kivikocan

  • 1698
  • 4
  • 4
  • 0
  • geçen hafta

4 kardeşler intiharı

yorumların genellikle, "kişilik zayıflığı, aşırı duygusallık ve güçsüzlük" ekseninde yapıldığı olay. birgün öleceğini bile bile yaşamak son derece sağlıklı bir insan davranışı olarak kabul görürken; yaşamdan vazgeçmek neden zayıflık olarak değerlendiriliyo, anlamış değilim açıkçası. "benim değer yargılarım doğru, yerinde ve sağlıklı; aksini düşünenlerinki ise sapkınlık" diyerek götünden atmak konusunda ciddi birer örnek teşkil ediyo bu kafa yapısındakiler. yok efendim, 30 yaşında adam, annesi öldü diye intihar edecekse hiç yaşamasınmış ve bu düşünce yapısındakiler de bir an önce aramızdan ayrılsınmış. kendisi bu dünyadaki tek ev sahibi ve geriye kalan tüm insanlar da misafir olduğu için, "pılınızı pırtınızı toplayıp, siktirin gidin" diyo yani! olanları, sapkınlık ve salaklık olarak niteleylerin yanısıra; "intihar" kelimesini yazmaktan aciz sert erkeğin biri de, "bunlara üzülen, duygusal sevgi pıtırcıklarıdır" buyuruyor. şimdi ben de diyorum ki, bu kadar hastalıklı fikirlere sahip, önyargılı, saldırgan, nezaketten yoksun, bombok adamların yaşadığı ve aynı zamanda en sevdiğin insanın artık içinde barınmadığı bir dünyada hayatından vazgeçmek mi, yoksa normal bir şekilde hayata devam etmek mi daha sağlıklı acaba?

eğer intihar kavramını bu olaydan bağımsız olarak ele alacak olursak, son 200 yılda sadece 11 günün savaşsız geçtiği ve mantık dışı ne kadar eylem varsa, istisnasız hepsinin gerçekleştiği dünyada neden insanların hiçbir şey olmamışçasına yollarına devam etmeleri normal addedilir de, yaşamaktan vazgeçenler hep sorunlu, toplum dışına itilmiş ve salaktır? hayatın sundukları çok büyük nimetlerden yararlanmamak mı salaklık yani? gerçekten bu kadar kıymetli yaşamlarınız mı var? ya normal kabul ettiklerimiz anormal; yıkımlara göğüs germek ve olumsuzlukları kanıksamak sapkınlıksa?

olaya geri dönecek olursak, kişinin yaşamının üzerinde kendisinden gayrı söz hakkı olan birisi olabilir mi? kardeşler, yaşamlarından vazgeçmişler! bunda acınacak ve insanları zavallılıkla itham edecek ne var? herkes kendi hayatını yaşar ve ne olursa olsun, seçimlerinden dolayı yargılanmayı da haketmez bence. hiç tanımadığı insanlar tarafından yargılanmamalı, yargılanamamalı tercih sahipleri ve onların kişilikleri. biz kimiz ki kişileri yargılayacak cüreti kendimizde görelim!

yazdıklarım biraz da olaydan bağımsız şekilde, intihar kavramı ve intihar edenlere sürüngen muamelesi yapılmasıyla ilgiliydi. olayla ilgili tek söyleyebileceğim, erdem yoksunu bir takım gazetecilerin, babanın dini inancı üzerinden yorum getirmesi; satır arasına maddi gücünü ve itikatının zayıf olduğunu belirtmeleri vasıtasıyla, ne kadar da erdem yoksunu olduklarını bir kez daha gözümüze sokmuş olmalarıdır. hakikaten iğrençsiniz.

en iyilerimizin sonu genellikle kendi ellerinden olur
sırf uzaklaşmak için,
ve geride kalanlar
birinin onlardan
uzaklaşmayı neden isteyebileceğini
bir türlü tam olarak anlayamazlar.

(bkz: etki ve tepki)
(bkz: charles bukowski)

devamını okuyayım »
23.04.2011 00:18