pink kilot

  • kızgın kumlardan serin sulara (15)
  • 577
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

ezel

kader ve masumiyete göz kırpmıştır bu haftaki bölümünde. hatta göz kırpmak ne kelime, göze göze sokulan postmodern bir alıntı yapmıştır. haluk bilginer, masumiyetteki hali ile bekir yani - kendi ağzıyla "hep aynı yanlışları yapan" ama kadının arkasından sürüklenen - ufuk bayraktar zaten kader'deki bekir. ama bu filmde birbirinin alter egosu olarak varoluyorlar. iki filmi güzel çakmışlar bu bölümde birbiri üstüne.
ha bir de genç ramiz'in kitaplığı devirip yere düşüşü ve sefil bakışları; ve yerde duran suç ve ceza kitabı. dostoyevski takıntılı zeki abiye gitsin. güzel bölümdü vesselam.

devamını okuyayım »