feritciva

  • mülayim ama sempatik (548)
  • 735
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 yıl önce

the day the earth stood still

2008 versiyonunu aynı anda pek bir beğenip hem de hiç beğenmediğim film.

not: bu entry bilim-kurguyu çok seven, bu filmin orjinaline hayran olan, dolayısıyla ne kadar kötü olursa olsun yenisinden de hoşlanmaya hazır vaziyette sinemaya giden bir yazar tarafından yazılacaktır. aman pek kötü diyenler, yarısında çıkanlar, hayatında izlediği en kötü film bu olanlar lütfen bu entry'e devam etmesinler.

--- ultra spoiler ---

önce beğendiklerim:

- görsel efektler. bu filmin görsel açıdan iyi olacağı belliydi - hele ki ilk filmle kıyaslandığında. öyle de olmuş. küreleri pek beğendim. bildiğimiz 3d fizik kurallarına uymayan, bildiğimiz "uzay gemisi" kalıplarına sahip olmayan bir araç iyi fikir.

- yeni gort! evet, orjinal gort o filmin kült olma nedenlerindendir ama burada özellikle küreden fırladığı ilk sahnelerde çok etkileyici olduğunu kabul etmek lazım. bu arada genetically organised robotic technology ha? offf off!

- keanu. bu adam iyi oyuncu değil der dururlar, e doğrudur - abi hafif kütük formatında oynar ama bu sayede müthiş bir klaatu olmuş. michael rennie'nin klaatu'su çok daha insancıl ve sıcaktı. keanu'nun yorumu filmin içeriğine çok daha uygun.

- değişen mesaj. bu çok ilginç olmuş. ilk filmde klaatu finalde bilim adamlarını toplayıp "muhteremler böyle giderseniz sizi yoldan çekmek zorunda kalıcaz, haberiniz olsun ona göre kendinize çeki düzen verin" demişti. burada ise karar verilmiş. artık dönüş yok. maalesef m.s. 2009'a girmek üzere olduğumuz bugünlerde son derece yerinde bir durum bu. çünkü gezegen ölüyor. bu işin şakası yok. ha bunun farkındamıyız, o ayrı bir konu.

- araya serpişen göndermeler. özellikle ortadoğu kaynaklı dinlerin çekirdeğinde yatan "apocalypse" beklentisi arka plandaki haberlerde sürekli gündeme geliyor. şu son 30 senenin yükselen değeri new-age düşüncelerine de gönderme var. klaatu'nun hamburgercide buluştuğu 70 yıldır aramızda yaşayan "watcher" 50 sene önceki filmde olamazdı, o zaman star seed diye bir kavram yoktu ki. haberlerde "kimisi altın çağın başlayacağına, kimisi artık kıyametin geldiğine inanıyor" derken kıyamete inanlardan bahsedildiği sırada görüntülerde kabe'nin olduğuna dikkat etmek lazım. arada kendi konumunu korumaya çalışan vatikan'ın yorumları da var ayrıca.

ve de beğenmediklerim;

- jennifer connelly. hayır tabi ki hatunun kendisi değil, oynadığı karakter. bir bilim adamı, hem de alanının öncülerinden - bir uzaylı karşılama komitesine seçilebildiğine göre. ama yeri geldiğinde klaatu'ya acıklı acıklı bakıp "ama noolur bi şans daha hadi hadi noolur" diyecek ahmaklıkta. tabi ki holivut senaristlerine bol rahmet okuttu o sahneler.

- profesör barnhardt karakterinin feci şekilde harcanmış olması. "çıkmaza giren türün evrimleşmesi" müthiş bir manevra alanı verebilirdi filme. ama üstünkörü 2 kelimeyle geçilmiş. umudum aslında klaatuyla konuşmalarının 3,5 saat sürüyor olması ve bu filmin director's cut dvd'si çıktığında o sahnelerin de içerikte olması. yoksa pek yazık.

- velet. ultra-sevimsiz bir velet bu. will smith'in oğluymuş. yoksa yeni bir enrique iglesias felaketi mi geliyor!? gerçi bu veledin insanoğlunun son 20 yılını sembolize ettiğini düşünüyorum. kopuk, anlayışsız, kendi kabuğuna çekilmiş, sevimsiz, bencil ve ilk tercih olarak şiddetten yana. sonradan bu durumun başa çıkamadığı acı ve korkularından olduğunu sonradan anlıyoruz gerçi (o sahneler de çok başarısız bu arada). bunu klaatu da anlıyor ve "bir şans daha" durumu o zaman doğuyor.

- ve tabi ki klaatu barada nikto! bu cümle olmadan filmi nasıl bitirebilirler? saygısızlık!

--- ultra spoiler ---

devamını okuyayım »