şükela:  tümü | bugün
  • uyuz insanlar vardır bankalarda, uyuz diyalogların doğmasına sebep olurlar.. siz ne kadar sakin, efendi, güleryüzlü ve işini iyi yapan biri olursanız olun, sizi çileden çıkarmayı başarırlar.. böyledir bu..

    yıl 1999;
    - ben bu hesabı kapattırmak istiyorum..
    - (bakiyeye bakılır, 12 milyar görülür) bir kimlik rica edebilir miyim?
    - ... (bankoya yan dönmüş şekilde duran müşteri kıl bir bakış atar)
    - kimlik rica etsem? (müşteri duymadı diye tekrarlanmıştır cümle)
    - bazen silahımı yanıma almadığım için üzülüyorum...
    - ... (dumur olan bünye yetkilisine danışmaya gider)

    gene aynı yıl, bir tomar para vermiştir müşteri hanım...
    - başkasının parasını saymak zor olmalı...
    - başkasının parasını sayarak para kazanıyoruz biz...
    - ... (göt olur susar kadın)

    zor iştir bankacılık.
  • diyaloglar zaman zaman reklam araci olarak kullanilmis pek güzel olmustur. (bkz: bulent de boer ve bankaci hatun diyaloglari)
  • dağ başındaki kışla içinde bir uydu şubede:

    müşteri: nasıl olduysa elektrik faturası gelmiş abi..
    bankacı: niye? siz evde gaz lambasıyla mı oturyosunuz?
    müşteri: ? (anlık şok yaşar)
    bankacı: alayım ben faturayı..

    m: abi komşum benden yararlanmak istiyor.. (komşusu ona sağlanan özel şartlarla kredi çekmek istemektedir aslında)
    b: abi bana ne diyosun git ahlak masasına söyle...
    m: ? (kalır öyle)
    b: ?? (ne yani ha ne?)

    m: cep telefonu alıyor musunuz?
    b: markası neydi?
    m: telsim...
    b: ... (hey allam)

    m: cep telefonu alıyor musunuz?
    b: almıyoruz abi, karşı pasaj içinde turkcell bayi var, ona sor o alıyormuş ikinci el cep telefonu...
    m: haa tamam...
    b: gel gel abi, hattı söyle sen... turkcell, telsim, avea..?

    m: cep telefonu alınıyor mu?*
    b: o cep telefonu ile senin aranda bi mesele abi..
    m: ?

    (bkz: daha gider bu)
  • - eve kaçta geliceksin?
    - bu gecede mesai var

    - eve kaçta geliceksin?
    - 31/12 kapatıyoruz.

    - eve kaçta geliceksin?
    - envanteri tutturamadık.
  • m: müşteri
    b: bankacı (benim ben yabancı diil larden loughness)

    m: (uzaktan bi yerden elindeki kağıdı gösterir)
    b: (kafasıyla gel bakayım yakına biraz işareti yapar)
    m: (kağıdı açarak yaklaşır)
    b: (adamın elindeki sigorta poliçesini görür) sigorta primimi yatıracaksınız?
    m: hayır.. iptal ettireceğim.. (tuhaf tuhaf bakmaktadır)
    b: anladım.. üst katta mübeccel hanım var, ona danışırsanız size yardımcı olur.. (garip müşteriyi şutlamanın keyfiyle geri yaslanır)
    m: (kağıdı kapatır, bir sağa, bir sola gitmeye yeltenir sonra durur ve şok eden sorusunu sorar) üst kat nerde?
    b: (ahada sözlüğe yazacak materyal çıktı diye düşünürken parmağıyla yukarıyı işaret eder)
    m: (bir süre daha şaşkın tavuk gibi dolandıktan sora hemen yandaki merdiveni görür)
  • olay 35-40 yaşlarında bankacı bir bey, üniversiteyi yeni kazanmış 20 yaşında bir kız ve kızın annesi arasında yaşanmıştır. anne ve kızı gerekli formu doldurmuş kızına hesap açacaklardır. aile mutludur, üniversiteli olmanın heyecanıyla olsa gerek kızımız da sürekli sırıtmaktadır.
    bankacı, formu kızın elinden alır ve şöyle bir göz atar....

    - bankacı: aaa aynı gün doğmuşuz!
    - kız: siz de mi 20 yaşındasınız?
    - anne: duymadın mı kızım, aynı gün doğmuşsunuz dedi ya, tabi senin yaşında olacak!

