anarax

  • 3595
  • 14
  • 3
  • 1
  • bugün

şehit eşinin rüzgar çetin şikayetinden vazgeçmesi

kadın o paraya muhtaç filan değil! zaten sigorta şirketinden ve rüzgar çetin'den destekten yoksun kalma tazminatı olacaktı. aktüerya hesabıyla kafadan bir hesap yapsam, en az alacağı miktar 500.000 tl olacaktı. peki ne oldu?
yetmemiş belli ki işte, daha ne olacak?

edit: ölümlü trafik kazaları konusunda deneyimli bi' avukat olarak anlatayım madem;
bu tip davalarda maddi olarak destekten yoksun kalma tazminatı ve ekseriya manevi tazminat davası ayrıca açılır.
destekten yoksun kalma tazminatı sigorta şirketine, araç sahibine ve sürücüye müteselsilen yöneltilir. sigorta şirketi poliçe miktarı oranında sorumludur, geriye kalan miktar için de yine araç sahibi ve sürücü sorumludur.
2015 poliçe miktarı 280.000 tl idi.

aktüerya hesabı nasıl yapılır kısmına gelelim: müteveffa polis olduğu için en az 3000tl maaş alıyordu. yerleşik içtihatlara göre adam 74 yaşına kadar daha yaşayacaktı. (yani maaş * 12 ile bir yıllık maaşı) * 74- müteveffanın yaşı = çıkacak kaba taslak tazminat miktarını verecekti.
polisin anne ve babası, eşi ve çocukları da çok daha komplike bir hesapla bu tazminatı kendi aralarında bilirkişi hesabına göre paylaşacak ve üzerine bir de dava tarihi ile birlikte kabaca yasal faiz binecekti.
hal böyle iken; ceza davasındaki kusur oranına göre de çıkacak tazminat miktarında belli bir indirim yapılacaktı. rüzgar çetin zaten şu haliyle asli kusurlu, hem de kabak gibi! ben en az 500.000 çıkar dedim, daha fazlasının çıkması da son derece olasıdır. durum böyleyken böyle. dolayısıyla da kimse kadının durumunu bahane edip savunmaya kalkmasın. polis ölünce sgk'dan bağlanan maaş kısmına hiç girmedim bile.

hasılı; allah kimseyi en sevdiklerinin kan parası ile sınamasın ama herşey ortada...

peki ceza hukuku bağlamında ne olacak editi:
hemen aktaralım; insan öldürme suçu kanunda kasten ve taksirle düzenlenmiştir. doktrin ve uygulamada ise "olası kast" ve "bilinçli taksir" ile fiil ile orantılı ceza tayini yapılır. dosyayı bilmiyorum, incelemedim ancak açık kaynaklardan takip ettiğim kadarıyla rüzgar çetin bilinçli taksir ile yargılanıyor. ihmaliniz olduğu halde, bu ihmalin neticesini öngörmekle birlikte sonucu istemiyorsanız, bu durumda bilinçli taksirle yargılanırsınız. zaten bu adamların bu kadar tutuşmasının nedeni de bu. bilinçli taksir hükme esas alınırsa bir süre daha içeride kalacak çünkü.
peki ne oldu?
şehit polisin eşi ve diğer polis memuru şikayetini geri çekti. elbette şikayete bağlı bir suç olmadığı için civciv hukukçular durumdaki çapanoğluna uyanamıyorlar, normaldir çünkü ben de fakülte öğrencisi yanda ceza hukukuna uzak bir avukat olsam böyle düşünürdüm.
şimdi çapanoğlu şurada; şikayetten vazgeçmek elbette davayı düşürmüyor ancak katılan sıfatıyla mahkemeye taraf olup kullanabileceğiniz argümanları ve mahkemeden talepte bulunabilme hakkını da elinizden alıyor.
kitabın ortası da şu: olur da bilirkişinin raporu neticesinde bilinçli taksirin biçimi, kusur oranları allah'ın hikmeti ya, beklenilmediği gibi gelirse, katılan sıfatıyla bu duruma şehit polisin eşi ve avukatı itiraz edemeyecek, nasıl ama?
akabinde taksir boyutunda ele alınmış bir fiil ve kabule göre de ardından gelen tahliye, şaşırdınız mı?
içeride kaldığı süre de hükümle kesilen cezaya sayılır zaten, üzerine de bir de yargıtay'a yollarlar dosyayı, oldu bitti.
biz de götümüze baka baka mevzuyu kapatırız. alan memnun, veren memnun nasılsa...

devamını okuyayım »
30.09.2016 15:18