şükela:  tümü | bugün
  • çok sevgili ehl-i beyt kültür ve dayanışma vakfı başkanım. kendi anadili olan arapça ve türkçenin dışında farsçayı da ileri derecede konuşabilmekte ve metinleri okuyabilmekte. tüm meziyetleri bi' kenara, akıllarda geçtiğimiz gün antakya'da gadir-i hum bayramı vesilesiyle yapmış olduğu tarihi konuşma kalmalı:

    (bkz: http://www.youtube.com/watch?v=bahfh9bkkqe)

    uzun konuşmadan kısa kısa:

    * bir çok dinden ve inanıştan üyeleri olan barış timsali antakya son zamanlarda huzursuz edilmek isteniyor. hatta öyle ki ismi dahi unutturulmaya ve silinmeye çalışılıyor. ilgili bakanlıklara yazılan yazılar ''bakanlık olarak araştırdık ama hatay'da antakya diye bir ilçe bulamadık'' şeklinde yanıtlandırılıyor(son zamanlardaki resmi yazışmalara antakya değil de hatay/merkez ibaresi konmaya başlamıştır).

    * masum mültecilerin dışında dolaylı yollarla siyonizm ile işbirliği halinde olan çok uluslu terör odakları asi nehrinin karşı kıyısında akrabalarımızı kesmekle kalmıyor, antakya'da bizleri taciz ediyor. bin 939 referandumunda mustafa kemalli cumhuriyeti seçen bizlere reva olarak bu görülüyor.

    * suriye ile çıkarılmak istenen savaş bizim savaşımız değil. asi'nin karşı kıyısından ve kimin attığı bizce malum olan bombalar bizi ikna edemeyecek.

    * suriye, özerk ırak şia'sı ve lübnanlı hizbullah ile restleşilip şia düşmanlığı yapılıyor. endişeleniyoruz.

    * demokrasi deniliyor ve suriye yönetimine yükleniliyor. kadınlara kimlik vermeyen suudi arabistan neden akıllara gelmiyor?

    * suriye'de mezhepçilik yapılıyormuş. iddia olunan bu. peki ya suriye kabinesinin 3 hristiyan, 3 alevi/nusayri, 1 dürzi, 1 ismaili ve 26 sünni'den oluşmasına ne demeli? peki ya 3/1'i alevi-bektaşi-nusayri-caferi olan türkiye cumhuriyeti'nde akp'li 326 m.vekilinin, 24 müsteşarın, 81 vali ve emniyet müdürünün ve sayısız müdürün arasında kaç tane alevi var? alevi bulunmayışı kronikleşmiş mezhepçi mutaassıp emevi hastalığından kaynaklanmıyor da neyden kaynaklanıyor.

    * sevsinler sizin dünyadaki numunelik adalet ve eşitlik anlayışınızı!

    * bizim hem dini hem de insani görevimiz planlanan sünni-alevi çatışmasını durdurmak.

    * kerbala'nın öğrencilerini yezid'in zehirli kılıcı, muaviye'nin iştahlı sofrası, ebu süfyan'ın altınları yahut da bunlara benzer şeyler mi durduracak!

    * bizi farklı isimlerle bölmeye çalışıyorlar, bektaşi, caferi, şii, tahtacı, kızılbaş. antakyalı alevi ile sivaslı kızılbaş'ın, azerbaycanlı caferi ile bosnalı bektaşi'nin, suriyeli alevi ile iranlı şii'nin özde hiç bir ayrımı yoktur.

    * insanlık düşmanları ile inancını ehl-i beyt sevenlerinin kini üzerine inşaa etmiş süfyani zihniyetinden başka bizim hiç kimse ile sorunumuz olmadı, olmayacak da. ama yazar, gazeteci, siyasetçi, profesör hatta rektör bile olmuş fakat adam olamamış bazı kalın kafalılara burdan bir kez daha aleviliği öğretmek durumundayız.

    ve bu kısmı mümkün olduğunca konuşmaya sadık kalarak aktarmaya çalıştım:

    ''biz aleviler;

