serendipity

  • 3421
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

simültane tercüman

ünlü, popüler, yakışılklı birisini çevirirken, kıkırdamayanı, mevcut programın şovmeninden sahne çalmaya ve şov akışını yönetmeye yeltenmeyeni,
ağzını ve bacaklarını miktarı kafi derecede kapalı tutmayı becerebileni makbuldur.
ayrıca sabah 6'dan beri uyanığım diyen adamı da saat altıya kadar uyanıkmış diye çevirmeyeni de hoş olur.
tabii bunlar ancak meslek etiği ve yetkinlik bazlı işe alımlarda mümkün olabiliyor.
yurtdışında okudum yaşadım ben, ingilizcem süper kızım var ya hesabıyla sawyer'ı görmek için torpille oraya getirtilen çevirgeçler için böyle beklentilere girmek en hafifinden safdillik olur.
(bkz: işi ehline veriniz)
edit: eh fazla yanılmamışım görünen o ki, getirtilmek haricinde, direk getiren götüren mertebesinde olunca, kişilerin egosuna yenilerek, profesyonel tercihler yapmak yerine, kendilerini de ortaya getirdikleri ortamlar olabiliyormuş.
neyse ki, mesleğinin bu olmaması bir nebze sevindirici meslek onuru adına.
tabii, bu işi reddetmeyip yapmayı kabul etmesi, arzularına yenilmesi konusu ise ayrı bir sözlüğün ve evrenin konusu.
şu anda düştüğü hal ile programın sahibi şovmene tercüman kayması lafını ettirmiştir.
kaymak ki ne kaymak, maşallah manda kaymağı mübarek...

devamını okuyayım »
19.04.2008 00:11