aziz kedi

  • 1210
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

ankara

olgunlardan meşrutiyet'e,meşrutiyet'ten ziya gökalp'e,ziya gökalp'ten sakarya'ya yatay bi geçiş.
kurtuluş'tan kolej'e,kolej'den kızılay'a dikey bi geçiş.
çankaya hüseyin rahmi gürpınar sokak ve çevresi.
güneş batarken,çankaya caddesinden,köşkün yanından kavaklıya doğru yürümek.
tunalıyı rahatça boydan boya katedip,sonuna doğru yol dikleşirken huzursuz olmak.
sonbahar akşamüstleri,bahçeli'nin o sonsuz numaralı caddelerinde sürtmek.
dünyanın en güzel et ürünlerini sıhhiye kebap49'da yemek.
dost'tan kitap,shades'ten siidii almak.
korsan kitap almamak(deli ediyo insanı 45 sayfa eksik);korsan binlerce siidii almak.
güven park'ta,dolmuşlara ulaşmak için taş bankların ordaki karanlık,alengirli yolu tercih etmemek.
sakarya'da ucuz ucuz bira içip sonra -belki- manhattan'a akmak.
ve tabii tenedos!! iç anadolu'nun onursal kafe kralı.kitap oku,satranç oyna,limonlu çay iç.
botanik parkına bakıp bakıp "lan ne güzel jogging yapılır burda" diye hayal kurmak.
kar yağınca oran'a dolmuşların çıkamaması.
(dolmuşla geçerken) denizkuvvetlerikomutanlığı'nın önünde nöbet tutan askerlerin jilet gibiliği.
ulus'tan ampul,matkap,çivi,ışın kılıcı ve her biçim eşya almak.
itfaiye pazarından mobilya almaya niyetlenip,vazgeçmek.
aoç dondurmaları.( eskiden daha bi tanrısal yapıyollardı.)

şehir faşistliği yapmak istemiyorum. her dünyanın kendine özgü bi muazzamlığı var elbet ama benim bağlarım burda kardeş..bi gün göçücem istanbula heralde ama yine de ankara'yı ayrı bi kefeye koyuyorum.
naif,temkinli,melankolik şehrim benim...

devamını okuyayım »
27.07.2001 22:01