şükela:  tümü | bugün
  • tartışma adabından uzak bir şekilde haklarında atılıp tutulan ilaç grubu.

    uyuşturucu başlı başına üzerinde anlaşmaya varılmamış bir kavram iken gayet müstehzi tavırlarla insanların aklını karıştırmak tam bir yarı cahillik örneği. senin uyuşturucu dediğin şeyi hindistan'da peynir ekmek tüketiyorlar, herkes de bağımlılık geliştirmiyor. hakeza bağımlılık geliştirip maddi manevi ciddi zararlar görenler de var. bizim ülkemizde başka ülkelerde gayet rahat tüketilen uyuşturucular yasak. günümüzde sık kullanılan antidepresanları dünyanın her yerinde görebilirsin. yani ikisi aynı şey değil, tek us sahibi de sen değilsin.

    gelelim ikisi de serotonin geri alım inhibitörü meselesine. çamaşır suyu da antibiyotiklerle aynı sonuç için kullanılabilir: bakteriyi öldürmek. o zaman çamaşır suyu ve antibiyotik aynı şeydir diyemeyiz. ikisinin sonucu benzer olsa da organizmanın tümüne etkileri aynı değil. bu da ayrı bir mantık hatası örneği olarak dursun.

    konu antidepresanların yersiz kullanımı olsaydı hak verirdim zira ben de öyle düşünüyorum. fakat oturup insanlara ''yaaa öyle para verip geçmez, hayatını değiştireceksin!!'' gibi laflar söyleyebilmeyi kendinde hak olarak görenler komplo teorisyenleri ve yarı cahillerdir. kimse kusura bakmasın.
  • selektif serotonin geri alım inhibitörü = uyuşturucu değildir. uyuşturucu = selektif serotonin geri alım inhibitörü hiç değildir. burayı okuyup ilaca başlamayınız ve başladığınız ilaçları bırakmayınız. antideprasanlar sayesinde ölümün eşiğinden kurtulan, hayatlarını tekrar yoluna koyan binlerce, on binlerce insana hakaret etmeyiniz.
  • beyin düzgün çalışmayıp bazı hormonları yetersiz salgılamaya başladığında bu ilaçlar beynin işlevini yerine getirmesine yardımcı olur. kontrollü ve düzgün kullanımda işlevin düzelmesini sağlar. ınsanlar öyle olduğunu sansa da malesef her psikolojik rahatsızlık telkin ve iradeyle çözülemiyor. gerçekten ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız güvendiğiniz bir doktorla görüşün. ınanın bazı dengesiz insanların söylediği gibi insanın hayatını kaydıran bir şey değil bu.

    1 yıldır anksiyete bozukluğu sebebiyle kullanıyorum ve yakın bir zamanda doz düşürmeye başladım (doktor kontrolünde). tedavi öncesi süreçle bariz bir şekilde farklıyım. kontrollü ve bilinçli kullanıldığında fizyolojik sebeplerden kaynaklanan psikolojik rahatsızlıkların tedavisi için gereklidir. kendimi tekrar ettiğimin farkindayim ancak soğuk algınlığı için ilaç kullanmaktan çok farklı bir şey değil bu ilacı kullanmak. sadece ihtiyacınız olduğunu düşünmeniz ve doktor onayı almanız yeterli.

    her şeyden önce de, buradan okuyarak antidepresan hakkında olumlu/olumsuz görüş edinmeyin. her zaman en doğrusu bir doktor tarafından bilgilendirilmektir.
  • uyusturucudur veya degildir problem bu değil. bazen uyuşturucu da bir insanın derdine derman olabilir, evet olabilir. geçenlerde iki oğlu intihar etmiş ve kendi hayatına son vermemek için kendini zor tutmuş en sonunda bir tür uyuştucu ile hayata tutunmuş bir babayı izledim. bu uyuşturucu dediğimiz madde olmasa bu baba da intihar edecekti.