    kureyşliler gibi muhammed mustafa efendimize deli, sihirbaz demedik, diyenlerin safında da olmadık.
    suikastler ile peygamberi memleketinden çıkarmak istemedik, isteyenlerin safında da olmadık.
    kur'an'ın necim suresi'ne rağmen(bkz: kuran-ı kerim bize yeter/@zakir) ölüm döşeğinde son kez vasiyet/vahiy yazmak isteyen muhammed mustafa'yı sayıklamakla itham etmedik, edenlerin safında da olmadık.
    muhammed mustafa tarafından miras bırakılan fedek hurmalığını fatima anamızdan zorla gasbetmedik, edenlerin safında da olmadık.
    içinde imam hasan ve hüseyin ve fatima anamızın olduğu evi yakmaya çalışmadık, çalışanların safında da olmadık.
    şehit olan fatima anamızın mezarını saklamadık, saklayanların safında da olmadık.
    namaz, abdest gibi ibadetlerimizi değiştirmedik, değiştirenlerin safında da olmadık.
    emeviler gibi cuma hutbelerinde imam ali efendimize küfretmedik, küfredenlerin safında da olmadık.
    nebi'nin imam ali'ye verdiği ve başka hiç kimsenin kullanması caiz olmayan emir'ül mümimin, faruk-u azam, bediüzzaman lakaplarını çalıp birilerine yakıştırmadık, yakıştıranların safında da olmadık.
    muhammed mustafa'nın reyhanları olan imam hasan ve imam hüseyin'i hunharca öldürmedik, öldürenlerin de safında olmadık.
    imam zeynel abidin'i zincire vurup köleler gibi şam'a kadar kırbaçlamadık, kırbaçlayanların safında da olmadık.
    harun reşid gibi imam kazım'ı zindanlara hapsedip zehirlemedik, zehirleyenlerin safında da olmadık.
    muhammed mustafa efendimizin sürgüne yolladığı mervan'ı geri çağırmadık, çağıranların safında da olmadık.
    kendi mezhebinden olmayan kişiler için kestikleri et haram evliliklerin caiz değil gibi vaazlar vermedik, verenlerin safında da olmadık.
    bazı osmanlı saray uleması gibi bizim mezhepten olmayanların katli ve cihadı hristiyan ve yahudilerden evladır(güncel bi' örnek için; şiiler yahudiler'den daha tehlikelidir laflarına bakılmalı) diye fetvalar vermedik, verenlerin safında da olmadık.
    sivas'ta allah-u ekber diye 33 canı yakmadık, yakanların safında da olmadık.
    cenneti baba çiftliği gibi görmedik, görenlerin safında da olmadık.
    mecusi ve hindular dahil kimsenin mabedine cümbüş evi demedik, diyenlerin safında da olmadık.
    şam'daki zeynebi kübra caddesi'ni mel'un yezid adıyla değiştireceğiz demedik, diyenlerin safında da olmadık.
    elimize, belimize, dilimize hakim olduğumuzdan hiç kimseye mum söndü yapıyor demedik, diyenlerin safında da olmadık.
    vatanımıza ihanet etmedik, edenlerin safında da olmadık.

    peki şimdi birilerinin aklına şu gelebilir bütün bu saydıklarımızı yapan sünni kardeşlerimiz midir? kesinlikle değil! onları yapan ehlibeyt ve insanlık düşmanı emevi, süfyani, mervanilerdir! işte onun içindir ki ben daima söylüyorum sünni kardeşlerimiz emeviler ile aralarını açmaları ve saflarını iyice belirlemeleri lazımdır.

    bundan böyle aleviler hakkında bir kelime bile konuşacak herkesin iki kez düşünmesini, edebini takınmasını ve aynaya en az iki kez bakmalarını öğütlüyorum!''

    tekrardan eline-diline sağlık hocam.

    editos: imla.
  • suriye konusunda aktif bir rol izleyen ve hakk'ın haklının yanında olan kıymetli hocamız ali yeral'ın evine ; saldırı düzenlenmiştir.

    evinin camları kırılmış,eşyaları yağmalanmış ve suriye konusunda takındığı cesur tavır sebebiyle türkiye'deki el kaide çeteleri tarafından ölüm tehditi notu bırakılmıştır.

    baştan beri bunun için uyarıyorduk. artık sabrımızın sonuna geldik. akp'nin besleği bu çakallar evlerimizin bahçesine kadar gelmiş ve kadim memleketimiz antakya'da bizim namusumuza,arsamıza,evlerimize,eşimize dostumuza tacizlerde bulunmaya başlamışlardır.

    bundan sonra oluşacak her kargaşadan akp ve erdoğan sorumludur. vali sorumludur.

    hükümet borazanı vali aklını başına devşir, tasmalı köpeklerini eşimizden,dostumuzdan uzak tut.
  • lise eğitimini hatay imam hatip'te alan, ırak - necef-i eşref'e ait şehit sadr ehl-i beyt ilimleri yüksek okulunu (4 yıllık) bitiren, türkiye'de de eskişehir anadolu üniversitesi açık öğretim ilahiyat fakültesi mezunu olan, an itibariyle ehdav başkanlığı görevini de yürüten değerli, duyarlı ve bilgili bir hoca
  • cumhurbaşkanı abdullah gül'ün davetini geri çevirmiş alevi lideridir:

    "alevi liderlerinden ali yeral, cumhurbaşkanı gül'ün iftar davetini geri çevirdi

    arap ve akdeniz alevilerinin değerli manevi önderi, âlim ve mütefekkir şeyh ali yeral, cumhurbaşkanı gül'ün iftar davetini geri çevirdi.

