dortatli

  • 5987
  • 84
  • 29
  • 8
  • bugün

yanılttığı çocukları 18 yıl zorla çalıştıran kurum

türk silahlı kuvvetleridir. bu kurum aynı zamanda personeline sosyal hayatı olmayan birer robot muamelesi de yapmaktadır. şimdi yazacaklarım dezenformasyon içermeyen bilgilerdir. daha şimdi izinden çağırıyorlar, hatay'a bir delinin başlatmaya çalıştığı savaş için gidiyoruz. özel hayatmış, hastalıkmış vesaire hiçbir şey önemli değil onlar için, e bu da ancak bir robotun hayatı olabilir. bu gerçeklerin ışığında ispiyonlamayı düşünen olursa boşuna ispiyonlamasın.

14 yaşında askeri liseye giren genellikle fakir ailelerin başarılı çocuklarına askeri liseye girişte büyük meblağda taahhütname imzalatılır. bu taahhütnemedeki miktar, eğer askeri liseye giren çocuk daha sonra pişman olup ayrılmak isterse o çocuğun ailesine ödettirilir. bu nedenle askeri lise boyunca bu tazminatın korkusu ile çocuğun ailesi çocuğunu istese de ayıramaz. çocuk, zorla ile askeri lise okur.

sonra bu çocuk liseyi bitirince sınavsız bir şekilde harp okuluna gider. direkt harp okuluna girdiği için belki şanslı gözükebilir, ancak işin aslı öyle değildir; çünkü harp okulunun üniversite puanı zaten çok düşüktür. ama çocuğun lisede kaybettikleri kazandığından çok daha fazladır. 14 yaşında ergen dönemlerinde kendisine yetişkin muamelesi yapılmıştır. üst sınıflarından birçok kez dayak yemiştir. yazları cehennem gibi havanın altında, izmir menteş'te kendinden 8 sene kıdemli komutanların egolarını tatmin etme aracı olmuştur. öyle ki komutanlar onu yerlerde süründürmüştür, dikenlerin üzerindeyken ayakla üstüne basmışlardır. elleri ayakları kanamıştır. mehmetçiğin 15 ay yaşadığını o tam 4 sene yaşamıştır. yaşadıklarının etkisiyle zaman zaman basit bir kuş bile olmak istemiştir. çünkü kuşlar özgürdür, istediği yere gidebilir, başında komutan falan yoktur.

çocuk harp okuluna girince durumunun düzeleceğini hayal eder ama öyle olmaz. tekrardan taahhütname imzalatılır, bu sefer çok daha büyük bir meblağ ile... ailesi de zaten onsuz yaşamaya alışmış, onu unutmuştur. o da intibak kampı denen cehennemi yaşamak zorunda kalır, sonrasında da dört sene harp okulunda okur. menteş yine aynı şekilde cehennem olur ona. toplam 8 kere gitmiş olur menteş'e. çocuk belki başka mesleği yapabilecek yeteneğe sahiptir ama bunun önemi yoktur, çünkü tsk artık onu ele geçirmiştir. zaten artık kendisi için değil, devlet için devletin belirlediği konularda okumaktadır. ona asla seçim şansı bırakılmaz. o bunları düşünürken lanet okur ama ayrılınca ödeyeceği meblağ nedeniyle ayrılamaz, ailesini zora sokmak istemez. herkesin en harika dönemlerini yaşadığı üniversite zamanında o, cehennemi bire bir yaşar. dört sene sonra harp okulu bitince "bu sefer kurtuldum" der, ama yanılıyordur. zira kurtuluş falan yoktur. "paket sistemi" denen saçma sapan bir sistemle gelecek 40 sene yapacağı meslek belirlenir. para kazanmaya başladığı için tsk artık o çocuğun ayrılış tazminatını ödeyebileceğinin farkındadır. bu nedenle de tazminatın yanına bir de tam 10 senelik zorunlu hizmet koyar. bu süre içerisinde çocuğun "parasını vereyim ben gidiyorum" deme hakkını elinden almıştır, zorla 10 sene çalıştırır. çocuk artık ayrılmak için yüz kızartıcı bir suç işlemelidir, bu da onurlu bir insan için imkansızdır. sike sike kalmak zorundadır.

işte tsk'da çalışan muvazzaf subay ve astsubayların çoğunun durumu budur. sürekli bir depresyon hali, sürekli bir stres havası hakimdir. çoğu insan mesleğe başladığında, zorunlu hizmet bittikten sonra ayrılmayı hayal eder. ama 32 yaşına geldikten sonra eldeki işe yaramayan sistem mühendisliği diplomasıyla 'sıfırdan' başlayarak ne iş yapabilir ki? bunu bildikleri için vazgeçerler, emirlere ömürleri boyunca kayıtsız uyarlar. e tsk da bu insanlar zorla çalışıyor diye kılını kıpırdatmaz, şartları iyileştirmez. nasıl olsa zorla çalışıyorlardır, nasıl olsa avucunun içindedir bu insanlar; düşük maaş ver, azarla, sosyal hayatını yok et, hafta içi sonu 24 saat kesintisiz çalıştır, gıkı çıkmaz.

bir kurumda iyi şeyler olabilir, kötü şeyler olabilir, ancak bu durum hangi kelime ile izah edilir bilmiyorum. en kibar tabiri ile bu, bir insanın ömrünü boşa harcamaktır.

bakın, verilen emirlerin niteliğinden, mantığından, doğu görevlerinin sıklığından falan bahsetmiyorum. sadece bu mesleği yapmak istemeyen insanın hayatından çalınan zamandan bahsediyorum. diğer konulara girersek zaten işin içinden hiç çıkamayız. sizin deyiminizle sadece askerde olan olayları bu insanlar minimum 18 sene boyunca neredeyse her gün görüyorlar. artık tahmin etmeye çalışın durumlarını...

not: bunlara neden olan madde, çağa ayak uydurmaya çalışan tsk'nın personel kanununun 112. maddesidir. yorumu size bırakıyorum. kim olursanız olun, eksilemeden önce bence biraz düşünün. çünkü eleştiri ile karalama arasında çok ince bir çizgi vardır, benimki sadece eleştiridir:

"muvazzaf subay ve astsubaylar subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen 10 yıl hizmet etmedikçe istifa edemezler."

not 1: bu 10 sene olayı iki sene önce 15 seneydi.

not 2: 18 sene hesabı şöyle; 4 sene askeri lise, 4 sene harp okulu, 10 sene kıta.

not 3: belki alakalıdır diye düşünüyorum. t.c. anayasası madde 18:

"hiç kimse zorla çalıştırılamaz. angarya yasaktır."

devamını okuyayım »
10.09.2013 14:13