şükela:  tümü | bugün
  • ilkokuldan beri iple cektigim gunlerden biridir.. hep guzel seyler almak veya yapmak isterim.. oturur para biriktirirdim kucukken.. simdi ise hediye olayina biraz daha az ilgi gosterip anneme daha cok ilgi gosterdigim gun.. canimin dogumgunu.. :)
  • bugüne tekabül eden gün. elinde kendi pastası ile gelip bizim tüm sürprizimizi yarıda bırakmış ama çift pasta çift mum ile kutlarken çifter çifter dileklerini de eklemiş sevdiceğim,biriciğim,arkadaşım,sırdaşım. kırkbir kere tahtalara vuruyoruz bu sene. şımarmış doğumgünü çocuğu.
  • hediye olarak sadece öpücük kabul eden kişinin doğum günüdür.
  • doğum gününüze vesile bir gündür.
  • sevgiliyle yıldönümünüz de aynı günse klonlanma isteği uyandırabilir bu gün sizde. ama zaten sevgilide özel günleri hatırlama potansiyeli yoksa dert etmeye de gerek yok di mi sevgili sözlük, kutla anneciğinin doğumgününü rahat rahat.
  • özel bir gün. eğer kendisinin 77. doğum günü ise insan hüzün ve sevinci bir arada yaşıyor ilginç bir şekilde. bir yandan 77. doğum gününü görmüş olmasının sevinci, onun yanında olmanın, gözlerindeki ışığı görmenin mutluluğu, bir yandan inşallah bundan sonraki yıllarda da doğum gününü görebilsin, sağlıklı olsun diye içten içe dua etmek, kaybetmekten, kılına zarar gelmesinden korkmak.

    tüm anneler mutlu, mesut yaşasınlar ve sağlıkla kutlasınlar yeni yaşlarını.
    iyi ki varsın annem, doğum günün kutlu olsun.
  • her yıl yeni yıla ağlayarak girmeme sebep olan. ulen insan her yıl, aynı konseptte mesaj yazarken ağlar mı ? ben ağlıyorum.

    annem bugün mu doğdun yarın mi bilmiyorum ama benim için önemini anlatmak için sadece bu özel günleri beklemiyorum biliyosun. bazen yolda kadınlar görüyorum, arabalarının arka koltuğunda küçük çocukları olan ve gördüğüm her an o arabadaki kadın bi gün benim annem olucak diyorum. yanında olmak için şuan sahip olduğum herseyi feda etmeye hazırım ama seni daha iyi bi yarına götürebilmek için hepsine katlanacak kadar çok seviyorum. varlığın için, desteğin için, hata yapmama izin verip her daim yanımda olduğun için, bana o kadar güzel güldüğün için, 2 tane küçük meleği hayatıma soktuğun için, dizine her yattığımda saçlarımı okşadığın için, anneden öte olduğun için çok teşekkür ederim. iyi ki varsın annecim iyi ki doğdun
  • bizim hikayemizin de başladığı gündür.

    görücü usulüyle evlenen çiftlerdendiler. baba ne derse o oluyordu. erkek bir evlat istiyordu. babasının adını vermek istiyordu erkek evladına. daha 17 yaşındayken hamile kaldı ilk çocuğuna. erkekti. ama oracıkta can verdi.

    aylar, yıllar geçti aradan. kadın yine hamile. artık doğurdu doğuracak. adam eve geliyor. ‘hanım!’ diyor, ‘şu düğmem koptu dik hele.’ dikiyor kadın. alıyor iğnesini ipliğini. içerden adamın sesi geliyor. ‘gel hele şuna bak bir.’ kadın giriyor yatak odasına. kedileri nazlı yatağın içine girmiş. ikisinin yattığı yerde öyle tatlı tatlı kıvrılmış. kadının gülesi geliyor. gülemiyor. sonra bir tuhaflık hissediyor. tıpta ne diyorlar bilmiyorum. ama ben şimdi buna ‘ben geliyorum sıvısı’ demek istedim. acı hissetmiyor kadın. sancı yok. annesini çağırıyorlar hemen. ebe de geliyor. diyorlar ki hastaneye gitsin. kadın diyor ki, ‘beni öldürseniz gitmem hastaneye. evimde doğuracağım. bu yatakta.’ razı oluyorlar. yatağı hazırlıyorlar. odayı tertemiz ediyorlar. yorganları yıkıyorlar. kadını yatırıyorlar. ertesi gün öğlen bu işi bilen kadınlardan birini çağırıyorlar. gelen kadın evdeki kadınlara yorganın dört bir köşesinden tutmalarını istiyor. yatırıyorlar sallıyorlar şöyle bir. sonra kadın ayaklarından tutup şöyle bir sağa bir sola sallıyor. sonra da gidiyor. birkaç saat geçmeden adam yemek yemeye geliyor. kadın hafiften sancılanmaya başlıyor. adam oralı değil, ‘doğurmaz yaa daha’ diyor. annesi ‘evladım ne yaparız bu kadın doğurursa. sen dur burda. ebe de çağıralım.' sancılar artıyor. odaya geçiliyor. biraz sonra adam artık sıradan bir adam değil. kadın da. anne ve baba oluyorlar. güzeller güzeli bir kız çocuğu. duyan geliyor. adamın kardeşi, o da şimdi melek, diyor ki ‘adını ben koyuyorum. filiz olsun!’