    ben de doktor kontrolünde antidepresan kullanıyordum ve bir ay önce kendi isteğimle bıraktım(biliyorum yanlış). antidepresan kullanırken yüzeysel bir mutluluk ve kayıtsızlık yaşıyordum. sanki beynimin bir kısmı donmuş gibiydi, birtakım nedenlerden dolayı ilacı alamadım ve o zaman bıraksam ne olur ki diyip bıraktım. ilk zamanlar çok kötü oldum, durduk yere elektrik çarpmaları, duygu dalgalanmaları, dünyadan kopma, dikkat dağilması ve adeta denizde yüzüyormuş gibi hissediyordum. şuanda normale dönmüş durumdayım, duygularımı hissedebiliyorum, üzüntüyü de mutluluğu da çok daha iyi hissediyorum. bunun hem iyi hem de kötü var ama yaşadığım onca kötü şeye rağmen şuanda kendimi iyi hissediyorum. ilginç bir şekilde dış dünyaya daha dayanıklı hale gelmişim ya da sürekli bir baskı altında olduğum için alıştım :d antidepresan kullanırken ki moronluğum yok, çok daha keskin hissediyorum, insanları daha iyi okuyabiliyorum. diyeceğim o ki doktor kontrolünde uyuştucu bile ilaç olarak kullanılabilir ve herkeste aynı etki yapmaz. o yüzden bu konuda kimseye ahkam kesmek düşmez, lütfen dikkatli olalım.
  • doğru ilaç, doğru zamanda ve doğru dozda kullanıldığında hayat kurtarır. evet yan etkileri vardır, bazen ciddi sorunlar da yaratabilir fakat bu antidepresan gereksizdir, insanları uyuşturur gibi bi ithamda bulunarak kullanan insanları ve sorunlarını küçük görme hakkı vermez kimseye. antidepresanlar insanı uyuşturmaz. antidepresanlar sorunların üstünü de örtmez. sadece uyarana verdiğiniz tepkiyi optimuma getirir. bu sayede uyaran daha az rahatsız edici olmaya başlar. eğer terapiyle bu daha az gelen uyaranlarla da nasıl başedebileceğinizi öğrenirseniz işte orada hedefine ulaşmıştır ilaç. hayatımın en radikal kararlarını o uyuşturucu dediğiniz ilaçları kullandığım dönemde aldım. en başarılı, en özgüvenli, en girişken dönemleri o zaman yaşadım. akademik hayatıma yeni bi yol çizdim. sonra da bıraktım. şimdi de sorunlarım var. şimdi de ilaç kullanmam gerek belki bilmiyorum. ama en azından o zamanki sorunlarım yok. o zamanki bakış açım yok. şimdiki sorunlarım daha farklı ve en azından sorumlarım olduğunu ve onlara teslim olmamak için bir şeyler yaptığımı görmek kendimi iyi hissettiriyor.
    öte yandan yıllar evvel biz küçükken, annemin iş hayatında sorunlar olmuş, babamla evliliği çalkantılıymış ve babasını kaybetmiş. o zaman öyle sinirli öyle agresif bir kadındı ki tahayyül dahi edilemezdi. biz bu kadının çocuklarıydık yeri geldi sarılmak isterdik korkardık. hata yapmaktan korkardık. sonra annem ilaçlarını içti hani sizin şu uyuşturucu dediğiniz. bize destek olmaya, şefkat göstermeye, sorunlarımıla ilgilenmeye başladı. ne yanş bu kadın önceden sevgisiz miydi? hayır! beyin kimyası bozulmuştu, çevresel etkenler de buna tuz biber olmuştu. o uyuşturucular annemi de bizi de evliliğini de kurtardı.
    demem o ki atıp tutmadan önce bir durup düşünün. hiç sorununuz olmasa dahi bir sabah uyandığınızda o kimyanız bozulmuş olabilir. büyük konuşmamak gerek.
    söyleyeceklerim bu kadar.
    esen kalın
  • antidepresanlar aspartamla etkileşime girerler, ve bu etkileşim abuk subuk duygu durum sarsıntılarıyla sonuçlanır. aman etkileşime girmesinler diye alkolken uzak duruyoruz sonra gidip masumca çikolata yiyoruz bir yerde, yine olan bize oluyor.

