hesabın var mı? giriş yap

  • hikayenin aslı şöyledir;

    zübeyde hanım 5 kuruşunun kalmadığı bir gün ankara'ya telgraf çeker
    paramız bitti oğlum diye sıkıntısını belirtir. bunun üzerine salih bozok, atatürk'ün yanına gelerek:

    ''elimizdeki mevcut paradan gönderelim mi'' diye sorar.

    atatürk:
    ''zübeyde'ye 20-25 gibi gitmesi lazım" der, ve hemen telgraf çeker, "paraları sıfırladınız mı?".

    başkası mıydı lan o yoksa???

  • cehaleti mezun olunan okulla sınırlandıranların cehaletinin bir göstergesidir. bu paralelde bakılırsa annenin üniversite mezunu cahil bir insan olmasından iyi olan durumdur.

  • hemen her dilde,yaşamın gerçeklerinden kaçış,bir düşünceler,duygular ve düşler dünyasına sığınış anlamını taşıyan romantizm,aslında kapitalist burjuva düzenine,'yitirilmiş düşler' düzenine,iş hayatı ve kazancın bayağılığına karşı bir ayaklanma,tutkulu ve çelişmeli bir ayaklanma hareketidir.(fischer)

  • kusursuz bir uyku kontrolü.

    on sene önce...

    gecenin üçündeki nba maçı için alarmı ikiye kurardım, öteleye öteleye üç buçuğu bulurdu uyanması. geri uyumamak için gider kafamı suya sokardım, yatak aklımı bulandırmasın diye ayakta izlerdim. gaza gelmiş bench oyuncusu gibi bir havlu sallamadığım kalırdı maç izleyeceğim diye. uykuyla mücadele ederken ilk yarı biterdi, mutfağa girer en sertinden kahve yapardım. üçüncü çeyrek başlar başlamaz yine ayakta dikilirdim, molalarda yine gidip kafamı suya sokardım. ortalama bir nba oyuncusunun play off'larda sarfettiği kadar efor sarfederdim uyumamak için. uzatmaya giden maç olursa perişan olurdum, eğer maç erkenden kopmuşsa da ya halının üzerinde uyuyakalırdım ya da koltukta oturur vaziyette. sabahları çapraz uyanırdım.

    şimdi...

    sanki 3-5 nöbetim varmış gibi davranıyorum, alarm çalar çalmaz zıplıyorum yataktan. tüm uykum birden kayboluyor, en az iki saat uyumayacağım garanti. yattığım yerden rahat rahat maç izliyorum, devre arasındaki sinsi uyku saldırıları da etkilemiyor. her an devriye gelecekmiş gibi tetikte bekliyorum, uyumaya çalışmıyorum. macera filmi gibi geçen nba final serisinin tadına sonuna kadar varıp, sabah gün doğarken yeniden yatıyorum. sabah 6'da "koğuş kalk" diye dolaplara vuran manyaklar da olmadığı için uyku krallığına gömülüp, gün içinde dünya kupası'ndan devam ediyorum.

    vuvuzela diyorlar, o allahın belası "koğuşşş" sesini duymadığım için, o insanın tüm özgürlüğünü alıp sadece sinir harbi yaşatan süreçten kurtulduğum için bu vızıltıya bile şükrediyorum.

  • ezgi'nin kocası olsam stüdyoyu palayla basardım aq.kadın klibin birebir aynısını yapmış,mimikleri bile uydurmuş.sezen aksu hep böyle değildi belki bir klipte olabilir falan diyorlar.ulan hande yener sanki sürekli mavi saçlı veya ayşenur'un canlandırdığı romeo şarkısındaki gibi dolaşıyor.adamı delirtmeyin allahsızlar.

  • ev almayın, komşu alın. gerçekten özür dilerim. ben ne tavsiye verebilirim ev alan adama lan. o bana versin. şş, nerden buluyosunuz o kadar parayı hacı? evet, fakirim.