irock

  • bıçkın (477)
  • 579
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 ay önce

brezilyalı bir kızla sevişirken alex'ten bahsetmek

ancak bir türk' ün yapabileceği eylem.

başlıktaki brezilyalı kız, hayatı boyunca hiç kaburga dolması yememiş olup, seksi vücudunda bir gram yağ barındırmayan, tenine sao paolo' nun kızgın kumları ve teninde kadifemsi bir doku bırakan azgın güneşi dışında çok az şey değdirmiş olup, yıllar yılı yapmakta olduğu sambanında etkisiyle poposunun manevra kabiliyetini, kibele heykeli poposuna sahip olan türk kızlarının 4 katına çıkarmış olan, doggy pozisyonunda size - üçü threesome olmak üzere - yedi farklı paralel evrende sevişiyormuş hissi yaşatabilen, ağıza ejakülasyon konusunda hiç bir ön yargısı olmasını bırakın, bunu yapmanız için size bambi gözleriyle yalvaran, saçları, sanki bir kavanozdan bal döküyormuş hissine sahip, çılgın bir amazondur. dudak kenarına bıraktığı tehdikar buselerin, 15 dakika içinde ölümcül kamaşullah darbelerine dönüşeceğini bile bile, her seferinde daha büyük bir arzuyla, daha aşağıya doru inmesi, nabızınızı, atlantik üzerinde paraşütsüz bir şekilde airbus 320' den atlamışsınız etkisi yaratır. kucağınıza oturup, her telinde ayrı bir duygunun zirvelerini yaşadığınız saçlarını göğüslerinin üzerine attığında, bir deniz kızıyla sevişiyormuş hissiyle kavrulmanızın kaçınılmazlığıyla birlikte, paralize olmuş bir biçimde, ruhunuzu, bedeninizi, erkekliğinizi onun, emin bir o kadarda ürkek ellerine teslim edersiniz. bu öyle bir teslim oluşturki, değil amerikan ordusu, jedi konseyi üzerinize lightsaberları sağlı sollu yakmış olup, koşarak gelse, aklınız daha başınızda olur. kulağınıza en doğru zamanda fısıldadığı portekizce kelimeler, binlerce yıl öncesinde, güney italya' nın, unutulmuş bir kabilesinin kutsama töreni esnasında kullandığı kadim bir dilin büyüsünü taşır. bu esnada kulak memenize, dilin ekşiyi hisseden bölgesiyle yaptığı ufak bir dokunuş, varoluşun en uç noktalarına gidip, düşünme yetinizi oraya bırakıp geri gelmenizi ve o günün ilk ışıklarına kadar ona ait olmanızı emreder.

ve. sizi dudaklarınızda öper.

dünyadaki konuşulmuş, konuşulan ve konuşulacak olan bütün diller bir araya gelse bile anlatmaya yetemeyeceği, güneşin en sıcak noktasıyla, uzayın en yok noktası, okyanusların en dalgalı gecesiyle, sessizliğin en sensizlikle bütünleştiği yerde zamanı durdurmanıza, zamanı döndürmenize ve zamanı doldurmanıza sebep olan bu masum öpücük, gece - gündüz kavramınızın yok olmasından, aynada kendinizi seçememeye, ana rahmi içgüdülerine geri dönmenizden, aile bireylerinin isimlerini unutmaya kadar varabilecek çeşitli semptomlara sebebiyet verir. karşılık vermeye çalışırsınız ancak veremiyorsunuzdur. beyin, vücut organları üzerindeki tüm kontrolünü yitirmiştir. sahip olduğunuz her şeyi vermeye hazırsınızdır. ama bu mantara dönüşümü o da istememektedir, sizi hayata döndürmek adına en etkili silahı, yani kendi silahınızı size karşı kullanır.

adonis kası üzerinden, avuç içinin etli kısmıyla baskı uygulayarak kasığınıza doğru çizdiği kavis, everest' ten torbayla kayıyormuşsunuz hissi yaratır.

ve dünya kupasını uzatmalarda sizin attığınız golle kazanmışsınızdır. ve en iyi erkek ve en iyi yardımcı erkek oscar' ını aynı yılda elde etmiş bunu bir de yılın rock albümü grammy' siyle süslemişsinizdir. ve kral tv yılın popçusu, blue jean yılın en iyi çıkış yapan rock grubu, süper toto süper lig gol kralı, dünya hafif siklet boks şampiyonu, wimbledon açık finalistisinizdir. ve canlı para' da son soruya 950.000 tl ile girmişsinizdir. ve kutunuzda büyük açılmıştır. çünkü artık o, hayallerin ötesinde bir yumuşaklığa sahip zarif parmaklar, erkekliğiniz üzerinde adeta samba yapmaktadır. damar kısımlarına uyguladığı masajımsı dokunuşlar, baş kısmına gösterdiği ilgi ve hassasiyet, ruhsal bakirliğinizin, bedeninizi terketmekte olduğunun ilk sinyallerini vermeye başlar.