    şeyh yeral, devletin iftar davetine neden katılmayacağını gayet güzel beyan etmiş.

    umarız cumhurbaşkanı ve diğer devlet idarecileri içinde bulunduğumuz durumun vehametini bu tavırla kavramış olurlar:

    s.a sevgili dava kardeşlerim,

    sn. cumhurbaşkanının alevi kanaat önderleri ile kurum başkanlarına vereceği iftar yemeğine, günler öncesinden şahsımıza nazik bir davet geldi.

    bu hassas konu hakkında yaptığımız tefekkür, değerlendirme ve müzakere sonucunda;

    biz aleviler tarihte hiç bir zaman olmadığı kadar, bu hükümet zamanında ötekileştirme, ayırım ve baskıya maruz kaldığımızdan;

    mezhepçilik ile alevi düşmanlığı adeta hükümet politikası haline geldiğinden; alevilerin hiç bir meşru ve demokratik hakları verilmediğinden;

    hükümetçe hem yurtta, hem de başta komşular olmak üzere, tüm bölgede büyük bir gerginlik ve adeta savaş havası estirildiğinden;

    özel medya kuruluşları bir yana, devletimizin resmi kurumlarında bile açıkça alevi düşmanlığı ve mezhepçilik tahriki yapıldığından;

    eski çağlarda vuku bulan alevi katliamlarına atıfta bulunularak, bir çok yer ve münasebetlerde y. selim'in benzeri katliamlarıyla bu necip milleti korkutma gaflet ve dalaletine düşüldüğünden;

    demokratik haklarını kullanırken şiddetli darp sonucunda linç edilip öldürülen 5 masum genç şehit kardeşimize devletin zirvesinden kuru bir taziye mesajı bile fazla görüldüğünden; başbakanın demode olmuş;

    "hz. ali'yi sevmek alevilikse, ben dört dörtlük aleviyim" sözüyle, alevilik ve alevilerle adeta alay edilmek istendiğinden;

    devlet yöneticilerinin, alevilerin meşru ve haklı olan isteklerini karşılamak yerine sürekli onları kendilerine benzetmek ve işlerine geldiği şekliyle tarif etmeye yeltenmelerinden;

    hem ülkede hem de islam aleminde abd ile siyonist israil'in isteği doğrultusunda, çok kötü bir alevi - sünni kamplaşmasına uygun adımlarla gidildiğinden;

    sorun halletmekten çok, bu tür yemekli toplantıların gündem değiştirme ve tribünlere mesaj verme kokusu verdiğinden;

    biz, sünni kardeşlerimizle hem mübarek ramazan iftarlarında hem de diğer gün ve münasebetlerde, hemen hemen her gün bir arada olduğumuzdan; ve en önemlisi de toplumumuzun tamamına yakını bu doğrultuda bir görüş ve tavır sergilediğinden;

    sn. cumhurbaşkanının iftar davetine teşekkür ederek, nazik bir dille katılmayacağımızı bildirdik.

    kamuoyu ile değerli - duyarlı kardeşlerimize selam, sevgi ve niyaz ile arz ederiz...

    ali yeral ehdav gen. bşk."
  • reenkarnasyon inanışıyla ilgili şöyle bir çalışması olan alevi hocası.

    (bkz: #35997397)
  • geçen sene yurt dışı seminerinde olduğu bir dönemde evine girilip kendisine verilen gözdağından sonra bu kez de antakya'nın en merkezi bölgesinde bir gerizekalı tarafından hakaret ve tacize uğrayıp tehdit edilmiş; dini, tarihi ve güncel bilgi haznesi ileri derecede iyi olan, ehdav genel başkanlığı görevini de yürüten şeyh/hoca.

    haberin linki

    alevi-sünni çatışması çıkarmaya çalışan kişiler tarafından oynanan oyunlara kanan bazı gerizekalılar ise şehrin huzurunu kaçırmaya devam ediyor. konuşacak çok şey olsa da susmak bazen en iyisi, yalnız yetkililer artık; bu kişileri bulamadık, arıyoruz, sıkıntı yok gibi söylemleri bırakıp bu tarz gerizekalı yobazları bulup gerekli cezayı kesmeleri gerekiyor zira bu zihniyette ki mahlukatların ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşmaları şehrin * huzuru için iyi sinyaller vermiyor. saldırıyı gerçekleştiren kişi de reyhanlılıymış. ne desem bilmiyorum ki.

    edit: imla.
  • arap alevileri kötülemeye çalışan bir çok sunni alime katıldığı tv programlarında dini ve ahlaki yönden gayet uygun cevaplar verip hepsini dumura uğratan hataylı alevi hocası. kuran-ı kerim'e acayip derecede hakimdir.

    ek bilgi; ali ismail korkmaz arkadaşımızın mahallesindendir.
  • arap aleviliğiyle ilgili çok güzel eserleri ve tanıtımları olan hoca. genç sayılabilecek bir yaştadır. 10 şubat 1970 doğumludur. istanbul'a gelince dinlemek lazım. hiç denk getiremedim.
  • şu adamcağızdan it gibi korkup çeşit çeşit içerikle ''itibarsızlaştırmaya'' çalışıyorlar ya, çok eğleniyorum.