skulk

  • 130
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 ay önce

istanbul atatürk havalimanı

zamanında 4 ay yatıp kalktigim evimdi. sene 2011. okul bitti. yurt hakkım doldu. işim yok. haliyle evim de yok. cekingen de biriyim. gidip hiçkimseye "sende kalabilir miyim?" diyemedim. bana kalacak bi yer lazim.
en guvenli uyuyabilecek yerler:
acil servisler
24 saat acık olan itü kütüphanesi
bir de havaalanları.

ilk bir hafta şişli etfal'i denedim. zaten surekli bagırıs cagırıs oldugu için geceleri burada gecirmek cok zor oldu. ama bi gece uyuyamayıp dolanırken kapının onunde yana yıkıla 0rh+ kan arayan bi amcaya yardım ettim. kimse donup bakmıyor adama. herkes kendi canının derdine dusmus cunku. 15-16 yaslarında bir kızı var. kan onun için diyor. yarın ameliyata alınacak acil lazım gardaş diyor. 7 ünite lazım ben 1 ünite verebilirim. geri kalan nolacak diye düşünmeye başladı bu sefer de. yapacak bişey yok yalan soylicez dedim.
155 arayıp kendimi polis cocugu gibi tanıttım. babama kan lazım. aklıma bi tek teskilat geldi bi anons gecseniz dedim. memur eyvallah diyip kapadı. 2 ekip otosu polis geldi yarim saate. 6 unite lazimdi simdi 9 unite var. yeter de artar. amca dualar tesekkurler etti bi visne suyu bi gofret aldi :) elinden geldigi kadariyla nazik aslinda anadolu insani.
baktim gunes doguyor. benim problemim hala cozulmedi. kalacak yer bulmam lazim.
havaalanlariyla ilgili bilgi almam lazim. sleepingattheairport.com gibi bi site var. baya faydali her seyi anlatiyolar. ben gerekli bilgileri aldim. ciktim yola. yine ilk hafta uyumaktan ziyade tum sorunlari listelemekle gecti.

koltuklar asiri rahatsiz.
gece saat 2-3 gibi polis kimlik kontrolu yapiyor.
yine gece saat 4'te temizlik basliyor.
havaalani icinde yemekler cok pahali.
wifi-elektrik lazim.
banyo da ayri bir sorun.

uyumak icin en uygun yer dis hatlar. burada cok kolay karisiyosun diger yolcularin arasina. yanimda bir sirt cantam var. girer girermez yerden buldugum havayolu sirket etkilerini cantaya yapistirdim. sahte yolcuyum ben, goze batmamam lazim. gece polis gelmeden asagi kata starbucks'a iniyordum. starbucks en kor nokta. ıstersen saatlerce uyu. kimsenin umurunda degil. wifi ve elektirigi de buradan aliyordum. gunduzleri is ararken geceleri polisten kactigim yer oluyordu burasi. bir de ahbap edinmistim. mr. yusuf.
siyahi bi abimizdi. 38 yasinda. usa'da ingilizce ogretmeni. musluman bir adam. yayimlamak istedigi bir de kitabi vardi. hristiyanlarin islama bakisi gibi bir seydi. o da ben gibi evsiz. bulgaristan'da cok iyi para veriyolarmis ingilizce ogretmenlerine oraya gidicem diyordu. dunyanin en pozitif adami falandi heralde.
yemek sorununu metro cikisinda bulunan marketle hallediyordum. burasi havaalani icindeki yerlere gore inanilmaz ucuzdu. peynir-ekmek 1,5-2tl gibi birseydi. bu marketten ihtiyaclarimi karsiliyordum zaten kus kadar bi param var (400tl). dikkatli olmam lazimdi. arada bir hovardalik yapip arnavut cigerli aliyordum ama o da 4tl idi.
banyo da buyuk sorun. bunu da esenler otogarında hallediyordum. ah esenler ah... istanbul'un cehennemidir bura bana gore. zemin katta soforlerin banyo yaptıgı leş gibi bi odalar var. 5 lira. burada kadın da pazarlıyorlar sanırım. gecenin bi vakti hiçbi kadının orada keyfi bulunmak isteyecegini sanmıyorum. işimi halledip (banyodan bahsediyorum) metroyla geri donuyodum.
gunler geciyordu ben hala işsiz ve evsizim. bir de herkes bana aşina olmaya basladı. bana bi bahane lazımdı. okurken yaptıgım iş geldi aklıma. havaalanı transfer işi. bunun için organizasyon şirketinden takım elbise istedim. 3 tane kartona yabancı isimler yazdım (leia bloom, david colbert, shabnam hosseini) bir de sahte bir konuk listesi duzenledim. polis ya da guvenlik ne zaman beni gorse yine geceye kalmışsın diyip selam verir oldu. role de kaptırdım kendimi polisi yakaladım mı rotar yapan ucaklardan bahsediyordum.

4ay boyle boyle geldi gecti. sonunda iş buldum. her seyi de o işi bulabilmek için yaptım. şimdi de global bir şirket için çalışıyorum. her sey yolunda. arada bir sadece o gunleri hatırlamak için hala havaalanına gidiyorum. bi peynir-ekmek alıp starbucks'a oturuyorum. insanları izliyorum.
ne istiyosanız su hayattan yakasına yapısın, kavga edin. kibarlıktan anlamıyor bu dünya.

devamını okuyayım »