1. başındaki yazmayı da
    sarıya mı boyadın
    neden sararıp soldun da
    sevdaya mı uğradın

    tokat’tan mı geliyon da
    yar sen almus’lu musun
    ben sana varacağım da
    söyle namuslu musun

    içliğimin yakası da
    sıra sıra nakış yar
    gurban olam boyuna da
    o ne biçim bakış yar

    yola yolladım seni de
    yollar yollasın seni
    hızır elinden tutsun da
    bana yollasın seni

    ---
    tokat/reşadiye-mihrican bahar-yücel paşmakçı
  2. dünden beri dilime dolanan fakat mp3ü bulunamayan turku...
  3. kivircik ali versiyonunda "soyle namuslu musun?" yerine "sen beni alir misin?" diyor.
    bir nevi "bir sitem yolla allah'a".*
  4. vaktiyle süreyya davulcuoğludan kulağıma takılmış olsagerek bazı sabahlar bu türkünün melodisiyle uyanıyorum ben. lakin bugün kimin yavukluyu elinden tutup bana yollayacağını hatırlayamamıştım. (bu arada "yola yolladım seni da yollar yormasun seni"dir malum kısım, yollar yollasın seni olur mu, hızır yolluyo...) allah razı olsun sözlük, hızır gibi yetiştin, hızırı hatırlattın. sözlüğün yanısıra dcplusplusa da şükran iletmem gerek galiba. olayın gıvırcık ali tarafıyla tanıştırdı bizi.

    işin tuhaf tarafı senelerce tokatta ikamet etmiş biri olarak, bu türkünün almus türküsü olan türkü olduğunu öğrenmemiş olmam. yani başındaki yazma kısmı (baş kısmı türkünün) sanki başka bir türküymüş gibi geliyordu bana. bugünü türkünün miladı diye düşünmem lazım.
  5. tokat turkuleri icinde en cok bilinenidir, melodisi oyun havasina benzer sekildedir fakat grup cig'in duzenlemesi ile daha bir yavas soylenip cok farkli bir tad verilmistir..
  6. grup cig yorumunda "içliğimin yakası da / sıra sıra nakış yar / gurban olam boyuna da / o ne biçim bakış yar" bölümü bulunmaz. keske erkan ogur da söylese. türkü ayrı güzel, erkan ogur ayrı güzel.
  7. ilk kez geçen kış "gümüş" adlı dizide güzel bir kadın sesinden dinleyip vurulduğum ama solistin kim olduğunu bulamadığım türkü. hani diyorum bir bilen varsa, zahmet olmazsa...
    (bkz: anladın sen)
  8. ilk kez seda sayan'ın sesinden dinlediğim tokat türküsü'dür. inanılmaz ama seda sayan o zamanlar tgrt'nin sabah programını yapıyordu, ekranlar bu formatta bir programa yeni yeni ısınıyordu. seda sayan o zaman sapsarı saçlarını simsiyah body boğazlı kazağının üzerinden sarkıtır, hanım hanımcık masasının başında oturur gelen faksları okur, istek parçaları söylerdi, hiç ama hiç cıvıtmamıştı, yani öyle ya da böyle tahammül edilebilir, hatta sevilebilirdi.

    işte orada duymuştum bu türküyü ilk, müziksiz, salt vokal, ekolu bir ses hatırlıyorum, tokat'tan gelen almuslu kızın resmi dün gibi hafızamda...

başındaki yazmayı da sarıya mı boyadın hakkında bilgi verin