    (tesadüf müdür bilinmez, annesi de kızı da sarışındı!)
  • birkaç hafta önce bankada 1 saatten fazla kuyruk beklediğimden numaramdan önceki bir numaraya kaynadığımda genç ve yakışıklı bankacı ile aramda geçen diyalogtur:

    bankacı: hanfendi numaranıza bakabilir miyim?
    kopruustu: (bu sorunun daha önce hiç sorulduğunu duymamıştır) ... aa... şey... hay allah benim numaram değilmiş (bilmediği külliyen yalan!)
    b: (aleni dalga geçerek) ya... oluyor böyle şeyler
    k: nerden anladınız?
    b: böyle yapanlar genelde gişeye yaklaşmadan önce en az bir adımlarını tereddütlü atıyorlar
    k: vay, bankacı değil psikolog olmalıymışsınız
    b: ya işte, kader...
    k: (tüm şirinliğiyle ve cazibesiyle) yine de işlemimi yapacaksınız değil mi???
    b: (sanırım sürekli karşılaşmaktadır böyle şeylerle ama bir yandan da muhabbet hoşuna gitmiştir yine de burnundan kıl aldırmaz) bakarız...

    işleme başlar
    .........bir süre sessizlik

    k: buna beni siz mecbur ettiniz, 1 saattir sıra ilerlemiyor (savunma 1)
    b: çok meşgulsünüz galiba??!
    k: evet, işe yetişmem lazım. buradayken iki kez aradılar (savunma 2, üstelik yine yalan)
    b: ne iş yapıyorsunuz ki?
    k: (çalıştığı iş iş karışıktır... detay vermemek için) bir danışmanlık şirketindeyim
    b: (sırıtarak) emlak danışmanlığı herhalde
    k: (alayı hissedip çirkefleşerek) hayır canım, proje danışmanlığı
    b: neymiş sizi bu denli meşgul eden projeler?
    k: (bir süre anlatır, sonra kendine gelir) ne anlatıyorum ya ben... hem hani müşteri her zaman haklıydı??!
    b: (sırıtır, birşey demez)
    k: canınız sıkılıyor galiba sizin
    b: sen olsan sıkılmaz mısın, şu sıraya bak...

    işlem biter

    b: bana borçlusunuz (gülümser)
    k: elim bollaşınca öderim, ne kadar aldığımı ve ne kadar ödediğimi gördünüz
    hem gününüze neşe katarak ödemişimdir herhalde, ne de olsa bayağı eğlendiniz benimle
    b: eh işte, iyi günler
    k: size de...
  • -hangi bölümde okuyordunuz?
    +makina muhendisligi
    -4. sinif mi?
    +evet 4e gectim.
    -benim kuzenim de geçen yıl bitirdi makineyi. sakarya'dan mezun o. itude yuksek yapıyor simdi.
    +ne kadar guzel!? (herhalde kuzenine uygun gordu beni, copcatanlik yapacak diye dusunuyorum)
    -hep anlatırdı o okurken: makinede okuyan kızların hepsi -sizi kastetmiyorum tabi...-bakımsız, bıyıklı diye.
    +e tabi genel olarak oyle (nasil geldi muhabbet simdi bıyıklara falan)
    -ben de derdim "tabi erkekler sayısal bir zekayla doguyor. kızların buna yetisebilmesi icin ekstra caba sarfetmesi gerekiyor. normal kendilerine vakit ayıramamaları."
    +dogru tabi...(allahim bitsin su islem bi an once)
    -buyrun -bankaci hanım makbuzu uzatır-
    +tesekkur ederim (nihayet gidebilirim)

    (bkz: kadınlardaki aşağılık kompleksi)
  • askere giden bankacı yazıcı olursa: ` : just imagine`

    + devrem nöbete gidecem parola neydi unuttum bi söylesene yaff..
    - karargâh bölük yazıcısı olarak buna yetkim yok topraam. parolayı bağlı olduğun askerlik şubesinden telefonla 7/24 öğrenebilirsin. size başka nasıl yardımcı olabilirim?
    + bsg amk...
  • avukat bir hanımefendi kredi çekmeye gelir ve olaylar gelişir;

    -merhaba ben kredi başvurusunda bulunacaktım.
    +tabi buyrun, bir kimlik alabilir miyim acaba?
    -(verdiği kimlik baro kimliği)
    +hanfendi üzgünüm ama bu kimlik işlem yaptırmak için geçerli değil.
    -ama nasıl olur bu baro kimliği?!?!?!?!
    +hanfendi resmi dairelerde işlem yaptırabilmek için pasaport, nüfus cüzdanı ya da ehliyet bulunması gerekir.
    -anlıyorumm aaamaa baro kimliği de geçerli sizin yanlışınız olmaaasınnn.

    +(tabi benim yerime sen veriyorsun o kadar krediyi, gün sonunda sen okuyorsun o kadar tebliğ yazısını.)
    +yanınızda başka kimlik yok muydu? (gayet sakin bir ses tonu ile)
    -beyfendi bakın zaten bu benim kimliğim, resmi olarak geçerliliği var bunun!!!!!
    +(...!!!!!!!!!!...)
    +hanımefendi ben sizi müdür yardımcımıza yönlendiriyim kendisi size daha iyi şekilde yardımcı olacaktır (ya n'lur beni bi sal artık sal, sabahtan beri yetmedi mi tamam anladık hukuk fakültesi mezunusun ama olmayınca olmuyor işte)

    p.s. mesleki kimlikler, kimlik tespitinden sonra geçerliymiş. saolsun bu da bizim sağlamcı bankanın bize kazığı =/