şükela:  tümü | bugün
  • pratikte kimin kiminle, nerede ve ne zaman evleneceğini söylemekten başka amacı olmayan o parlak kağıtlar, düğün tanrılarının hep daha fazlasını istemesi sonucu ne yazık ki çığrından çıktı. bu saatten sonra tanrılara genellikle bir dişi bir de erkek kurban etme töreni olan düğünlerin önünü değil virüs, uzaylı istilasıyla eşzamanlı başlayan göktaşı yağmuru bile kesemez.

    az önce son model bir tane davetiye geldi; firavunun mezarı gibi mühürlenmiş ve mühür kurumadan bir tane de bembeyaz organik tüy eklenmişti. içindeki bilgilere ulaşmak için mührü kırmak ve tüyü çekmek gerekiyordu; nasıl bir laneti modern dünyaya getireceğimi bilemediğimden mührü kırmadan davetiyeyi çekmeceye kaldırdım. şimdi tedirginlikle iş arkadaşlarımdan birisinin kendisine gelen şeytanlığı açmasını, çölden gelen kumlarla etrafının çevrilmesini ve kuma karışarak yok olmasını bekliyorum.

    3. ramses görse "lan oğlum siz kendinize ne yaptınız?" diyecek o derece.
  • nasıl karşılandığı önemli.
    rahmetli dedemin evinde, elektrik düğmeleriyle duvar arasına sıkıştırılırdı bunlar. beyaz karton üstüne bir çiçek resmi olurdu genelde. dedem davetiyeyi okuduktan sonra resmine bakar ve oraya sıkıştırırdı. zamanla yetmedi o kısımlar, duvara asılı çerçevelerin kenarlarına da sıkıştırmaya başladı.
    milenyum yaklaştıkça davetiyeler arasından sürprizler de çıktı. daha büyük kartonlar gelmeye başladı önce. kartonların rengi değişti. çiçek resimleri yerini manzara resimlerine bıraktı. hat yazıları da geldi bazen.

    dedem, gelen davetiyeyi diğerleri ile kıyaslar oldu. üstünde hat yazısı olan, en büyük ve en renkli olan salonun hemen girişindeki elektrik düğmesinin üstüne gelmeye hak kazanıyordu. ama işin en önemlisi, o davetiyelere süs gözüyle bakıyordu dedem. babannem de onun gibi düşünüyordu, bazen "şunu koy oraya, bak daha güzel" diye konuşmasını duyardım.

    bundan 10-15 sene kadar önce, birden davetiyelerin büyüdüğü, neredeyse kişilik sahibi olduğu, o kişiliğin de yeni gelin ile nargile kafe müdavimi abi arasında gidip geldiği bir dönem yaşadık. ferman şeklinde davetiyeler, "tez sünnet düğünü yapılaaa!! bu davetiyeyi alan kişiler filanca saatte düğün salonunda ola" şeklinde biten sünnet davetiyesi metinleri gördük. aynı günlerde müthiş bir mizah da başgösterdi, karikatür çizimleri, sinema bileti şeklinde davetiyeler (başroller kısmına gelin damat adının yazılması, düğün saatinin gösterim zamanı diye belirtilmesi... aman allahım kapa bu parantezi, kapa!) hasılı ilginçlikler moda oldu.

    ama ne oldu biliyor musunuz? hiçbir mizah her bakışta güldürmedi. duvara asacak değerde olmadı hiçbiri. bebenizin diş çıkardığını müjdeleyen magnetleriniz kısa zamanda çöpü boyladı da, banal bulduğunuz için yaptırmadığınız bademli nikah şekerleri daha bir iştahla yendi. dedem düğün davetiyelerini abartıyor muydu? evet. o günlerde bu yaptığını hep abartılı bulmuştum. fakat ülkenin en ünlü gsm şirketinde müdür olan arkadaşımın evine gittiğimde bana biblolarından, yani salondaki tek görevi tv sehpasının ona ayrılan köşesinde, hiçbir işe yaramadan duracak olan o minik fillerinden bahsederken 10 dakikalık bir hikaye anlattığında dedemi hayırla andım. odadaki eşyaların rengiyle nasıl uyumlu olması gerektiğini düşündüğünü, uyumlu renge karar verince objenin yastık desenlerine uyumlu olması gerektiğini anlattı. muhabbetin sonunda bi de baktım ki o mor fillere karar vermiş. mor filler bakınca iç açmıyordu, çok ciddiyim, dedemin komşusunun oğlunun düğün davetiyesindeki sarı papatyalar daha fazla iç açıyordu. o filleri elime alsam arkadaş şaşırırdı, o filler ellenmek, oynanmak için değildi. dedemin davetiyelerini okurdum en azından. "maaile" yazan davetiyeler benim için daha değerliydi.

    sonunda ne oldu? salonunu kurallara, renk uyumlarına ve modaya uygun döşeyen arkadaşımla seneler oldu görüşmüyorum. eksikliğini hissetmiyorum. dedem öldü. sanırım davetiyeler de ev boşaltılırken çöpe atıldı. ve ben şu an gerçekten boşa konuşuyorum.

    yine de, kıssadan hisse çıkarılırsa ve bir kişi bile tiyatro bileti görünümlü davetiye yaptırmaktan vazgeçerse mutlu olacağımı biliyorum.
  • gösterişliliğinin görgü ile ters orantılı olduğuna eminim. kanıtlayamam. süslü davetiye, kral dairesi kadar kendini kandırmaca...