    aspartam çoğu hazır gıdada mevcuttur ve tek başına da inanılmaz derecede toksiktir.
  • popüler kültürün etkisinden nasibini almış tehlikeli ilaçlardır. iş o kadar boyut değiştirdi ki, bu çoğu zaman hiç bir işe yaramayan uyuşturucu haplar, arkadaşlar arasında elden ele dolaşmaya başladı. maksat daha cool gözükmek.hatta bir psikiyatriye gitmeden kendisine majör depresyon tanısı koyup, prozac alan bir dünya insan biliyorum. doktorlarda çok bilinçsizler istisnasız her gelen kişiye ilaç yazıp postalıyorlar.

    yan etkiler olarak dünyanın en çok yan etkisine sahip ilaçlarıdır. her şeyden önce hormonal dengenizle, sinir sisteminizle, beyninizle oynuyorsunuz. hiç içilmesin demiyorum hekimde değilim ama bu ilaçlar en son çare olarak son derece kısa süre kullanılması gerekilen ilaçlar olmalı.

    depresyonun en temel sebebi bağırsak tahribatıdır. 100 yıl önce depresyona giren insan yoktu da niye şimdi herkes depresyonda? yediğimiz içtiğimiz şeyler bozuldu da ondan dolayı. bağırsaklar 2. beyin olarak nitelendiriliyor artık. basit şekeri, gluten'i, abur cuburları hayatınızdan çıkarın. mümkün olduğu kadar probiyotiklerle, sebzelerle, hayvansal gıdalarla beslenin, su için, spor yapın. bunları yaparsanız depresyonunuz azalacaktır. hiç bir hastalığın sebebi soyut durumlar değildir somut sorunlardır.
  • bipolar bozukluk hastasi iseniz, ömrünüz boyunca kullanamayacaginiz ilac türü. depresyondan dibi de görseniz maniyi tetikleyecegi icin yasak. hatta doktorunuza sordugunuzda direkt "delirdin mi sen? bunu sana soyleyen hekim mi? ne hekimi?" diye cildirabilir, durup dururken adama ofke patlamasi yasattim, bu da bana ders olsun. vay efendim harvardli, vay efendim efso da deseniz bir ic hastaliklari uzmani ile psikiyatristi karsi karsiya getirmeyin aman diyeyim, sonra tünelin ucu bombok bir yere cikiyor.
  • bir dönem benim de kullandığım ilaçlar. bir takım travmalar sonucu doktorlar yazdı.
    ilk yazıldığında iki tane yazmıştı doktor. birini sırf kilo alayım diye yazmış manyak. birden göbeğim çıktı. ayakkabılarımı giyerken zorluk çektim artı uyanmakta zorluk çektim.
    sonra doktorun çok mal olduğuna karar kıldım. başkasına gittim. o başkası başka ilaç verdi.
    sonra bi başka travma geldi. ilaçların dozu giderek arttı. doz hiç düşmedi hep arttı.
    ama bu ilaçlar hep beyanla verildi bana. belki kendi başıma çözebileceğim problemlerdi. ama direk ilaçlara yönlendirildim. ne bir tahlil ne bir test ne de başka birşey.
    şu an yine zor günler yaşıyorum ya da belki kendim büyütüyorum çözümsüz bişeyler yok.
    şimdi gitsem psikiyatra yine aynı şeyler. 3-5 sıkıntı anlatıcam üç beş demoralize halimi. sanırım yine verir bir iki ilaç. teşhis de yok.
    bilemiyorum altan. çok dertliyim mi? yoksa beynim bana oyunlar mı oynuyor? soru işaretleriii soru işaretleri :/