wilwarin

  • azimli
  • mülayim ama sempatik (545)
  • 2269
  • 2
  • 1
  • 0
  • 6 gün önce

istanbul havalimanı

istanbul havalimanına yapılan itirazların anahtarı 'risk' kelimesi.

bu kadar büyük bir yatırımın yer seçimi nasıl yapıldı? helikopterden uçarken 'şuraya bir havalimanı gelse güzel olmaz mı?' denilerek, erdoğan ve yıldırım'ın, yani sadece iki kişinin kararıyla oldu. geri kalanı ise tam manasıyla kılıfına uyduruldu.

eğer bunu kabullenebiliyorsanız, yani dünyanın en büyük havacılık projelerinden birine böyle karar verilebilmesi sizin aklınıza yatıyorsa zaten sorun yok. ertesi gün, aynı karar mekanizmasıyla 'bundan sonra herkes mavi giyecek' de denilebilir, ki şehircilik açısından havalimanının yeri ancak bu kadar mantık çerçevesindedir.

uzmanların uyardığı nokta tam da burada başlıyor. ve insanların bu derece tedirgin olması da bu riskten kaynaklanıyor. projenin meteorolojik verileri, arazinin mikroklimasından farklı olan kumköy, ve tamamiyle farklı bir iklim rejimindeki ahl istasyonlarından alındı. iklim dediğimiz olguyu öyle iki üç senelik veriyle de anlayamazsınız, en az yirmi senelik veri gerekir. dahası, kurulan meteoroloji istasyonu sayesinde görüyoruz ki, hakikaten kuzey rüzgarlarının en çok etki gösterdiği yer tam da burası. hele ki iklim değişikliğiyle risklerin çok daha da arttığı günümüzde nasıl ani hava olaylarının görülebileceği belli değilken.

tüm masterplanı bu şekilde tasarlanan havalimanı konusunda insanların tedirgin olmasıyla dalga geçemezsiniz, dahası bunu sadece politik duruşa yoramazsınız, çünkü adı üstünde risk, masterplanından çed raporuna projede imzası bulunanlar ve havalimanı yöneticileri dahil kimse, bu durum konusunda tam bir yorum yapamaz, yaptıklarını iddia etseler de bu doğru olmaz: veri eksik sonuçta. hatta şunu söyleyeyim. buraya rüzgar terminalini uygun gören devlet aklı ile havalimanını uygun gören devlet aklı aynı, nasılsa!

bu sadece iklim, zemin konuları var, onu da geçtim, projenin kendi ölçeğinin büyüklüğünden kaynaklanan yönetimsel riskler de var, yine ölçekten kaynaklı ekonomik riskler de var. ekolojik sistemler var, tehlikede olan. su kaynaklarının emisyonlarla kirlenmesi var, istanbul kuzey ormanlarının yok olması var. (1)

çok ölçekli ve çok katmanlı bir sorun, ve haydi diyelim ki yanılıyor karşı çıkanlar, ve her şeye tamamiyle bilimsel veriden yola çıkılarak, uzun vadeli araştırmaların sonucu karar verildi, şeffaflığın olmaması bile bu projenin riskidir. çünkü havalimanının kullanıcısı için risk demek, tercih etmeme sebebidir. çok benzer süreçleri kanalistanbul için görüyoruz. '8 milyona hizmet veren su kaynakları yok olacak' kadar somut bir bilgiye karşı argüman 'üsküdar beşiktaş arası 30 dakka artık' ve 'siz muhalifler birinci köprüye de karşı çıkmıştınız' (2) ciddiyetinde olunca, kamuoyunun içinin rahatlaması çok ama çok zor.

e peki, bizim, yani halkın bu noktada şeffaflık, katılım ve rasyonel süreçler talep etmesinin sebebi ne? kamu hakkı, demokrasi, ve dahası kent hakkı ve sosyal adalet talebi: vergilerimizin sağlıklı ve işler yapılı çevreler üretebilmesini istiyoruz. dahası, bir iki kişinin kararının dayatılmasını istemiyoruz çünkü türkiye birden büyüktür.

(1) mega projeler ve riskler ile alakalı olarak:
flyvbjerg ve mimarist özel sayısı incelenebilir.

(1) bu konuda ilhan tekeli'nin 1970; ve hemen ardından 1975'teki yazıları okunabilir.

devamını okuyayım »