mehmet ordekci

  • azimli
  • kızgın kumlardan serin sulara (12)
  • 3804
  • 32
  • 5
  • 0
  • 6 gün önce

mihraç ural

[sonuna kadar okuyamayacak olanların en azından entry'nin sonuna entry'yi yazdıktan beş yıl sonra eklediğim, "3 nisan 2016 tarihli politik not"u okumalarını rica ederim - mehmet ordekci]

uzun bir sessizliğin ardından son yıllarda internet üzerinden özellikle engin erkiner ile giriştiği polemiklerle ortalarda görünmeye başlayan eski örgüt (bkz: acilciler) lideri. tamam, belki ben duymadım sesini, ama düşünün ki şu saate kadar ekşi sözlük'te hakkında yazılmış bir entry bile yoktu mihrac ural'ın.*

acilciler diye bir örgüt kalmadığı için "eski lider" diyorum. "sürgün"müş. öyle yazıyor. başka bir yere "sürgün" olmadıysa suriye'de yaşıyor. hatta medenî hali değişmediyse kendisi aynı zamanda suriye "saray"ının damadı. hafız esed'in kızkardeşi mi yeğeni mi ne bir kadınla evlenmişti. orada sarayda yaşadıkları söyleniyordu. bu "sarayda yaşama" kısmı abartı olabilir tabii.

kendisi de kullanıyor mu bilmiyorum, nette bir yerde birkaç yandaşının onun için "türkiye halk kurtuluş partisi–cephesi (thkp-c) genel sekreteri" sıfatını kullandığını gördüm. son yirmi yıl içinde benim gözümden kaçmış bir eylem veya faaliyetleri olduysa bilmek isterim aslında. yaptığı "genel sekreter"lik hangi icraata imza atmıştır? yalnız baştan söyleyeyim, "kürt halkına (pkk'ya) destek vermek" pek eylem sayılmıyor. "27 yıldır sürgündeyim" (artık 28 demeli) deyip duruyor. türkiye'de dün de bugün de yeraltında yaşayan devrimci örgüt üye ve liderleri var. devir 12 eylül devri değil. ben hapisten çıkalı sekiz yıl oldu. istanbul'da yaşıyorum. bu sekiz yılda bir kere kimlik kontrolü ve üst aramasına, bir kere de sadece kimlik kontrolüne denk geldim. ha örgütsel bağlantılar dolayısıyla sen ne kadar dikkat edersen et başkasının dikkatsizliği yüzünden takibe takılabilirsin, yakalanabilirsin tabii. ama birileri bunu göze almadan da "devrimci mücadele" olmuyor işte. uzaktan kumandayla bu işler bir yere kadar. sen türk polisinin erişim alanının dışından bana talimat ver, ben burada o talimatları yerine getireceğim derken yakalanayım, işkence göreyim, hapse düşeyim, öleyim. ülkede böyle geri zekâlı kalmış mıdır... pardon sorumu geri aldım, böyle geri zekâlı var tabii ama bizim zamanımızdaki kadar çok değil.

mihrac ural buraya nasıl dönmeyi düşünüyor? "sürgündeki devrim lideri" olarak mı? internet üzerinde kendisine yağcılık ve aklama-paklama işiyle meşgul beş-altı kişiye bakıp kendisinin lenin gibi, humeyni gibi bir "ülkeye dönüş" yapma ihtimali olduğunu düşünebilir miyiz? şöyle gümbür gümbür bir "türkiye halk kurtuluş partisi–cephesi (thkp-c) genel sekreteri" ünvanıyla?

kendisine karşı negatif duygularım olduğu herhalde anlaşılıyor. bunun siyasal rekabetle ilgili olmadığı bilinsin lütfen. kişi olarak benim devrimcilik ve/ya da marksizm anlamında hiçbir siyasal iddiam yok. demokrat olmaya, demokrat kalmaya çalışan, kendi varlığını politika ile anlamlandırmayan -bu arkadaşların çok sevdiği tabirle- "sıradan" biriyim. bu son derece bilinçli bir biçimde seçtiğim bir konum. şuna kızıyorum: abi çekip gitmişsin "sürgün"e. 27 yıl olmuş. orada sıkıntı çektiğine dair bir belirti yok. adamlar (suriye devlet sınıfı) seni içgüveyliğe bile kabul etmiş. senin oradan buraya talimat yağdırdığın günlerde ankara'daki adamlarının, o samimi çocukların neler çektiğini, ne şartlar altında bir şeyler yapmaya çalıştığını ben bizzat biliyorum. yirmi sene geçmiş, yirmi sene sonra tek başına bedavaya dergi çıkarıp bütün dünyaya anında dağıtma (yani internet) teknolojisini keşfedince birdenbire devrimci önderlik duyguların kabarmış. ahkâm kesiyorsun.

yine de şu sayfayı görmesem bu kadar kızmayacaktım bak: http://gomanweb.org/…lasoru/ocak/02ocak/tarihte.htm

sevgili sözlük okuru, fotoğraftan söz etmiyorum yalnız. 1986-87 yılbaşısında eşi hanımefendiyle apo'yu misafir etmişler, yiyip içmişler. 23 yıl sonra, 31 aralık 2009'da kendisiyle öcalan'ın o akşamki fotoğrafını yayınlayıp "tarihte bugün: 31 aralık 1986" ibaresini eklemiş sayın ural. işte bu ibareye kızdım. "tarihte bugün" filan...

notlar:
- "ukteyi fakfa diye biri 9 ay önce vermiş."
- bu entry'mi beğenenler şu entry'mi de beğendi: (bkz: acilciler/@mehmet ordekci)

edit: gomanweb linki değişmiş, yenisini yazdım.

(entry içeriğine dokunmadan) 3 nisan 2016 tarihli politik not: bundan tam beş yıl önce bu entry’yi yazarak sözlük'te mihraç ural başlığını açtığımda, suriye iç savaşı başlamamıştı. nitekim 2 nisan 2011 tarihinde açılan bu başlığın ikinci entry’si ancak bir buçuk yıl sonra, 2012 eylülünde yazılmış ve arkası gelmiş görünüyor.

prensip olarak, sonradan yanıldığımı gördüğüm entry’leri bile silmiyorum, edit'lemiyorum. çünkü ben -sözlük'teki pek çok veledin aksine- yanılabilen bir faniyim. bazen sadece böyle bir not ekliyorum. ama bu entry’de yazdıklarımda yanıldığımı filan görmüş değilim. bu notla, mihraç ural’ın suriye iç savaşında ünlenmesinden ve sağcı medyanın günah keçisi kadrosuna alınmasından çok önce yazdığım eleştirilerin terörist ve kadın taciri ışid sempatizanlarının ona kustukları nefretle aynı düzlemde ele alınamayacağını belirtmek istedim. bunun zaten kullandığımız üsluplardan anlaşıldığını sanıyorum. benimki sol içi bir eleştiridir. iti kopuğu ilgilendirmez.

devamını okuyayım »
02.04.2011 12:40