şükela:  tümü | bugün
  • fenerbahcenin yapmis oldugu her malliktan sonra sirasiyla basilan, taslanan, olay cikarilan tesis, kamp mekani.
  • samandıra'dan önce fenerbahçe a takımının, şimdi ise paf takımının tesislerine evsahipliği yapan yer . gani müjde fenerbahçeli olmanın mutlulukları ile ilgili bir yazısında dereağzı'nın yakınlarındaki camcının fenerbahçeli olmaktan duyduğu mutluluk ile çok güzel bağdaştırmıştır bu mekanı. türkiye'de camları en çok indirilen yerdir çünkü zannederim. gülerim ne zaman aklıma gelirse..
  • 1 adet suni, 3 adet gerçek çim antrenman sahasına, tartan piste, boks ve basketbol kapalı salonlarına, altyapıya yönelik satış yapan fenerium'a (bkz: fenerium), sosyal tesislere, çay bahçesine, kürek takımı malzeme depo ve iskelesine ev sahipliği yapan tesisler. moda burnundan geçmesi planlanan çevreyolu ve dereüstü köprü inşaatı sebebiyle duvarları yıkılmıştır.
  • kampüs tadından tesis.
  • dışarıdan kiralamaya açık spor alanlarında galatasaray, beşiktaş veya trabzonspor forması, malzemesi ile spor yapmanın yasak olduğu tesisler..
  • 90'lı yılların başında galatasaray'ın ali sami yen stadyumu'nda yaptığı sezon açılışına 10 bin civarı kişi gelirken bu antreman sahasında fenerbahçe'nin sezon açılışına daha fazla kişi geldiği iddia edilmişti. gerçektende o açılışta izdiham olmuştu, bu dereağzının unutulmazları arasındadır. ayrıca zamanında taraftarın antremanları tel örgülerin kenarından izlemesine imkan varken fenerbahçe'yle sözleşme imzalayan bir teknik adamın(hiddink olabilir osieck mi yoksa?) ilk icraatı çevresini kapatmak olmuştu. bir de toni schumacher'in çektiğini kimse çekmemiştir burada. her antreman çıkışı "toni toni toni schumacher, schumacher schumacher toni schumacher" tezahüratlarıyla omuzlara alınır, sıkıştırılır, ezilme tehlikesi geçirirdi. ha kendisi mutluydu o ayrı.
  • kenan evren lisesindeyken ortaokulu kırıp gittimiz tesisler.lunaparktaki ataricide jetonlarımız bittikten sonra köşe başındaki bakkaldan yarım ekmek kaşar, salam yaptırır tribünlerdeki yerimizi alırdık.kemalettin şentürk, jes högh, okechukwu uche başlıca hatırladığım topçulardı. hele kemalettinin dangul dungul şutlarıyla topları bizim tribüne yollardı.

    tesislerde hiçbir zaman aklımın ermediği ilginç bir şey olarak, araç girişinin olduğu kapıya yakın motosiklet tamir eden bir bölüm vardı.çocuk aklımızla "bak, sakat futbolcuları burada tamir ediyorlar" diye dalga geçerdik.
  • kadıköy'de oturan orta okul ve lise öğrencileri için 90'lı yıllarda okuldan kaçmak için en güzel bahane "dereağzı'na gideriz be" cümlesindeki bahaneydi. dereağzı o zaman fener'in idmanını izlemek isteyen öğrenciler tarafından kaçak girilebilecek ve hatta kenardan geçip kimseden izin almadan futbolcuları izleyebileceğiniz bir yerdi. o kadar yakın zaman ama şimdiki gibi değil her şey. kenardan ilker'e* "ilker düzgün vur be" dersiniz, ilker de dönüp size hocayı gösterir susun kızar mimikleriyle. futbol'un hafif amatörlüğünün son zamanları fenarbahçe adına dereağzı'nda yaşanmıştı.