gifted

  • 378
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

gaziantep

peşin hükmüm bulunan memleketlerdendi; hiç şaşırtmadı. yıllar var yabancı damat izleyeli. o zamandan beridir isterdim görmeyi. yine iş dolayısıyla gitmek kısmet olan yerlerden.

şehirleri, yürünerek keşfetmeyi severim. gel gör ki; çok az şehirde mümkün olur bu. yani yürüyerek görebildiğin, sıkılmadan dolanabildiğin sokakların belli bir yerde toplanmış olduğu ve dahası 3-5 saat boyunca dalıp, kaybolup gitmeni sağlayan şehir bulmak zor. her defasında "iyi" hissederek gittim antep'e. çünkü kaç kere gitmiş olursam olayım, hep kaybolmayı başardım. sanırsın beynimi ankara'da bırakıyorum; öyle bir dingin, öyle bir yalın oluyorum orada. kayboluyorum hanların içinde... baharat aldığım yerde çay içiyorum, laf lafı açıyor... fıstığı aldığım yer var, otele yakın, içmiş kadar oluyorum ısrar edilen kahveyi. hayatımda belki ilk defa, paket ettirip otele götürmüyorum yiyeceğim yemeği. aslında sevmem öyle, yabancı olduğum şehirde, tek başıma oturup yemeyi. bu arada bir imam çağdaş gerçeği var, belirtmeliyim. hiçbir yerde gözün doysun diye baklavaya abanmaya gerek yok, "ne zaman isterseniz, bir telefon edin, yollarız" diyorlar. kaybolmaya fazla dalıp da akşamı etmişsem, arıyorum ilk gün yardımcı olan taksiciyi. nerede olsam, 15 dakikaya alıyor, otelime teslim ediyor.

tek bir şey içimde kaldı; merkezdeki eski konaklarda kalamamış olmam. konaklamak istediğim iki yer; "alibey konağı" ve "anadolu evleri" idi. ikisi de sigara içilmeyen tesis. bu yüzden 3 seferdir "grand otel gaziantep" tercih ediyorum ama yıldızlara pek de aldanmamalı. personeli kesinlikle çok iyi, ancak otelin genel havası beş yıldızdan uzak. buna rağmen yemekler ve ekstralar da ziyadesi ile pahalı. zaten istediğim yerleri sigara zorunluluğum yüzünden tercih edemediğim için çok da önemli değildi nerede kaldığım ama son gidişimde bu sefer bir butik oteli, "jaleriz otel"i denedim. odalar temiz, güzel ancak birazcık küçüktü. kahvaltıyı beğendim, odadaki ayrıntılara "tamam" oldum. yani genel olarak gayet memnun kaldım. şehrin büyük alışveriş merkezine (sankopark) de yakın, diğer taraftan benim ilgi alanıma giren han-hamam-kale civarına da yakın. bir de yeni restoran-müze keşfettirdi bana; "beyazhan". burası da butik otelin gayet yakınında yemek yenilebilecek, tarihi ve güzel yerlerden.

peşin hükmüm; koca şehre hakim bir "yabancı damat" samimiyetiydi. aynen de öyle hissettirdi. kültürel zenginliği tartışmasız. bir de üzerine "kaybetme" yeteneği var şehrin, daha ne olsun?! gidin, kaybolun. bakır dövdürün, baharat alın, esnaflarla sohbet edin. ikram edileni geri çevirmemeli, bir de tabana kuvvet gezilmeli bu şehir.

devamını okuyayım »
28.11.2012 20:36