şükela:  tümü | bugün
  • 7 haziran 2014 tarihi itibarı ile yenilenmiş modern kabinleri ile çalışmaya başlayan 08:00-22:00 saatleri arasında gidiş-geliş 20 tl ye hizmet veren ulaşım aracı.
    bursa'ya turistik amaçlı gelirseniz mutlaka deneyiniz .yalnız şu anda oteller bölgesine gitmiyor. minibüsle 3 tl ye gidebilirsiniz. online bilet ve daha fazla bilgi için:http://teleferik.com.tr/
  • bugun deneme şansı bulduğum gerçekten bursa'ya çok yakışmış modern ulaşım aracı.
  • dün bindiğim şey.

    arkadaş binmeden önce insana bi' bilgi verirler şu kadar dakika sürüyor, yukarısı esiyor, baya baya sallanıyorsunuz falan diye.

    neyse ki sağ salim çıktık indik. benden tavsiye panik atak vs. olanlar sakın binmesin.
  • bursa'dan uludağ'a 22 dakika süren tam biletin 30 tl olduğu, öğrencilere ve 65 yaş üzeri yaşlılara %50 indirim uygulanan hat. 31 aralık 2014 gecesi açılarak sabaha kadar hizmet verecekmiş.

    http://www.olay.com.tr/…eferik-yilbasi-gecesi/6044/

    ayrıca (bkz: #47985768)
  • uludag oteller bolgesine 25 dakika da ulasimi sagliyor. yalniz bursa'da teleferik bolgesinden kalktigi icin sehrin merkezinden bir 20-30 dk'da daha eklemek gerekiyor.

    eger arabanizla gitmiycekseniz, teleferige heykel'den dolmus kalkiyor ya da otobusler.

    bugun calisiyor dedikleri halde, sari bolgede (otellerin bir onceki durak) yukari cikamadik.1 saat bir de sogukta bekledik. siz siz olun 15dk sonra calisir derlerse inanmayin. bizim gibi sogukta iki ufo onunde 50 kisi beklemeyin. ılla yukari cikcaksaniz, dolmus arayin. yok gezmeye gormeye ise direk donun. donusu de pek kolay olmayacak.

    biz bir saat sonrasinda bezdik donduk, biletlerinin ancak yarisini alabildik.

    bu arada gidis-donus 30 tl, yabancilara 50 tl. turistik acidan etraf filan baya eglenceli ama zahmetli.
  • zone 2 deki otele bursa'dan 7.5 saatte varabildikten sonra farkettiğimiz ulaşım aracı. 25 dakikada aşağı indik bununla. bu varken karda kışta yukarıda hiçbir halta yaramayacak araçla uludağ'a çıkmak dünyanın en büyük ameleliği.

    yalnız çıkış yönü sağlam kalabalıktı. hatta birara yetkililer vatandaşlara dayak attı. cidden. o sebepten günübirlik çıkışların yoğun olduğu günlerde erken gitmek uygun olur. bi de aktarma hikayesi var, bir kabinden inip diğerine biniliyor. orda da büyük bavullar dert olabilir.

    edit: biz yine iyi yırtmışız.. biz inerken çıkıcaz diye uğraşanlar dönüşte büyük rezillik çekmişler.

    http://www.milliyet.com.tr/…kuyrugu-gundem-1997137/
  • türkiye nüfusunun nerdeyse yarısının yaşadığı marmara bölgesinin tek ve en popüler kayak merkezine hizmet ettiği için yetersiz kalması normaldir. dünya'nın nüfus yoğunluğu en yüksek ülkelerinden birinde yaşıyorsun ve herkes de havanın yağışsız olduğu tek pazar günü dağa çıkmak istiyor aynı senin gibi. azıcık zekan varsa binlerce kişilik izdiham olucağını öngörüp başka zaman çıkarız deyip vazgeçiceksin ya da bile bile bu eziyete katlanıyorsan şikayet etmeyeceksin.
  • evet kalabalık, evet dönüşte haftasonu 3 kilometreye varan kuyruklar oluyor filan falan. bunları bilerek kullanıyosun zaten bu hattı.

    asıl rezalet haftada en az 2 gün iptal olması, bu iptali sabah 8'de orda olduğunuzda bildirmeleri ve başka 2 gün de bakım sebebiyle öğlen açılması.

