şükela:  tümü | bugün
  • ibrahim kahveci de fox tv'de söyledi. bu bankalar türkiye'nin son 50 yılda yaşadığı tüm krizlerde baş aktör durumundalar.

    ekonomi kötüye gittikçe bu şerefsiz vatan hainlerinin karları artıyor. yurtdışından sudan ucuza aldıkları kredileri üretime değil paso tüketim için kullandırdıkları ve 78 ayrı kalem uydurarak vatandaşı soyup soğana çevirdikleri için de ekonomi hiçbir dönemde iflah olmuyor.

    dövizi yükselten de bunlar. yurtdışından dolar ve euro borçlanıp bu sefer kredi vadeleri dolmadan karlarını artırmak için kredi verdikleri gerçek ve tüzel kişileri köşeye sıkıştırıp dövize olan talebi patlatan ve doları euroyu şaha kaldıran da bunlar.

    bu sektördeki banka sayısını azaltmak, hukuki durumu düzenlemek, ciddi kıstaslar koymak şart.

    kredi kullandıracaksan önceliği üretime vereceksin, yeni cep telefonu veya araba satın almak isteyen kişiye değil. para sınırlı çünkü. onu da akıllıca kullanacaksın.

    2001 krizi de bankaların sorumsuzluğu sayesinde çıkmıştı. venezuela'yı da bankacılık sistemindeki çarpıklık batırdı. yunanistan'ın girdiği krizde de geri çağrılamayan kredilerin yükü var.

    türkiye'de şu anda da benzer sorunlar yaşanıyor.
  • iddialı bir önerme.

    ben katılmıyorum.
  • -faiz arttıkça bankaların karı düşer.
    -ülkedeki en fazla döviz borcu olan kesim bankalardır, dövizin en son artmasını onlar isterler.

    eleştirilecek bir dünya yanları var ama i.kahveci her kimse hatalı bilgi vermiş.
  • kriz çıktıktan sonra konuşmanın manası yok, 3-5 sene önce diyeydi diyeceğini de ciddiye alsaydık.
  • bankaların karlılığı düşerse dış kredi bulmakta zorlanırlar. çünkü borç verenler borcun ödeneceğinden emin olmak isterler. karı düşük bir bankaya borç vermek tehlikelidir.
  • aptalca söylem. bankanın tek ve asli görevi kar etmektir. ne senin ekonomini düzeltmek, ne faizi düşük tutmak ne de dövizi sabitlemek gibi bir vazifesi yoktur. piyasaya ücreti (faiz) karşılığında para satar ve mevduat toplayıp kredi kullandırır. senin yüzlerce senelik bu "bankacılık" kurumunu anlayamayıp, yanlış okuyup sonra da bankaya kendi kafandan yeni vazifeler biçmen bu gerçeği değiştirmez; senin yetersiz bir anlayışa sahip olduğunu gösterir. bankalar piyasanın kar amacı güden oyuncularından biridir. banka senin aldığın krediyi üretime mi, tüketime mi yönlendireceğin ile ilgilenmez. o senin bileceğin iş. ister git işyeri fabrika aç, istersen mercedes, jeep, iphone al. banka parasını faizi ile birlikte geri almakla ilgilenir. 78 kalem masraf üretip vatandaşı elbette düdüklemeye çabalar ama seni bu durumdan kurtaracak olan da devlettir, kanundur. devlet gerekli cezaları verdiği zaman banka da kuzuya dönüverir. yoksa tabi ki tuttuğunu öper. adam parayı sana babasının hayrına vermeyecek herhalde... vatan hainiymiş, bilmem neymiş, geçeceksin onları bir kalem. banka bu, akp çomarı değil. yemez o muhabbetleri. bu adamlar dibine kadar rasyonel bir dünyada yaşar. öyle vatanlı, milletli, melekli, peygamberli mitolojilere gülüp geçerler sadece.
  • önceki dönemleri bilmem ama son dönemde hükümet zoruyla tüketimi destekledikleri için ekonominin altını oyanlar kendiler değil değil bence hükümetin kendisi. hükümet bir ülkenin sırf harcama yaparak ekonomisini ayakta tutabileceğini zannediyor ne yazık ki.

    aynı hatayı 2000-2009 döneminde abd de yaptı. hatta o zamanlar yüzde sıfır kredileri sonsuz büyüme ve zenginlik vadeden muhteşem bir şey olduğunu iddia eden saçma sapalak tipler türemişti.
  • banka sayısı azaltılmalı. özel bankalar kapatılıp sadece kamu bankaları kalmalı. yatırım bankaları olarak. iran ve azerbaycan'daki gibi. çin geçmişte böyle kalkındı. rusya da benzer modele geçiyor yavaş yavaş.

    özel bankaları kamulaştır. kalkunna bankası olarak krediyi sadece üretene, çalışana ve hak eden kobilere ver. bak bakalım döviz, faiz, enflasyon tekmili birden nasıl düşüyor?
  • banka da olmasın, para da olmasın, islami sosyalizme geçsek, egonomi süper olur, döviz tepe taklak olur, kriz falan da yaşamayız.
    her şeyi de devlet üretir, oh mis.
    emperyalistler de bizi qısqanır.
  • "yurtdışından sudan ucuza aldıkları kredileri ekonomi kötüye gittikçe"den sonrasını okumadım. ekonomi kötüye gidince, kur artınca o sudan ucuz krediler bankaların bir tarafına kaçmıyor mu?

    bankalarda suç yok, bankaları yönetenlerde suç var. gidip atv, sabah, hürriyet için zorla kredi verdirirsen sistem ne yapsın.

    bu ülkede 2001 krizinden sonra bankalar ve bankacılık kendini ciddi şekilde rehabilite etti. ancak sonradan yine birileri gizli eli devreye soktu, bankaları rahat bırakmadı.