uglynakedguy

  • 308
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

varan

son seyahatimde rezilliğin sınırlarını zorladığına tanık olduğum.

ulusoy tarafından satın alınmasından önce de pek iyi durumda değildi, gene rezildi. lakin son ankara alanya seferinde tanık olduklarım yok artık dedirtti.

8 saatlik yolu tamı tamına 11.5 saatte aldık. gidiş yolu ve seyahat saati göz önünde bulundurulduğunda, planlı olarak uğradığı terminaller varmıştır zaten diyip 10 saate kadar göz yumarsın, ama öyle değil... bir kere kurumsal hiçbir tarafı kalmamış; otobüsler, şöförlerin ve muavinlerin malı haline gelmiş; öyle ki o otobüslerden kar elde edildiğini zannetmiyorum.

11.5 saat süren yolculukta zannedersem 4. saatte mi çay kahve meşrubat sunuldu. 3. saatte ise bir mola verilmişti.
o saatten sonra hiçbir ikramda bulunulmadı ki (otobüsün vereceği kekle doyacak değiliz elbette kovalamıyoruz da. ama 25 sene öncenin taşımacılık mantığıyla hareket edildiği bize bildirilmediğinden yanımıza beslenme çantalarımızı almamıştık)
e gece yolculuğu tabi, herkes uyuyor ya da uyku sersemi. sesini çıkarmıyor. zaten az sonra geleceğim gibi, çoğu biletli yolcu da değil...

ha zaten ikram yapacak olsalar da yapamazlardı çünkü muavin 1er 2şer saatlik periyodlarla toplamda 7 saate yakın uyudu. allaha bin şükür, şöför uyumadı. uyumadı ki terminal girişi anonsu falan yapılacağında, yolcu indirilip bindirileceği zamanlarda muavini dürterek uyandırma çabasına giriyordu. muavinin uykusu derindi. şoför bir elini yarım dakika mesafeyle dürtmeye ayırıyor, bana mısın demiyordu. uyandı...

40küsür kişilik araçta toplamda 70 e yakın yolcu taşındı maksimum 30u biletliydi. hikayenin en sevdiğim kısmı; 0 hizmet sunulan araçta en az olduğunda 3 en çok olduğunda 5 kişi şoför çevresinde toplanıyor eflatun sofraları kuruyorlardı. 5 kişiye ulaşıldığı bir zamanda, 2 muavin 2 şöför 1 de ahbap vardı. (ahbabın bizlere katılma hikayesi de görüp bağırıp cama vurup gelmesi şeklinde)
ahbabın uzmanlığı da yolcu taşıma ve iş ahlaksızlığıymış. kendisinin de yol göstericiliğiyle biletsiz yolcu taşımanın yeri ve önemi tartışıldı. dediği doğruysa bir şoför arkadaş ayda 3400 lira ek gelir elde ediyormuş biletsiz yolculardan...

bizim şoförlerimizden birisi de belli bir zaman diliminde yaptığı taşıma ile 590 lira kazandığını aynı zaman zarfında 700 lira biletsiz yolculardan edindiğini açıkladı. tabii doğru dediler, önemli dediler, biletsiz taşımak lazım dediler, araç ne kadar boş kalksa o kadar iyi dediler...

en küçük terminale bile yolcu bulma ümidiyle girmekten kaçınmayan otobüsümüzün benzini bitti. program dışı yakıt ikmali için ordaki bir benzin istasyonunda durduk ve yolun bitmesine 30dk kala 25 dakikalık bir yakıt ikmali yaptık. normalde ayarlanır böyle şeyler, kendi anlaşmalı oldukları istasyonlar falan olur, ve yakıt takviyesini molalara denk getirirler. ama artık ne kadar suyunu çıkardılarsa otobüsü dolmuş gibi kullanmanın; onun bile hesabı şaştı. (bu arada içi tatil neşesiyle dolan yolcu, otobüsün dolmuşa dönmesini yadırgamadı. inecekleri istasyona yakın öne gelip "kaptan inecek var" diyip kendi kendilerine iniyorlardı. kaptan da, yazıktır yürümesin diye diye her otelin giriş kapısına girdi sağolsun)

arayayım şikayet edeyim dedim, yolcunun ağzına sıçılmasını pek umursamazlar da, kendi ceplerinden bu kadar göstere göstere çalınmasını kaldıramazlar diye düşündüm.
sonra dedim siktir et, ben mi düzelteceğim sistemi. toplu taşımanın kısa mesafeden sonra uzun mesafede de ırzına geçmeye devam etsinler. her yere özel arabayla gidelim, trafik çilesi bitmesin. yolları genişletsinler genişletecek yer kalmasın, solunacak hava kalmasın, petrol kalmasın; cehennemin dibine kadar...

devamını okuyayım »
31.08.2012 03:59