şükela:  tümü | bugün
409 entry daha
  • vicdanını rahatlatmak * için kıçından bahane uyduran yazarları bizlere gösteren başlık.

    (bkz: kadın nafaka fonu)
  • bundan 30-40 yıl öncesindeki gibi, türkiye'de kadını hepten eğitimsiz sanmamızı isteyen uyanık nafaka savunucularını görmemize vesile olmuş olay..

    bugün üniversite sınavına erkekten çok kadın adaylar giriyor, sınavları da erkeklerden daha fazla oranda kazanıyorlar..

    fırsat eşitliğiyse herkese fırsat eşitliği var.. benim dönemimdeki lisedeki kız arkadaşlarımızın hepsi üniversite okudu, hepsi güzel güzel işlerde çalışmaya başladı..

    ama andavalın biri gelmiş, "ama kadın evde de iş yapıyor" diyor. erkek de yapıyor iş. erkek de gidiyor dışarıdaki işleri hallediyor, yeri geldi mi kadın elini bile sürmüyor. evin bir arabası var, erkek götürüp getiriyor kadını.. ya da ne bileyim arabanın bir sıkıntısı çıkıyor, erkek götürüyor sanayiye, muayenesini yaptırıyor...

    alışveriş için erkeğe sipariş veriliyor ve erkek taşıyor yükü her akşam.. onu sktir et, evde musluk akıtıyor, erkek yapıyor.. yapamazsa usta ile muhatap oluyor.

    herkes yaptığı işi söylerse kadın o kadar karlı çıkmaz bence..

    bir insanın çalışmadan para kazanmasını savunmak en hafif deyimiyle mallıktır. bak en hafifini söyledim, daha ağırını söylemek istemiyorum.. nasıl ki herkes yaşamını idame ettirmek için çalışmak durumundaysa, kadın da boşandığı zaman girecek bir işe çalışacak.. iş mi bulamıyor?

    yeteneğine göre iş bulacak.. bugün bir temizlikçi 180 lira ile gündeiğe gidiyor. hani nafaka almasıı savunmak için ev işi, ev temizliği yapıyor diyorsunuz ya.. o kada becerikli ise bizahmet o ev işini, ev temiziğini başkasının evinde yapacak ve günlük 180-200 lirasını cebine atıp emeğiyle geçinecek..
  • arada çocuk olmadığı sürece, kadına bağlanan nafaka net bir şekilde saçmalıktır.

    kadın evde kalıp adamı beslemiş, bakmış, bilmem ne yapmış. manyak mısınız siz? yapmasaymış, gidip o da çalışsaymış. kadının ev içindeki "hizmet" değerinin çok fazla farkındayım, fakat artık şunu anlayın, geçti o devir. annemiz, anneannemizdi o karanlık çağa denk gelen.

    çıkın, eşiniz gibi siz de çalışın. kadın olmanız çalışmanıza engel değil. kadın olmamız bizi beslenip bakılmaya muhtaç kılamaz! kendinizi aşağılamayı bırakın artık.

    çiftin birlikte çalışma durumunda da ev işlerini marslılar yapmıyor, evi bok götürmüyor. birlikte iş paylaşımı yaparak ev içi düzeni hallediyorsunuz, bilginiz olsun.
  • bu konuya aslında bir başka açıdan da bakmanın faydalı olacağını düşünüyorum.

    öncelikle baştan belirteyim, olmalı veya olmamalı diye bir şey demiyorum. kimi durumlarda olmalı, kimi durumlarda olmamalı.

    ufak açıklamamızı da yaptıysak başlıyorum.

    günümüz dünyasının belkide en büyük sıkıntısı her şeyde neden sonuç ilişkisi aramaktır. hiç yan etkileri, alt mesajları görmüyoruz.

    uyuşturucu maddeler her ne kadar son yıllarda yavaş yavaş serbest bırakılmaya başlansa da çok uzun yıllar hep illegal olmuştur. devletler eğer yasaklarsam, kullanımını azalır felsefesi ile uyuşturucunun her türlüsüne en ağır cezaları vermiştir. ne kadar basit değil mi? kullanımı yasak, o zaman kimse kullanmaz. maalesef öyle olmadı.

    bunu fark eden portekiz, başka bir yol izlemeye karar verdi. uyuşturucu kullanımını sicile işlenecek bir ceza olmasını kaldırdı, eroin bağımlıları için merkezler açtı, kimi zaman kendi tahsis etti. 10 sene içerisinde de ülkede uyuşturucu kullanımı 80% azaldı. aids neredeyse yok oldu.

    bir diğer örnek ülkemizin tıp anlayışıdır. şuram ağrıyor, hop ilaç. buram şöyle oldu hop ilaç. peki kardeşim, bu hastalıkların ortaya çıkmasını sağlayan yanlışlar ne olacak? sen düzensiz yaşa, adam akıllı beslenme, spor yapma, sonra buramda böyle bir şey çıktı. geçtiğimiz senelerde stres kaynaklı sağlık sorunları yaşadım. doktor anında ilaç yazdı. kardeşim, ömrümün sonuna kadar bu ilaçlarla mı yaşayacağım. bunu kontrol etmenin sağlıklı bir yolu yok mu? yok umurlarında değil.

    nafaka da bunun gibi. erkeğe nafaka ödetirsem, boşanma sonrası kadının rahatlığı sağlarım diye düşünüyor devletimiz. öyle bir şey yok. üstelik muazzam suistimal ediliyor. sen nafaka işini tamamen kaldırırsan ne olur? kadınlar boşanma ihtimalinde ortada kalmamak için çalışmak zorunda olduklarının farkına varır. erkek istese de istemese o kadın çalışır, kendi parasını kazanır. ama erkekler izin vermez, eve kitler, döver diyeniniz olacaktır. e peki şu meşhur erkekler bütün gün kahvede oturup laklak yaptıkları için açılamayan su kuyusu sebebi ile eşleriyle birlikte olmama kararı alan köylü kadınlar örneği ne olacak? ertesi gün o kuyu açılmadı mı?

