sex addict

  • 3583
  • 5
  • 3
  • 0
  • dün

elif şafak urucu

bugün bir köşe yazısında, bilgi üniversitesi'ndeki görsel sanatlarla ilgili bir bölümde (bölüm ismini hatırlayamadım) bitirme projesi için öğrencinin birinin üniversite kampusunun içerisinde porno film çektiğini, üniversitede öğrenci olan genç bir kadının da tempo dergisine röportaj vererek o filmde oynadığını söylediğini öğrendim.

şimdi, öncelikle, fotoğraf/video ile alakalı bir bölümde bitirme projesinin konusu belirtilmiyorsa ve öğrencinin kendi özgür iradesine bırakılıyorsa -ki mantıklı olan budur, öğrencinin hayal gücünü geliştirir, destekliyorum- sonuçta bu konunun veya arka planın seçimi projeyi hazırlayan öğrenciye aittir. korku/gerilim filmi de çekebilirdi, formatın izin verdiği ölçüde -kısa film veya diğer türler vs.- deneysel de takılabilirdi.

öğrenci, bu filmi çekmiş. doğru olan, okuldaki jürinin bu filmi önyargılardan arınmış bir biçimde izleyerek bu bitirme projesini kamera açıları, teknik bileşenler, görüntü kalitesi, konunun ele alınış biçimi, orijinallik, sunum gibi (benim bilmediğim not kriterleri olabilir) açılardan değerlendirmesiydi. bitirme projesine d notu verilmiş. akademisyenlerin d notunu verirkenki kriteri neymiş, çok merak ediyorum doğrusu.

porno filmde oynadığını söyleyen genç kadınla ilgili bir şey yazmama gerek yok. kendi seçimi. herhangi bir filmden benim gözümde, sonuçta akademik amaçla çekildiği için, farksız olan bu filmde oynamanın abartılacak bir tarafı da yok. bu konuda şöyle bir kararsızlığım var ki, pornografiye kavramsal olarak da yöntemsel olarak da karşıyım.

pornografinin, insan bedeninin -özel olarak da kadın bedeninin- aşağılanması olduğunu düşünüyorum. cinselliğin tek başına değil, şiddetle birlikte yer aldığı pornografide, toplumsal cinsiyet rollerinin güçlendirildiğini, cinsiyetçi bir bakış açısının egemen olduğunu, heteronormatif ve patrimonyal özelliklerin ağır bastığını görüyorum.

pornografiye karşıyım; fakat pornografinin yasaklanmasına da karşıyım. seks işçiliğine karşıyım, fakat seks işçiliği kavramının yasaklanmasına da karşıyım. kadınların türban takmasına karşıyım, fakat türbanın yasaklanmasına da karşıyım. kadının ikinci sınıf olmasına sebep olan, ya da halihazırdaki durumda ikinci sınıf olan konumunu daha da vurgulayan bu araçlara karşıyım; fakat bu araçların yasaklanmasının kadın-erkek eşitliğine de cinsel özgürlüğe de katkı sağlayacağını düşünmüyorum. aksine, yasakçılığın bu araçlara olan talebi arttıracağının farkındayım.

bu genç kadının porno filmde oynamasını ahlakçı bir bakış açısıyla değerlendirmiyorum. bazı yarışma programları, yarışmacıların özel hayatlarını 7 gün 24 saat görüntüleyerek kamuoyuna sunuyordu. bu da bir pornografidir bana göre. ancak, "özel" olan, "kişisel" olan politiktir. yatak odasını bir siyaset arenası olarak algılarsak, pornografi de ahlakçılığa karşı açılmış bir savaştır. kadının, kendi rızasıyla porno filmde oynaması, kendi bedeni üzerinde tek söz sahibi olduğunu vurgulaması anlamına da gelir. "erkek egemenliği" eliyle inşa edilmiş 'ahlak' kavramına atılmış bir tokat olması açısından da değerlidir.

porno film üzerinden ana-bacı edebiyatı yapılmasına da karşıyım. kadınları mutfağa, banyoya, yatak odasına, ana bacı rollerine hapseden bu zihniyet, zaten ortadan kaldırılmasını istediğim zihniyet. kadınlar, bu hapsetme girişimi karşısında, doğurmayarak, seks yapmayarak, hatta cinselliği bir silah olarak kullanarak tepki göstermeliler. örnek olarak "benim evden dışarıya adımımı atmamı istemiyorsan, seks yok" diyebilmeliler. bu gibi durumlarda "evlilik içi tecavüz" vakaları yaşanıyor ve kadınları evlilik içi tecavüzden koruyan herhangi bir yasal mekanizma bulunmuyor.

nerden nereye ... porno filmde oynayan kadın üzerinden kadın direnişi örgütlemek kolay bir iş değil.

devamını okuyayım »
03.01.2011 13:13