'u çıkartıp beni yerleştirecekler binaya.
    eleştirmek, farkı görüşe sahip insanlara hakaret etmek sizin kanınıza işlemiş. artık iflah olmazsınız. size diyecek sözüm yok.
    ayrıca ben hayatımda akpartiye oy vermiş insan değilim. ve yine ayrıca bunu neden yazmak zorunda kalıyorum.
    yani baktığında ironik değil mi,
    türkiye'de düşünce özgürlüğü olması gerektiğini savunuyorsunuz, nasuh mahruki düşüncelerini söylediği için ayağını kaydırmaya çalıştıklarını vurguluyorsunuz, ben düşüncelerimi yazdığımda linç ediliyorum.
    bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu demezler mi adama.
    sizin düşünce özgürlüğünüz sadece sizinle aynı görüşü paylaşanlar için geçerli değil mi?
    başımızdaki insanlardan ne farkınız var o halde?

    bir diğer kişi de umke'yi, piknik yaparken umke'nin alet edevatını kullandığı için eleştirmiş. kötülemek için sunabildiğiniz arguman bu mu sadece?
    akut'un teknik malzemelerini şahsi işi için kullanan insan yok mu sanıyorsunuz?

    kaymak yeme kısmına gelince;
    kaymak= para değildir. para olarak da yazmamışım farkındaysanız.
    akut'un disiplin kurallarında bir madde var. açın okuyun. madde özetle der ki, akut'u şahsi menfaatlerin için kullanmayacaksın.
    yaptığı işle hava atan, ego tatmin eden iki meslek grubu ön planda. biri polisler, biri akutçular.

    çok insani bir amaçla, iyi niyetle kurulan yararlı bir stk olduğu konusunda hemfikiriz.
    ama sonraki yaklaşık 20 yıllık süreci daha iyi yönetebilmek gerekirdi.

    nasuh mahruki'nin bana göre yanlış yaptığı konu şu idi:
    bir insan elbette fikirlerini söyleyebilir, siyasete girebilir. devletin bu konuda uyguladığı şeyi zorbalık olarak ben de görüyorum, kesinlikle tasvip etmiyorum. hele ki kişiye karşı beslenen nefretin faturasının kuruma kesilmesi gerçekten üzücü bir durum.

    nasuh mahruki kendini akut ile bu kadar özdeşleştirerek, ismini marka haline getirerek bunu göze aldı bence. bir kurumla kendini bu kadar özdeşleştirirsen o kurumun malı olursun artık. dolayısıyla bireysellikten söz edebilmek daha zor hale gelir. ağzından çıkan her söz kurumu da bağlar konuma gelir.
    neden hiçbir stk'nın kurucusunun adını bilmiyoruz da nasuh adını biliyoruz. neden nasuh deyince akut, akut deyince nasuh geliyor akıllara. 20 yıldır neden başkan koltuğundan feragat etmiyor.
    yeri gelince şahsına yapılan eleştirilere akut'u öne sürerek cevap verip, yeri gelince ben bireyim, şahsi fikirlerim olamaz mı diye cevap veriyor.
    gerçi devlet bu kadar akutla içli dışlı olmasa da faturayı akut'a keserdi, orası ayrı konu.
    ama o bu şekilde yaparak destekçilerinin azalmasına neden oldu.

    öyle mi, böyle mi. bir karar verip. o yolda devam etmek gerekir. gerçi şu saatten sonra tren kaçtı. yaptığın her şey akut'a mâl edilecek.

    ayrıca bu siyasete bulaşma işinden sadece ben, o... yani 3-5 kişi rahatsızlık duyuyor değil. yılmaz sevgül'ün röportajını okudum. 100'e yakın kişi istifa etmiş nasuh'un bu tavırlarından dolayı.

    durumu yönetmede de başarısız buldum. o tahliye dilekçesine baktım. 2012'de bir dilekçe gönderilmiş, 49 yıllık istihkak hakkı için tamamlaması gereken evraklar olduğuna dair... falan filan.

    açık açık, biz evrakların hepsini tamamladık da diyemiyor.
    geri davanı açarsın, ondan sonra kamu oyuna şu şekilde duyurunu yaparsın. böyle böyle bir durum vardı. biz bütün evraklarımızı tamamladık, buna rağmen tahliye emri geldi. davamızı açtık. kamu oyuna duyurulur dersin.
    ama daha dava açmadan, annesine şikayet eder gibi, halkın arkasında olduğunu bilmenin rahatlığıyla yapılan heyecanlı açıklamalarda, amatörce bir yaklaşım gördüm.
    yine tekrarlıyorum. burada karşı tarafın komplosu olduğu konusunda hemfikiriz.