dubstar aklıselim (566)

  • 1115
  • 0
  • 0
  • 0
  • 11 ay önce

mad men

kimi sinema filmlerine tas cikartacak kusursuz goruntu estetigiyle, iyi bir romandaki kadar mukemmel tasarlanmis olay orgusu ve derinlikli karakterleri ile, ozenle secilmis muzikleri ve barindirdigi zengin otesi kulturel atiflarla dizi denen olguyu bir kac kademe daha yuksege tasiyan, aldigi butun adayliklari ve odulleri sonuna kadar hakeden matthew weiner dehasinin bir eseri. karakterler oyle kusursuzca tasarlanmis ki mad men bir roman olsaydi eger beynimde canlanan goruntuler, karakterler ancak boyle olurdu sanirim. oncelikle bas karakter bir doppelganger (bkz: beyaz kale), yani baskasinin kimligine burunmus, hayati yalan bir adam. mutemadiyen yalan soylemesi ve karisini aldatmasi disinda oyle de garip bir ahlak anlayisi var ki don draper' i gelmis gecmis en iyi antikahramanlar kategorisinde bas koselerden birine oturtuveriyor. her gecen bolumde hakkinda ne ogrenirsek ogrenelim hep bir muamma kalacak olmasi onu cekici kiliyor, hem seyirci hem de dizinin diger karakterleri icin. kendisi bir hobo aslinda, bildigin serseri, her an kacmaya hazir, bunun icin de gizli cekmecesinde binlerce dolar bulunduran bir tur kacak. yine weiner in kaleminden cikma tony soprano da boyle degil miydi? dogustan girdigi suc carkindan bir turlu kurtulamayan, yine kacip gitme istegi cok guclu olan, celiskilerle dolu bir mafya babasi. mad men'in ana temasi bu aslinda. insanoglunun benligi ile toplumsal beklentilerin catismasi. diger karakterlerin de don draper gibi - degisik sekiller de de olsa- kimlik bunalimindan mustarip oldugu soylenebilir. tipki evlilige veya kocaliga uygun olmayan don gibi, betty "pleasantville" draper'in ozunde ne ev hanimligi ne de annelik olmadigi halde kendisinden beklendigini dusundugu gibi davranmaya calismasi, roger sterling'in orta yas krizi, peggy'nin erkekler dunyasinda bir yer kazanma cabasi, capsiz kocasindan cok daha yetenekli ve akilli olan joan'in sirf evlenmis olmak ugruna girdigi kisir dongu, tam bir genc wasp olan pete campbell'in iki arada bir derede kalmisligi ve butun bu karakterlere dunyanin gidisatini degistiren, en radikal donemlerden biri olan 60li yillarin eslik etmesi inanilmaz bir zenginlik katiyor diziye. bu sahte dunyaya da mutluluk pazarlama sanati reklamciliktan daha anlamli bir fon olamazdi herhalde.

kisacasi, uzerine tezler yazilasi bir dizi madmen. bir de kisa suruyor ki her bir sezonu, tadi damakta kaliyor. 13 bolum oyle az ki. weiner'in dedigine gore 2012'de de bitmesi planlaniyormus. e dunyanin da sonu geliyormus zaten. (bkz: uzuntu ve muz kabugu)

devamını okuyayım »