yoruichi

  • baldan tatlı (637)
  • 747
  • 9
  • 5
  • 0
  • evvelsi gün

funny games

"bir dilsizin acı çekmesi sıkıcı olur."

izleyenlerin orijinal versiyonunu daha çok sevdiği, fakat benim amerikan versiyonundan daha büyük keyif aldığım film.

haneke filmi on yıl sonra tekrar çekmesinin sebebini amerika'da funny games'in dublaj meselesi yüzünden sadece birkaç sinemada gösterime girdiğini ve filmin asıl konusu olan kitlenin filmi izleyememesi olarak açıklıyor. aynı zamanda filmi yapmak isteyen yapım şirketine başrolde naomi watts'ın olması konusunda da diretmiş. fakat film amerika'da yeterince ilgi görmüyor. bunun üzerine de haneke şöyle bir şey söylüyor; şiddeti tüketmenin aynı zamanda yardaklık etmek de olduğunu anlamak istemiyorlar.

filmdeki aile köpekli, tek çocuklu, göl kenarındaki yazlık evlerine giderken araba eğlenceleri klasik müzik parçalarının adlarını bilmek olan bir aile.

uzun araba yolculuklarındaki eğlenmeliyiz, konuşmalıyız, yolu çekilir hale getirmeliyiz tavrı beni her zaman gerer. uzun sessizlikler de çok şey anlatır tarzındaki zorlama bunalım ağlaklığı da komik geliyor, eğlenmek zorundayım düşüncesi de.

haneke'nin diğer filmlerinde insan ilişkilerindeki yapaylık film ilerledikçe alttan altta verilir. burjuva ikiyüzlülüğü de, tatminsizliği de, mutsuzluğu da her daim hissedilir. ama bu filmde filmin başındaki entelektüeliz tevazusunun altındaki itici ve aynı zamanda boş kibir ve komşularıyla yaptıkları yapay sohbetler dışında aileye dair doğru dürüst bir şey gösterilmiyor. araba güzel, ev güzel... burjuva evi kötülemesi yapmayacağım. ki o ev benim de yaşamak istediğim bir ev. sakin, göl kenarında, tekne var, köpek var, buzdolabı ağzına kadar dolu, ev bembeyaz... insanların haneke filmlerini yorumlarken yaptıkları yanlışlardan birinin burjuva eleştirisini meta üzerinden yapmaları olduğunu düşünüyorum. oysaki bu filmdeki olay sebepsiz kötülük. neden aramaya gerek yok. george neden bunu yaptıklarını sorduğunda paul ve peter'ın ciddi cevap vermelerinin altındaki alaycı tavır gibi aslında. kötü bir aileden gelmesi, bağımlı olması, toplumda yer edinememiş olması gibi vahşetin sebebini ararken yapılan kaçamak sebepler değil. sebebin olmadığını, anlam arayışı içindeki modern görünümlü beyaz yaka olmaya çalışan insanın hazmetmesi zor.

yumurta sahnesini ilk izlediğimden beri çok severim. tedirgin olduğun birinin yanında kibar ve iyi niyetli olma hali çok güzel anlatılıyor. bir an önce o an bitsin diye yapılan telaş, bittikten sonra kadının saçlarını açması ve eteğindeki aslında hiç de umurunda olmayan lekeyi silmeye çalışması, gitmeleri için rica ederken ağlamamak için çaba sarf etmesi. mükemmel. müthiş bir hikaye, olağanüstü bir yönetmen ve naomi watts'ın oyunculuğu birleşince ortaya çıkan ürünün ne kadar güzel olduğu tartışma götürmeyen bir hale alıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=sgnel5tc-j4

köpeğin cesedini sıcak-soğuk oyunuyla buldurmaya çalışan haneke, şiddeti göstermiyor. köpeği nasıl öldürdüğü, torbadaki kedi oyununda çocuğa ne yaptığı, hatta adamın bacağına vurduğu sahne bile gösterilmiyor. hollywood'un o her şeyi illaki gösterme takıntısıyla büyüyen halkın, bu filme hak ettiği değeri vermemiş olması şaşırtmıyor aslında. hollywood'un aksine o telefon çalışmaz, o komşular gelmez, o polisler hiç gelmez, o bıçak bulunmaz hatta o patlayan silah sanki patlamamış gibi olur, çocuklar ölmez bir kural yoktur. ölüm gösterilmiyor ama araba yarışının gösterildiği televizyonun kan içinde kalması mükemmel bir şekilde gösteriliyor. bana göre rahatsız edici olan şey, hiçbir şey yapmayan insanların öldürülmesi değil. bana göre asıl rahatsız edici olan şey, kadının çocuğunun cesedinin yanından geçip televizyonu kapatması. adamın bir saat önce çocuğu ölmesine rağmen acıkması. hatta en rahatsız edicisi çırılçıplak soyunması istenen kadının, soyunduktan ve vücudu izlendikten sonra paul'un giyinebilirsin dediği sahne. çünkü orada, filmi izleyen herkes, vücudu çok güzel olan ve dakikalarca övülen bu kadının kocası ve çocuğunun karşısında tecavüz beklentisine giriyor. ailenin tarafını tutan seyirci bile orada bir tecavüz sahnesinin gerçekleşmesini bekliyor. asıl ikiyüzlülük burada. şiddeti tüketirken insanın aslında yardaklık ettiğini fark edemiyor insan.

devamını okuyayım »