serendipity

  • 3425
  • 1
  • 1
  • 0
  • dün

ezilenlerin pedagojisi

bir taraftan papaz/rahip, bir taraftan da azılı komünist olan bir acaip adam
olan paulo freire'nin içine girildiğinde, mevcut değerleri(ni), rahmetli anneanneciğimin hoover marka eski usul santrifüjlü makinesinde çevrilmiş gibi darmaduman eden kitabında pek güzel izah edilen varoluş hali.
adı böyle tumturaklı filan ya, sanılmasın ki bu da sırf kürtaj, uyuşturucu, aldatma gibi sırf hani komşularımıza ve tanıdıklarımıza olan bizden uzakta birşey.
çok basit, çok yaygın, çok kaçınılmaz bir şekilde hep ve çok aramızda oysa ki.
tüm insan ve sadece insan oluş haliyle alt devresini bekleyen askerden tutun da,
parti başkanı olan eski ilçe başkanı olan politikacıya, taze kaynana olunca gelinini ezen eski geline kadar.
peki ne der özetle bu freire amca ne der diye soranlara:

aslında ezen ve ezileni barındıran, onlardan ibaret olan bir anlamda herangi bir düzlem, bağlam ya da hadi klişe jargonla düzende, ezilenlerin ezilen konumundayken tamamen karşıt ve karşısında durur(muş?) göründüğü bu ezen ezilen düzenine atıfla duruşunun ezen konumuna geçmekle hemen yokolduğundan bahsediyor freire.

yani ezilenin bozuk düzen dediği o şey her neyse,
o düzene karşıtlığının, düzenin bizatihi kendisine değil de,
o düzendeki konumuna dair olduğunu yayıp döküyor ortaya.
ezilmenin acısını çıkarmak için artık ezen olmak,
böylece aynı düzeni değişik kişilerle yenilemekle
kendini sürekli devam ettiren bu kısır döngüden çıkışın, sistemdeki yerimizi değiştirmekle değil (bkz: first order change), sadece sistemin ve düzenin ezmek ve ezilmek üzerine kurulu olan yapısını kökten değiştirmekle (bkz: second order change) olabileceğinden söz ediyor.
ezilen olmanın acısını ve ezene duyulan nefreti,
yeni ezmelerin nüvesi olarak görmemeyi başarıp,- ki bu hakikaten bir başarı-, bir kaldıraç olarak kullanmak gerek belli ki.
nefret nesnesini önce anlamak*, anladığın şeyin bilgisiyle de o nesneyi dönüştürmek için soyut bir kaldıraç.

kaldıramazsak eğer, ezen ve ezilen konumlarını hiyerarşik bir yapının gelişim aşamaları olarak görmekten kurtulmadıkça ezilmeye devam edeceğimizi gözümüze gözümüze sokuyor rahip freire;
ezen olsak, ya da öyle zannederek ego mastürbasyonuyla tatlı tatlı avun(dur)sak bile kendimizi, tıpkı kendisini "ibne" kabul etmeyen aktif eşcinseller gibi.

devamını okuyayım »
11.09.2005 15:13