scissorhands

  • 245
  • 0
  • 0
  • 0
  • 11 ay önce

asla iyileşmeyecek çocukluk yaraları

her şeyden ve herkesten çok sevdiğin babanın gazeteci olması sonucu büyürken onun yokluğuna alışmak zorunda kalmış olmak.

o hep bir yerlerdeyken onun nerde olduğunu sorguladım. bir gün daha neredeyse bebekken önümde duran gazetede onun bosna savaşı sırasında yaralanan ve ailesini kaybeden bir çocukla fotoğrafını gördüğümde beni bırakıp o çocuğun babası olmaya gittiğini düşünerek bütün gün ağladığımda annem en sonunda gazeteyi ortadan kaldırıp o kişinin babam olmadığını, benzettiğimi söylemek zorunda kaldı. belki de terk edilmekten hala ölesiye korkmamın sebebi budur. biraz daha büyüdüğümde her akşam kanaldan onu arayıp gelip gelmediğini sordum, o gelmeden uyumayı reddettim, her gece "yola çıktın mı?" sorusuna "hala kanaldayım, sen uyu" cevabını aldım.

ilerde ise bu senaryonun aynılarını yaşatacak bir adamı bulup ona aşık oldum, sonuç yine hayal kırıklığı oldu.

henüz 11 yaşındayken bu her şeyden çok sevdiğim adamın annemi defalarca aldattığını öğrendim. herkese güvensizlik. birine tekrar koşulsuzca güvenmeyi başardığımda ise büyük bir hata yaptığımı anlamıştım.

haber merkezleri yüzünden hep terk edilmiş hissettim, orayı sevdiğim adamları benden çalan şeytani bir yer olarak gördüm. sonra kendim gidip haberci oldum. neden? senden intikam mı alacağım sevgili medya sektörü? the newsroom izlerken durup dururken ağlıyorsam hala, neyse, ne diyorduk... çocukluk yaraları! evet.

devamını okuyayım »
22.08.2012 05:11