sifsi

  • aklıselim (563)
  • 979
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

ercan yazgan

tmc film yeni kurulmuştu. sahiplerinden erol avcı yıllar öncesinde odak film ve estet video firmalarında beraber çalıştığım bir arkadaşımdı. beni aradı. o sıra kardeşi birol kanser idi ve ilik nakli için onunla kalması gerekiyordu. o sıra kemal sunal daha filme başlayamadan ölmüş ve ekip de gürcistan'a gitmişti. ben de fransızlar ile bir film bitirmiştim ve yorgundum. erol avcı aradı ve "yarın lütfen bana gel" dedi. gittim. gürcistan'a gidip bir türlü çekime başlayamayan filmin hem kendisine bağlı, "özel genel koordinasyonu" hem de çevre düzeniyle ilgili sanat yönetmenliğini yapmamı istedi. gittim.

uzun bir yolculuk yaptım çeşitli sebeplerle. yurt dışına çıkış yasağım vardı uzun yıllar. onu da bir şekilde bertaraf edip batum'a geldim. ekibi buldum. o sıra gürcistan acara özerk bölgesi cumhurbaşkanı abaşidze idi. daha "motor" diyemeyen ekip yorgun ve morali bozuk, çok büyük bir alanda yönetmen ali özgentürk'ün yüksek sesli varlığından sanki pısırık olup, bezmiş gibiydi. gün boyu akla uygun plan ve program yapıp bir gün sonrasına "iş koydum". "iş koymak" kavramını sadece sinemacılar bilir. bilmeyenler onlar ile ilişkide öğrenebilir. burada anlatmayacağım.

uzun ve maceralı yolculuktan gelip uyumadan ekibi örgütlemiş ve herkesin yatmasını, sabah erken kalkıp işe koyulmasını söylemiştim. ben de dökülüyordum ama gözlerimde zerre kadar uyku yoktu. herkesi uykuya gönderdikten sonra kaldığımız putnik isimli otelin köhne lokantasına yöneldim. iki kadeh rakı istiyordu canım. istedim otelden yokmuş. şöyle bir göz gezdirdim mekana. baktım biraz ileride küçük bir grup var. prodüksiyondan selma arkadaşım, oyuncular ve içinde bir kişi var; ercan yazgan...

ercan yazgan o balalayka isimli filmin oyuncularındandı. masaya yaklaştım. rakı içiyorlardı. ekip uzun süredir orada kalıyordu ve üstelik masada rakı vardı, rakı içiyorlardı. otelciler bana "rakı yok" demiştiler. selam kelam faslından sonra ercan yazgan ile muhteşem sohbetimin olduğu ilk gecedir. ercan yazgan türkiye'den gelirken bir kasa rakıyı bizim oyuncu mercedes 302 otobüsün bagajına koymuş. her akşam da demleniyormuş. orada kaldığım süre rakısını herkesle olduğu gibi benimle de paylaşmıştı.

sonra film türkiye'de devam etti. çekimlerde ercan yazgan'ın da katkısıyla çok keyifli zamanları beraber yaşadık.

sonrasında koah ve ardından alkolizm ile ciddi sıkıntılar yaşadı. bir deri bir kemik kaldı. sonra sağlığını biraz toparlar gibi oldu. erkenden, çok muazzam oyunculuk yapabilecek yaşta ve donanımda bizleri ebediyen terk etti.

ercan yazgan, şimdilerde serin serviler altında karacaahmet mezarlığında yatıyor...

devamını okuyayım »