    anlayacağınız kadınlar boşanma sonrası nafaka alamayacağını bildiği zaman kendi hayatlarını kurtarmak için mutlaka çalışacaktır. kocası izin vermese bile 1 sene izin vermedi, 2 sene izin vermedi, 3. sene mutlaka o izni alacaktır. her erkek biraz hanım köylüdür, merak etmeyin. 3 sene o dırdırı kimse çekmez. dolayısıyla aslında nafaka ile belki de kadın istihdamını engelliyoruz. onların hayatın bir parçası olmasını engelliyoruz.

    yine de toplumumuz henüz buna hazır değil. belki de şöyle bir düzenleme yapılabilir. eğer mesleki eğitim almışsa bir kadın nafaka almamalı. sonuç olarak çalışması için gerekli eğitimlere sahip ve çalışmasında bir engel yok. dolayısıyla çalışmaması kendi tercihi ve bu tercihi yüzünden eşi uzun yıllar ona bakmakla yükümlü olmamalı.

    ilkokul mezunuysa anlarım da üniversite mezunu kadın hakikaten neden nafaka alıyor?
  • bir karar verin lan kadınla erkek eşit mi değil mi?
    benim gördüğüm, yaşadığımız yüzyılda eşit değiliz, kadınlar çok daha üstün ve avantajlı.
  • sacmalik diyip atilacak kadar basit bir konu degildir.

    bu konunun amerikan yargi sistemindeki gibi duruma gore degerlendirilmesi gerektigini dusunuyorum. kadin evlenmeden once calisiyor muydu? es zoruyla is biraktirildi mi? cocuk var mi? erkegin geliri nedir gibi birbirinden cok bagimsiz konu var. ha kadin evlenmeden once de bos geziyodur, cocuk olmadan bir, iki sene icerisinde bosanmislardir, bu durumda kadina hayatini duzene koymak icin sure tanir sonra kesersin nafakayi. bu halde bosanip sonrasinda nafaka kesilmesin diye sevgilisiyle evlenmeden yasayanlar var.

    ama nafaka kesinlikle bir sekilde olmali. benim annem babam 4 yasindayken ayrilmis. cok sukur hic boyle polemiklere girmeden hep masraflarimi bolustuler. annemin de geliri iyiydi kimse magdur olmadi. ama annesi babasi ayri cok arkadasim var ve bircogunun cok zor hayatlari oldu. babalari maddi manevi hic yanlarinda olmadi bu sebeple nafakasiz bir duzen bana esit gelmiyor.
  • kadın kendi ekonomik özgürlüğüne sahipse gereksiz bir olaydır. lakin ortada bir çocuk var ise, bu çocuğun annede kalmasına karar verilmişse, o çocuğun giderleri paylaşılmalıdır.

    ayrıca evlenirken kabul edip, boşanınca reddedilmeye çalışılan bir olaydır. o zaman evlenirken evlilik sözleşmesi yapabilir ve güzel güzel medeni şekillerde ayrılabilirsiniz.

    ne zaman hemcinslerimin akıllanacağını bilmiyorum ama bir erkeğe, veyahut herhangi başka bir insana, bel bağlayarak yaşamamak gerekir. hâla "ben çocuk yapar evde otururum kocam bana baksın" diye dolaşan kadınlar ve "karım işe girip çalışacakmış, otursun oturduğu yerde yemek yapsın" diyen erkekler olduğu sürece nafaka da varolmaya devam edecektir.
  • kadınların yamyamlığı sebebiyle ödenen saçmalıktır. nafaka çocuğa ödenir, kadına değil.

    sorsan şimdi hepsi feminist hatta feminazi. hak arama olunca eşit, sorumluluk olunca erkeğin. kadınlara yapılan pozitif ayrımcılık da artık mide bulandırmaya başladı.
  • eğer erkek evlenirken kadını iş hayatından ekonomik özgürlüğünden vazgeçiriyorsa ki bu bizim ülkemizde her ekonomi sınıfında karşılaşılan bir durum eşine de nafakayı ödeyecektir. eşe ödenen nafaka zaten ülkemiz koşullarında çok yüksek değil. çocuğuna 1000tl nafaka ödeyecek babayı bulduğumuzda vaay be diyoruz. erkeklerin çoğu haciz yolu olmadan çocukları için para vermiyor, ödemiyor.çocuğun acil masrafları ise hep anneler üzerinde kalıyor. daha doğrusu annenin babası olan dede karşılıyor. hiçbir koşulda ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlar var. bu konuda özgürleşemeyecek durumda olan kadınlar var. örneğin felç geçirdiği için kocası tarafından ölüme terk edilen kadınlar...koca başka kadınla kaçıyor gidiyor. ya da ev kızı olduğu için adam o kadınla evlenmeyi tercih ediyor. çalışan kadın istemiyor. o zaman nafaka yükümlülüğüne katlanmak zorunda. aksi takdir de biz ekonomik şiddet uygulayan erkeklerin karşısındaki bu kadınlara çekeceksin boşanamazsın demiş oluruz.ekonomik şiddet zamanla evrimleşerek başka şiddet türlerine dönüyor. bu döngünün sonu ancak kadın güçlü olursa kırılabilir.
  • boşanma durumuna , çocuk sayısına , eşlerin ekonomik durumuna göre değişen bir durum . eğer çocuğun varsa paşa paşa vereceksin yiğidim hem de bunu bir kanuna ihtiyaç duymadan ayın 15 ini beklemeden .
258 entry daha