serendipity

  • 3423
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

kadayıf dolması

makbulünde içinin cevizinin toz şeker ile karıştırılması, tel kadayıfının taze ve uzun lifli olması, kırık ve kırpıntı kadayıftan yapılmaması, cevizli için üvey ana hesabı yarım yarım değil de dolmayı dolduracak kadar bol olması, kızartıldığında saçaklar parçalar çıkmayacak şekilde muntazam sarılması ve kızartılması(bunun püf noktası, kadayıfı sarıp sonra gerçekten kızgın yağda kızartırken her dolmayı önce tavanın kenarında yan yüzeye bitişik olarak ve kaşıkla çevirerek kızartmak, böylece dışını zırhlamaktır.) dışının kalın ve kabuksu ve sert olmaması, şerbetinin de içine sinmiş olması ancak içi bayacak kadar reçel gibi olmamasıdır.
ramazanda iftarların demirbaşlarından* olup kıncılı mıncılı ayran aşı ile sofrada arz-ı endam eder.
tatlının hafif gibi iyi niyetli bir sıfatla nitelendirilmesi, herhalde ancak ondan bir, bilemedin iki tane yemekle iktifa edebilecek kadar nefsine sahiplere nasiptir ve mükellef bir yemek üstüne rahatlıkla minimum 5 (yazıyla beş) tanesini besmelesiz lüpletebilecek tıynet veyahut tıynetsizlikteki hamuryutan sınıfından dombililerin ise aklından bile geçemeyecek bir eylemdir.
durmasana evladım, emdir şu şerbeti dolmaya, emdir!

devamını okuyayım »
16.05.2002 09:00