sah ru

  • 448
  • 1
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

32. istanbul kitap fuarı

artık bir marka olmasına ve karşılıklı katılımın (yayınevi - okuyucu) diğer illere göre rekor yükseklikte olmasına rağmen gittikçe fuar vasfını yitiren etkinliktir. önceki yıllarda ufak tefek görülen sıkıntılar ve yeni yeni icatlar artarak devam etmekte. (bkz: #30997809) öncelikle şu çocuk yayınları meselesine girmek istiyorum zira gitgide fuarın tamamını ele geçirmeye başladılar. hadi geçen sene temaydı da her yere dağılmışlardı. peki bu sene niye eğitim yayınları stantları gibi ayrılmayıp tüm salonlara karman çorman halde yayılmışlar acaba? çocuklu aileler için bir kere, büyük yayınevlerinin kalabalığında sıkışıp duran çocuklar için iki kere, balonlarla koşturan çocukların arasından kitaplara bakmaya çalışan yetişkin ziyaretçiler için beş kere eziyet.

fiyatlara gelirsek indirim yok değil hemen her stantta var. fakat geçen sene gibi üstelik bu sefer birkaç yayınevi değil katılımcıların çoğu kitabın arkasındaki orijinal fiyatın üzerine bisküvi etiketi gibi yeni bir fiyat yapıştırmış. ki bu fiyat aşağı yukarı mağaza fiyatıyla aynı. bu sebeple fuar indirimi uygulandığında ancak internet satış fiyatı elde ediliyor. hatta bazen o kadar bile indirim olmuyor. -ismail abi mod on- biz ne anassının gözüyüz biliyonuz mu, listeyle geliyoruz oraya. bana kalkıp mağaza fiyatı çekiyorlar. ne anladım o zaman yayınevi ve okuyucunun aracısız karşı karşıya gelmesinden? -ismail abi mode off- set satışlar biraz kârlı denilebilir. bir de sözleşmesi biten yayınevlerinin ellerinden çıkarttığı kitaplar oldukça hesaplı oluyor.

bu sene özellikle büyük yayınevlerinde hayret verici derecede özensizlik göze çarpıyor. sıradan, fark yaratmayan, hatta bazıları gözden kaçacak kadar küçük stantlarıyla hayal kırıklığı yarattı doğrusu. bir de sanki fuar yıllardır aynı tarihlerde yapılmıyormuş da ramazan misali her sene 10 gün geri atıyormuş gibi çoğu kitap fuara yetişmedi bahanesiyle ortada yok. bazen de hiç umudunuz olmayan bir kitap çıkabiliyor tabi, orası şansa kalmış artık. fakat çoğunlukla hep bir hazırlıksız yakalandık havası. fuara değil çay içip kuru pasta yemeye gelmişler arkadaşlar.

bu senenin onur konuğu çin halk cumhuriyeti güya ama o tek standı görene kadar unutmuştuk. etkinliği varla yok arası. tema tarih olduğu için ileri salonları sahaflara ayırmışlar ki diğerlerinden çok daha rahat bir ortam olmuş.

totale baktığımızda tüyap'ın tüm bu hususlarda iki suçu var. bir salon düzenlemesi. iki beylikdüzü'nde olması. suçun büyüğü gittikçe şımaran yayınevlerimizde maalesef. sırf o ortam için bile gideceğimizi bildiklerinden gittikçe gemi azıya alır oldular. yapmayın gözünüzü seveyim, böylesine güzel ve köklü bir fuarı hiç etmeyin.

devamını okuyayım »