    bir de şuraya, buraya bağış yaptık diye göz boyayanlar var. bağış davetiyesi ve bağış nikah hatıraları normalden çok pahalı oluyor. atıyorum sade bir davetiyenin adedi 70kr, bağış davetiyesi 4tl. şeker yerine dağıtılacak magnet de 7tl mesela. borç harç 250şer adet bağış davetiyesi ve magneti yaptıran biliyorum. nikaha elli kişi geldi. magnet de on adet alınmış misafirler tarafından, biri ben. bana da gelin verdi kendi eliyle...
  • levhayı ne yapacağız biz ? evimize mi asacağız ya?
    bu ekipman öyle bir hal aldı ki bunun plexi'si yapılmış bunun. lan levha ya...
    adam şeffaf plexiden levha yaptırıyor. 15 cm boy, 10 cm en ve 2,3 cm et kalınlığı. tövbe estafurullah.. tüy dikilmesi, mühürlenmesi (sanki bana kanuni sultan süleyman eve ferman göndemiş), 3 tane envai çeşit zarfla belenmiş halde gelmesine alıştım da bir nakış işlemesi yada plexi levhaya alışamadım.
    kanaviçe düğün davetiyesi nedir güzel kardeşlerim, ey romalılar? kaneviçeyi çok severim yanlış anlaşılmasın, duvarda da çok şık durduğunu düşünürüm ama yazık değil mi ya? kimse senin düğün davetiyeni kullanmayacak, elinden alıp telefona kaydedip çöpe atıyor. kaneviçeyi duvarına mı assın ?
    lan levhayı ne yapsın gerildim bak yine.
    neyse bir kız arkadaşım bu levhalardan istedi. yanılmıyorsam totelde 1000 adet davetiye basılacaktı öyle 100 tane falan da değil yani. neyse isterim diye tutturdu, tanesi yamulmuyorsam 3 tl gibi bir şey. oğlan hop oturup hop kalktı, bizi aradı destek istedi "bu çok saçma davetiyeye bu parayı neden vereyim? zaten çok sıkışığım." hoş kızın yüzüne yaparız, hallederiz diyip arkasından bizi araması bende hafif bir midem bulantısı yaratmadı değil. neyse kızı aradım işte haberim yokmuş gıbı davetıyeyı ne yaptın falan anlattı dedı plexiiiii . dedim ne kadar? neyse uzatmayayım, kendisine cok gereksiz bir harcama olduğunu, herkesin çöpe atacağını bence daha naif bir şeyler bakmasının daha tatlı olacağını falan anlattım kabul etmedi.

    günümüz teknolojik gelişmelerinde gereksiz olan ancak matbaa endüstrisine bahar ve yaz aylarında ciddi gelir elde ettirden düğün ekipmanlarından biri.
  • sadece düğün sahipleri için önemli olan ve sadece onlar tarafından saklanan bir düğün saçmalığı , alıp atıyoruz, vermek için uğraşmayın.
  • artık link verirsiniz. zira yasaklar, önlemler vs..
  • valla temmuz'da evlenecek bi' kardeşiniz olarak, nişanlımla günümüzü kurtaran yeni keşfimizi paylaşmak istiyorum. öncelikle bana kalırsa, bu dönemden sonra zaten davetiyeler dijitale dönecek ama bunu şu an da yapan bir yer buldum, düğünlcv.
    girdik, fotoğraf attık, bilgileri girdik, linkimizi aldık, sevdiklerimize attık. hatırlatmayı da onlar yaptı, biz sadece girip katılımcı listesine ve kim + kaç ile geliyormuş ona baktık.
    dedemin bile çok hoşuna gitmiş bu online düğün davetiyesi olayı.

    her şeyden önce, fiyatlar uygun. sonraki konu da; tasarımcıya ekstra para vermeden, yok baskısını beğenmedim yok burasını lak'lı istemiştim, yok bu dönemde millete bu davetiyeleri nasıl ulaştırırız falan derdi olmadan bizim adımız ile oluşturulan bir linkte bizim fotoğrafımızla -istersek düzenlemeyi rahatça yapabildiğimiz- bir düğün davetiyesi sitesi bu.
    dönemin ihtiyaçlarından biri olan çevre dostu olması özelliği de zaten bi' tık daha iç rahatlatıyor.

    not: en çok hoşuma giden noktası, davetiye linkinde kendi düğünlcv logolarını bile kullanmamaları, davetiye linki tamamen bize özel yani.
  • günümüz şartlarında önemini kaybetse de; senede 500bin çiftin evlendiği varsayıldığında ciddi oranda talebin olduğu söylenebilir.

    özellikle ücretsiz online davetiye yapmak isteyenler için basit bir site mevcut online davetiye linkinden oluşturabilirsiniz.

    yine aynı sitenin basılı düğün davetiyeleri de var, onun için de düğün davetiyesi linkinden ulaşabilirsiniz.

    edit: parayla satıp, basit bir işi tamamen çorbaya çeviren bir çok uygulamadan hem iyi hem de basit.
  • düz beyaz kartona adımız sağına davetlendin. mekan tarihi altına koyup bastırıp vermeyi düşündüğüm saçmalık.
  • bugun davetiyeye iban yazanlarin oldugunu ogrendim. cidden neydi oyle kameradan kim ne takmis diye izlemeler falan. teknolojinin nimetlerinden yararlanilsin.