şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ağzından bal damlayan öğretim üyesi.
  • ankara universitesi hukuk fakultesi ogretim uyesidir. sansli ogrenciler cuneyt hoca'ya sanssizlar metin gunday'a duser, analari aglar (ama idare hukukunu da adam gibi ogrenirler).

    bonus olarak hos da bir adamdir cuneyt ozansoy. muhtemelen bu yuzden cekemeyen insanlarin cikardigi "guzel kizlari bilerek gecirmiyor dersinden, senelerce birakiyor" turu soylentiler yaygindir.

    ankara hukuk demisken (bkz: metin gunday) (bkz: lale sirmen)
  • her derste tahtaya idari yapı, fonksiyon yazan, milli savunma bakanlığından tank satın almak gibi fantazileri olan idare hukuku hocası.kamu gücü kullanır derste,aldığı kararlar tek taraflı ve icraidir.hatta kendisi kamu tüzel kişisidir, yerinden yönetilir.
    (bkz: sinav oncesi entry girmenin dayanilmaz cekiciligi)
  • ankara üniversitesi hukuk fakültesi kamu hukuku alanındaki hocalardan en farklı olandır.
    franz kafka ya da william shakespeare den alıntılarla bagladıgı dersleri ise ayrı bir zevktir.
    kendisi derste not tutulmasına karsı olup; bir dersinde "anlattıklarım yazılacak seyler olsa ben kitap yazardım" diyerek bu konuya son noktayı da koymustur.
  • acayip derecede rus romanı karakterlerine; özellikle de nabokovun karakterlerine benzeyen ankara üniversitesi hukuk fakültesi öğretim üyesi. idare hukuku gibi oldukça sıkıcı ve zor bir dersi son derece eğlenceli hale getirebilen, dersteki her hareketi ve mimiğiyle kendine ne kadar çok güvendiğini belli eden, öğrencinin dersine girmek için can attığı hayran olunası idare hukuku hocası.
  • akademi camiasında genellikle hakim olan "asistanlarımın küçük tanrısıyım" ilkesine karşı tavrını kampüsün her bölgesinde gösteren, sevgili twiggy'si burak hoca ve adlarını hatırlayamadığım diğerleri ile birlikte takılarak, "acaba akademik kariyer mi yapsam, hem de idare kürsüsünde?" dedirten, cinsine az rastlanan, insan canlısı öğretim üyesi kişi.
  • ankara hukukun sui generishocalarından birisi belki de en sui generisi.
    hiçbir şey öğretmiyor demek haksızlık olur belki, ama öğrettiği o küçük ama önemli şeyleri de düşünerek, kafa yorarak, yani kendi çabamızla anlayabilmemiz için lafı dolandırıp durur, açık açık anlatmaz hiçbir şeyi.ders anlatmadığı vakitlerde -ki bu üç saatlik dersimizin en az iki saatidir- garip fantezilerinden bahseder .misal geçen bir dersimizde at-avrat-silah üçlüsüyle hep var olan fotoğraf çektirme arzusunu öğrendik.
  • metin günday 'aşağıdaki sakallı kadar idare hukuku bilseniz yeter.' der. cüneyt ozansoy'un da öğrencilerin 'hocam metin günday'ın kitabından çalışsak yeter mi?' diye sormalarına 'metin günday'la sınava girseniz bile yetmez.' diye cevap vermesi ankara hukuk'un efsane atışmalarındandır.
  • böyle arkadaşım olsun isterim ben. güler yüzlü bu adam bir kere. konuşması çok güzel. esprinin de alasını yapıyor. karizmatik olmadığını söylemek imkansız. asla yalan söyleyecek bir tip de yok doğrusu. mesela bugün öğretim görevlilerinin çok yüksek bir ücretle iş yaptıklarını söyledi ve bunu kesinlikle hak etmediklerini de belirtti utana sıkıla.

    milyonlarca öyküsü vardır bu hocamızın. her konuda bir şeyler anlatabilir size. bunlar genelde komik değildir ama hepsi gereksiz de olsa mesajlar içermektedir. hoş yani, sıkılmazsın dersinde.

    ama takıntıları var. mesela derse geç giren herkese mutlaka bakar ve neredeyse hepsini hoşgeldiniz, buyrun, günaydınlar diyerek karşılar. ya da sınıfta kendi yaşıtı birileri varsa onlara her ders mutlaka bir şeyler söyler, bir şeyler sorar.

    cep telefonuyla ilgilenenlere ve sıraya kafayı koyup uyuyanlara ise bir gün pata küte girişeceğini düşünüyorum. çok kızıyor yahu. bakmayın işte şu telefonunuza, 3 saatçik cevap vermezseniz arkadaşınıza ölmez heralde meraktan. ya da uyuyacaksanız hiç gelmeyin diyor adam, kızmıyorum diyor işte. gelmeyin yareppim allaam yaa...

    he bir de bir yoklama alma şekli vardır ki evlere şenliktir. çıkartır fotoğraf makinesini sınıfın 2 tane fotoğrafını çeker, yoklama da alınmış olur. *