    işte benim hikayem de böyle başladı dostlar. 06.01.1964’te, güzeller güzeli annem böyle doğdu.

    daha 3 yaşındayken ortalığı birbirine katıyor. mahallede girmediği ev yok. komşu bir kadın var, yaşlı. ‘dali teyze’ dediği. en çok onu seviyor. bir gün dali teyzesi buna bir elma uzatıyor. bizimki annesinin bakışları yüzünden alamıyor elmayı. dali teyze annesini azarlıyor. elmayı zorla veriyor filiz’e.

    bir başka komşu var yine yaşlı. alzheimer hastası. eve geleni gideni kovuyor. galiz küfürlerle. kimseyi gözü görmüyor. tanımıyor. bir kişi hariç. fahriye’nin ufak kızı filiz. evden her kaçıp ailesini ve mahalleyi telaşa verdiği zaman kendisini bulup getiren, önüne de babasının eve getirdiği çerezi koyduğu tabağı veren ufak kız.

    büyüyüp okula başladığı zaman annesini üzmeye devam. öğretmeni diyor ki: ‘arkamı döndüğümde başka yerde oturuyor. dersi anlatamıyorum onun yüzünden!’

    lise dönemi. fıstık gibi hatun. ama erkek gibi. mahallede iki blok arasına gerilen lastikle voleybol oynayan çocukların başını çekiyor her zaman. hep beraber gidilen pikniklerde de durum aynı. babasının arabasını süre süre usta şöför oluyor. tavlada da gayet iyidir hala.
    sonra da sıra arkadaşına gelen notları yazan çocuğu öğlen okuldan çıkarken bulup azarlıyor. öyle tanışıyorlar babamla da.

    insanlar belki buraya kadar okumaya üşenebilir, ama üşengeçliğin en iyi tanımladığı insanlardan olan ben, senin için kitaplar yazabilirim. sayende ellerden kadir kıymet bilenini seçebiliyorum, eyvallah, ama senin kadar sevenine de rastlayamadım. iyi ki doğdun. iyi ki varsın.

    özet:
    bugün annemin doğum günü. iyi ki doğdu. iyi ki var. meleğin adı da müjgan hala.
  • nüfusa göre 00.00 (gün/ay) olarak tabir olunmuş.
    kendisine sorsan, annesinden bildiği kadarıyla zirai takvimden (ekinlerin baş vermesi, ilk yağmurlar, hasat vs.) miladi takvime çevirdiğimizde nisan ayına falan denk geliyormuş.

    hayır, pasta yemez, kola/fanta içmez.. kutlasak nası kutlucaz.. o da var.
    gününü de bilmiyoruz ki, hadi şu gün desek kutlasak..
    hatta bi kez, kafadan bi gün belirleyip kutlamıştık da; "benim doğum günüm bugün değil ki" demişti kadın.
    bizim eve has "nisan ayı gerginliği" diye bi şey var bak, ciddiyim.
    unutunca da, unuttu oluyoruz, trip yiyoruz.
    öylesine ızdırap işte.
  • bugundur, bugun.
    son 4 yilda oldugu gibi bu yil da yaninda olamayacagim. gectigimiz yillarda surpriz amaciyla cicek bocek gonderir mutlu etmeye cabalardim. bu yil hic bir sey ayarlayamadim bi de beklentiye girmesin diye bugun telefonda itiraf ettim, anne bu sene bir sey yapamadim kusura bakma yanina geleyim faiziyle mutlu edicem seni dedim. hic gerek yok bi arasan yeter falan dedi ama bekliyormus bir seyler, sesinin dalgasindan anladim. icime dert oldu gece gece. o beni mutlu etmek icin taklalar atarken bugun benim eseklik ettigim gundur.