    geçen hafta çarşamba sabahı, saat 7:15'de arabayla gittik teleferiğe. bursa'da pazartesi kar yağmıştı ama 3 gün geçtiğinden yollar açıktı. otoparklarında ise 3 cm kristalleşmiş buz tabakası vardı. ne tuzlanmış, temizlenmeye çalışılmış, tam yarım saat arabayı ittirerek, lastiğin önüne paspas koyarak park etmeye çalıştık, arabada kar lastiği olmasına rağmen oraya buraya kaya kaya parkettik. arabayı bırak zaten yayan olarak yürümek bile imkansızdı otoparkta.

    sonra bineceğimiz yere 7:50 gibi gittik, 8'den önce bilet satmadıklarını söylediler, bekledik, normal. tam 8'de ise 8:30'a ertelendiğini söylediler. yine bekledik, 8:30'da 9:30 oldu açılış saati. bu sefer sinirlendik, bekleyelim dedik ama. 10 dakika sonra filan da 10:30 oldu. havada da rüzgar namına hiçbişey yok, güneşli bulutsuz bir gün. neyse.

    biz bu sefer tophaneye minibüslerin kalktığı yere gitmeye karar verdik, araba çıkacak durumda olmadığından arabayı bıraktık, minibüse taksiyle gittik. dolmuş taksilerle kişi başı 17.5 vererek 4 kişi rahat rahat çıktık, çıktığımızda ise 12'de anca açıldığını öğrendik. çıkarken ben 444'lü numaralarını aradım, açılıdğından beri (2 hafta olmamıştı açılalı) başımıza 2 kere bunun geldiğini söyledim ve nedenini sordum. telefonun diğer ucundaki kadın gece kimsenin çalışmadığını, mesainin 8'de başladığını ve bir sorun olup olmadığının 8'de belli olduğunu söyledi. ben de arabamı otoparklarına koyduğumu ama teleferiği kullanamadığımı, otoparkın yerinin de tamamen buz olduğunu söyledim. plakamı arabamın modelini aldı, çıkarken otopark ücreti ödememin gerek olmadığını söyledi.

    minibüsle 40 dakika gibi bi sürede çıktık, teleferik de yaklaşık aynı sürede çıkarıyor, hatta genelde 5 dakikada bir durduğundan 1 saati buluyor çıkış süresi. sitelerindeki 22 dakika filan tamamen yalan. geçen çıktığımızda teferrüç-sarıalan 25 dk, sarıalan-oteller tam 35 dk. sürdü. ne fiyat, ne zaman avantajı var anlıycağınız, sadece daha komforlu yolculuk sunuyor ama indirdiği yer de ikinci bölge olduğu için birinci bölgeye gitmek için tekrar minibüse biniyorsunuz.

    neyse, kaydık, pistler filan mükemmeldi, güzel bi gün geçirdik.

    teleferiğe binmek için 2. bölgeye geldik, haftaiçi olduğundan 15-20 dk sıra bekledik, bu sefer aldığımız biletlerin daha önce kullanılmış olduğunu söylediler. gittik, konuştuk filan adam biletlerin kullanıldığı saate kadar söyledi bize. kullanmadığımıza emindik ama.

    neyse yeni bilet aldık, indik. arabaya bindik, gişelerde telefonda bize söylenen otopark için para ödemememiz gerektiğini bildirdik, gişedeki anadolu çomarı atarlanarak 'yok öyle bişey hergün buraya 300 araba geliyor bak hepsi para ödüyor sende ödeyecen' gibisinden birşeyler söyledi. merkezle iletişime geçmesini, onların bildiğini söyledim, bu arada arkamda da 10 araçlık kuyruk oluştu. geçmeme izin vermesini hemen önde sağa çekip geleceğimi duruma göre ödeyeceğimi söyledim fakat atarlı anadolu çomarı arkamdaki 10 arabayı o buzda tek tek geri geri çıkardı, arabamı çekmemi söyledi. küfür ede ede peki dedim. bu sefer yetkili birisine benzeyen biri geldi, otoparkı beleş kullanmaya çalışıyormuşum gibi davranarak call centerlarında böyle bi bilgi olmadığını söyledi. kaç kişi çalıştığını sordum, biri kadın biri erkek iki kişi dedi. ben kadın olanla konuştum dedim, onu aradılar ama ulaşamadılar. ben de bu sırada call centerlarını sürekli arıyorum ama açan yok. telefon kaydı filan da tutmuyorlarmış. istersem mahkemeye verebileceğimi de belirttiler sağolsunlar. en son peki dedim, verdim paralarını çıktım.

    bundan önce de sezonun açıldığı gün ücrete %100 zam yapılmıştı ve gişe de öğrenmiştik bunu.

