silverleaf

  • 300
  • 6
  • 1
  • 0
  • geçen hafta

projektif identifikasyon

muhtemelen nesne ilişkileri kuramcılarının psikoloji literatürüne yapmış olduğu en büyük katkı bu kavram. melanie klein'dan sonra üzerinde çok oynanmış ve değişiklikler yapılmış ve günümüzde daha az patolojik bir anlama geliyor. sıklıkla üzerine düşünülesi bir şey: çiftlerin kendi benliklerinin baskılanmış kısımlarını eşlerine yansıtmakla kalmayıp, birbirlerinin yansıttıklarını da içselleştirerek onlarla özdeşleştikleri anlamına geliyor.

örneğin aile içinde, koca, kendisinde olmasını istemediği edilgenliği ve zayıflığı karısına yükleyerek ve yansıtarak, kendinde olmasını arzuladığı saldırgan ve rekabetçi imgesini bir yandan sürdürebiliyor. bu da, kendisindeki saldırgan rekabetçi özellikleri kocasına yansıtmak yoluyla istediği edilgen ve çaresiz, dolayısıyla korunan bağımlı kişi imgesini sağlayabilen kadın için ideal bir durum. bu açıdan eşler arasındaki yansıtmalı özdeşimler, karşılıklı pekiştirici ve tümleyici bir özellik taşıyor. eşler yansıtmalı özdeşimleri kabullenerek ilişkilerinin içinde kalıyor. hatta bir bakıma: "işlerine geliyor".

main’a göre yansıtmalı özdeşimde “öteki”, aslında yansıtan tarafından yansıtılan ve esasında kendisine yabancı olan saldırgan nitelikleri ve itkileri (impulse) hissetmeye zorlanır, garip ve rahatsız hissedebilir ve yansıtana karşı kızgınlık duyar. fakat yansıtanın zayıflığı ve korkaklığı karşısında, kendisine devamlı olarak zorla yüklenen üstünlüğe ve saldırgan güce karşı koymak bir o kadar da zorlaşabilir. bu tür rahatsızlıklar az veya çok tüm çift ilişkilerini etkiler. burada bir alıntı yapmak istiyorum:

"belirli çiftler öyle birbirine kenetlenmiş yansıtma düşlemlerinin egemen olduğu dizgeler içinde yaşarlar ki, her biri karşısındaki kişiyle değil sanki yansıtılan istenmeyen, bölünmüş kendi kısmıyla evli gibidir. fakat egemen ve kaba olan koca ve aptalca çekingen ve saygılı olan kadın, kendileriyle ve karşısındakiyle aşırı mutsuz olabilir; buna rağmen bu evlilikler istikrarlıdır, çünkü eşlerden her biri narsistik patolojik amaçlar için diğerine ihtiyaç duyar."

projektif identifikasyon ile her eşteki içsel, bilinçdışı çatışmalar böylece çiftin çatışma örüntüleri olarak dışsallaştırılıyor, aslında bu çift çatışmaları içsel sorunların yeniden canlandırılması oluyor bir bakıma. nesne ilişkileri kuramcıları bunları sembiyoza bağlıyor, yani çiftlerin ego bütünlükleri ve benlik karmaşıklıkları ne kadar azsa, o kadar çocukça ve o kadar yoğun oluyor bu durum.

son bir özet ise şu: siz, tam olarak karşınızdaki kişinin size yansıttığı "kendi" zayıflığını farkında olmadan benimseyebiliyor ve onu kendinizinmiş gibi algılayabiliyor, ardından tamamen ona göre davranabiliyor ve kendinizi o şekilde tanımlamaya başlayabiliyorsunuz.

ilginç olduğu kadar, korkutucu da bir durum bence.

(bu konuyu araştırırken ve sonrasında bu entry'yi yazarken pines (2003)'ten ve göka (2006)'dan yararlanmıştım, onu da belirtmek istiyorum.)

devamını okuyayım »