artık durmak, durdurmak ve durulmak imkansızdır. la chica sizi baştan kodlamaktadır. dilinin penisiniz etrafında yaptığı her spiralle birlikte her hücreniz baştan yazılmakta olup, dudaklarının erkekliğinizin baş kısmında tekrar birleşmesiyle birlikte artık hayatınızda bir sayfa kapanmaktadır. ruhunuz titremektedir. tüyleriniz erekte olmuş, boşal emrini beklemektedir.

belinden yakaladığınız bu kısrağa, asil bir matador edasıyla kılıcı saplayıp, zehri zerketmek için doğru anı kavrarken, önünüzde durmakta olan, altın oranın en altın halini barındıran sanat eserine ne kadar bakarsanız bakın, hiç bir zaman yeterli olmayacağını artık anlamışsınızdır. belki de yanlış anlamışsınızdır ama bu, o esnada, 224 beygir gücünde gidip gelmenizi istemekten başka hiç bir işe yaramamaktadır. gidip gelmektesinizdir pekala, ancak bütün bu şehvet ve arzu sizi fazla heyecanlandırmıştır. boşalma mekanizmasının çarkları dönmeye başlamıştır. bütün bu olan biten karşısındaki çaresizliğiniz ise, siz beygir hayalleri kurarken, aslında beygir değil o resimdeki kelebek olduğunuzu, yüzünüze çarpmaktadır. bir anda çocukluğunuzdaki becereksiniz bir ana dönersiniz. bir pazar günü, banyonuzu yaptıktan sonra pijamalarınızı giymiş ve parliement gece klübünün o akşam göstereceği batman' i beklemektesinizdir. ancak anneniz size yatmanızı söyler. karşı koyamazsınız, gücünüz yoktur, arzuların en büyüğünü yaşamaktasınızdır, bu devam etsin bu istersiniz, şimdi olmamalı, henüz çok erken demektesinizdir, aynen ilkokuldaki haliniz gibi. ama dur durak yoktur, nakliyat brezilya' ya doğru yola çıkmıştır. bu noktada yapacak tek bir şey kalmıştır. en ergen, en buram buram anadolu, en pilav üstü döner, en ayı çıkabilü, en daş düşebilü halinize bürünüp başka bir şey düşünmeye çalışırsınız. o güzelliğe ihanet ederek aklınıza en tezat görüntüyü getirmeye çalışırsınız ama ne mümkün. aklınızı brezilya' dan çıkaramamaktasınızdır. ve en karanlık anınızda, ha oldu ha olacak, boşaldım, boşalıcam derken, bir ışık yanar.

alex!

alex' in 10 dakika içersinde çukaladığı üçlüyü, taa amerika' dan hissetmişsinizdir ve acısını vatandaşından çıkarma konusunda oldukça niyetlisinizdir. işte o an içinizden, yavaş yavaş bir ateş yükselmeye başlar. en başta çok sessizdir, ancak çok kısa bir süre içinde bedeninizi sarar ve istemsiz bir şekilde, çığlık çığlığa, haykırırcasına, 300 spartalının ruhuna sahipmişsiniz gibi, binlerce william wallace olup, yere göğe sığamayan duygular içersinde, her gidiş gelişte, daha büyük bir coşkuyla bağırmaya başlarsınız;

kartal, gol, gol, gol!

arzular kaos olmuş, brezilyalı bu tribün şov karşısında, çılgına dönmüş bir aygır gibi sizi üzerinden atmaya çalışırken, her saniye daha büyük bir darbeyle kemiklerini temellerinden sarsmaktasınızdır. kartal, gol, gol, gol! guti' nin ara pasında topla orta saha yuvarlağı üzerinde buluşmuşsunuzdur ve ofsayt yoktur. kartal, gol, gol, gol! nouma, kafayla önünüze indirmiştir, gelişine tokatlayacaksınızdır. kartal, gol, gol, gol! barcelona sağbekinin sağından atıp, solundan geçmişsinizdir. kartal, gol, gol, gol!!!!

...

futbol, seks ve samba tek bir potada eritilmiştir. 2014 dünya kupası finali, brezilya' da, türkiye - brezilya arasında oynamıştır ve top bir o kalede bir bu kalededir. iki tarafta şaşkındır. ömrümünüz en uzun, ömrünüzün en kısa, ömrünüzün en çocuk, ömrünüzün en ihtiyar iki dakikalık sessizliğinden sonra, sorar;

- futbol?
- si.
- do you know alex?

devamını okuyayım »
02.03.2011 06:44