    özetle mantıklı gözüken bu hattı kullanmayın, çalışanların birbirinden haberi yok, tiksinç şekilde işletiliyor.

    gidin eskisi gibi minibüse binin, hem paranız cebinizde kalsın, hem iptal oldu mu olucak mı stresi olmaz. hem de aynı sürede, çoğu zaman daha çabuk çıkarsınız. hem de isterseniz 7'de biner, pistlerin açılma saatiyle eş zamanlı pistlerde olursunuz. fazla fazla biraz viraja maruz kalırsınız.
  • bugün lys sonrası ilk kez kullandığım ramazan nedeniyle sanırım insanların dağa çıkmamasından dolayı bomboştu , yani bildiğin kabinler boş gelip gidiyordu , manzara zaten efsane bir şey diyemiyorum yukarı çıkarken babamın '' amına koduklarım ovayı siktiniz pezevenkler '' yakarışları altında manzaranın keyfini çıkardık , hele ki son tırmanıştan önce bir vadi var anlatamam cidden güzel , eski teleferiğe oranla gayet modern güzel fakat bu sarı alana çıkana kadar sürüyor çünkü yukarıdaki bina daha tam yapılmamış kaba inşaata çıkıyorsunuz yani kısaca , inşaat üzerinde ramazan ayı ve pazar günü olduğu halde çalıştıklarından dolayı sesimi çıkartmıyorum yetiştirmeye çalıştıkları belli .

    sarı alandan sonra hat devam ediyor fakat sanırım daha o hat yapım aşamasında çalışmıyor yani , sanırım oteller bölgesine çıkacak , umarım fiyat aynı kalır çünkü bu hali ile bile biraz pahalı gibi .

    neyse teleferik bahane , temiz hava şahane
  • bana çok mu huysuz oldum acaba dedirten teleferik. ailecek piknik alanina gitmek için kullandik. teleferikten gördügümüz bursa manzarasi düzensiz bina ve camiiden ibaretti. yesil bursa'dan eser yok. tek gördügüm yesil parçasi askeriye'ye aitti. insan üzülüyor.
    piknik alanina geldigimizde her tarafin çöp olmasi iyice sinirlerimi ziplatti. etraflarda gezineyim dedim,piknik alaninindan uzaklasip binanin olmadigi agaçli, yesillik yerlere gittim. oralara bile çöp atmayi beceren ayilar vardi. her çöp gözüme batti, bir türlü çevrenin güzelliginin keyfine varamadim.
    dönüste baktim bisiklet kiraliyorlar, dedim alayim bir tane de etrafi bisikletle gezeyim. yarim saati 20 lira!! yarim saat! nereyi gezeyim ben yarim saatte. zaten etraflari gezmek için degil tur atmak için kiralaniyor. peki kim tur atmak için 20 lira verir derseniz, cevap : yolunacak kaz gibi görünen arap turistler. bisikletlerle dönüp duruyorlardi. yarim saati 100 lira olan motorumsu seylerle de turluyorlardi. bu da sinirimi bozdu.
    yürünecek parkurlara dogru giderken "burada bir sey yok, dönelim" diyen kuzenimi dövesim geldi. eger bir atraksyon yoksa, bir yerde yemek yenilmeyecekse dogada gezmeyi "gereksiz" olarak gören zihniyete sövdüm.
    piknik alani sarialan'dan otellerin oldugu bölgeye gittik sonra teleferikle. oradan minibüs sizi telesiyeje götürüyor. telesiyej de sizi en zirveye çikariyor. ben manzarinin tadini çikarirken, yesil bursa'yi sonunda görürken "burada bir sey yok, kalkalim" diyen kuzeni yukardan asagi atma fantezileri kurdum. tam inecekken, telesiyejdeki insanlarin resimlerini çekip 15 liraya satmaya çalisan adamin yere çöp firlattigini gördüm. turistine, çalisanina, bu kadar pislige göz yuman idarecilere sövüp sövüp indim tekrar bursa'ya kadar.