şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
188 entry daha
  • bir nevi galip tekin metaforu film gibi geldi önceleri.
    ilk 30 dakikasında içim sıkıldı ve kapattım.
    birkaç saat sonra kaldığım yerden izlemeye başladım.

    isa ile ilgili ayeti duyunca afalladım ve beynimde bir ampul yandı.

    --- spoiler ---
    “insanoğlunun etini yiyip kanını içmedikçe kendinizde hayat yoktur. benim etimi yiyip kanımı içenin ebedî hayatı vardır; ben de onu son günde kıyam ettireceğim. çünkü benim etim hakikî yiyecek, ve kanım hakikî içecektir. benim etimi yiyip kanımı içen bende durur, ve ben onda.” —yuhanna 6:53-56
    --- spoiler ---

    anladım ki, çocuk saf (temiz) insandır; ve en değerli yiyecek, yani kremalı puding ise sonsuz yaşamı veren gıda yani imandır.

    şimdi metaforlara bakalım...

    bir kere goreng isa'nın (insanoğlu'nun) ta kendisidir ve elinde kitabı (eski ahit) vardır.
    trimagasi ise şeytan'ın ta kendisidir. elindeki bıçak da insanları günaha soktukça güçlenen (kestikçe bilenen) şeytan'ın silahıdır.
    genç kadın, mecdelli meryem'dir ve sonsuz yaşam arayışındaki günahlı insanlıktır.
    kendini asan kadın ise isa'ya ihanet ettikten sonra intihar eden yahuda iskaryot'tur.
    siyahi vatandaş (baharat) petrus'tur ve şahsında temsil olunan yahudiler'dir.
    tekerlekli sandalyedeki bilge siyahi vatandaş ise musa'dır.
    333 katta 2'şer kişi ise 666 eder ki bu da şeytanın sayısı olup yaşamın günah dolu yolunu ifade ediyor.
    0 (sıfır) nolu kat ise tanrı katıdır (heaven). herkes o kata ulaşmaya çalışır.
    en dip ve numarası olmayan karanlık kat ise araftır.
    imanı elde eden (isa'nın elinden pudingi yiyen) çocuk (saf insan) kıyam ederek hızla göğe (sıfırıncı kat/heaven) yükselir ve sonsuz yaşama kavuşur.

    başlarken;

    platformla gelen yiyecek ve içecekler manevi ve imanî gıdalar. en alttakilere kalmaması da kurtuluş haberini duymayanların aç kalması olarak düşünebiliriz; afrika ya da güney amerika'daki ilkel kabile bireylerinin tanrısal bilgiden ve ruhsal kurtuluş planından uzak ve mahrum kalmaları gibi.

    üst katlardakilerin bu gıdaları bolca bulmaları, ama insanî ihtirasları yüzünden (mesela kibir) imanlarının lekeli olması nedeniyle tanrısal kurtuluşa erişememeleri. yani üst katta olmak çok da bir anlam ifade etmiyor.

    buna en güncel örnek, (bkz: 27 mart 2020 millet camii cuma namazı). düşünün; sizce allah, cuma namazının esaslarına tamamen aykırı ve sırf gösteriş olsun diye kılınmış bu namazı kabul edip o kişileri cennetine alacak mı? işte bu kişiler üst katlarda bulunan ve platformdaki yiyeceklerden en iyi yararlanan kişiler. ama kibirleri onları kurtarmayacak. trimagasi artan şarabı görünce üst katlarda müslümanlar olduğundan bahsetmişti. işte o şarap içmeyen müslümanlar yukarıda açıkladığım kişiler.

    diğer detaylar ise;

    don kişot kitabı ve içeriği yahudi kibrini ifade etmek amacıyla özellikle kullanılmış. ki bugün bile özellikle hasidik yahudiler aynı don kişot kibrine sahiptirler. ama diğer yandan hıristiyanlar, don kişot kitabı ile gösterilen eski ahit (tevrat, tarihler, krallar, peygamberlik kitapları vs.) içeriğinde isa mesih'e ait izler bulurlar. goreng'in elindeki kitap bunu anlatmak için özenle ve çok da isabetli bir şekilde seçilmiş.

    salyangozlar eski antlaşma (tevrat vs.) ayetleri, çünkü isa eski antlaşma ayetlerini hem sever hem de çok kullanır. aynı zamanda salyangozlar, eski antlaşma metinlerinde bulunan isa'ya ait izlerdir (ayetlerdir). tıpkı salyangoz yürüyüp gittiğinde ardında sadece dikkatle bakıldığında görülebilecek bir iz bırakması gibi. hıristiyanlar bu izleri görürler ama yahudiler bunu kabul etmez.

    yukarıdan düşen ya da atlayan insanlar da imanını kaybedenler.

    yahudileri temsil eden baharat'ın halatı da yahudi inançları; ama onlarla yani o halatla tanrı katına ulaşmanın imkânı yok, sori. sıçarlar işte öyle suratınıza diyor şair burada, anlayın yahudi kardeşlerim. sıçan kişi 5. kattaydı; ama işte hem tanrıya çok yakın, hem de kibri yüzünden bir o kadar uzak.

    isa'nın havarilerinin hepsi yahudiydi. baharat ilk tanıştığımızda yahudi inançlarına sıkı sıkıya bağlı iken, isa'nın yolunda halatı yani eski inançlarını bırakıp kılıç kuşanıyor. çok büyük olasılıkla petrus¹ alegorisi olabilir o karakter.

    genç kadın da, isa çarmıha gerildiğinde çarmıhın dibinde bekleyen ve ağlayan maria magdelena yani mecdelli meryem. hani isa'nın ilk taşı günahsız olanınız atsın sahnesindeki fahişe meryem. günahlı insanın temsili olan meryem yani. ayrıca isa genç kadınla yani fahişe mecdelli meryem ile sevişiyor. bu da yine isa'nın imanı arayan günahlı insanları kucaklamasının ve çok sevmesinin metaforu.

    platform üzerine binerek alt katlara inerlerken gördüğümüz farklı ırklardan insanlar da yine isa'nın sadece yahudileri değil, yahudi olmayan ulusları da kucaklamasının bir alegorisi.

    platform üzerinde gelen yemeklere ilk başta pek önem vermemesi ve sadece bir elma alması ama şeytan'ın yemeklere yumulması ise isa/şeytan farkını gösteriyor. ve sanırım filmin ilk yarım saati, isa'nın çölde şeytan ile geçirdiği 40 günü anlatıyor. o 40 günü sadece su içerek geçirir isa, başka hiçbir şey yemez. bu anlatıya göre 40 günlük oruç tutan hıristiyanlar bile vardır günümüzde.

    yine platform ile alt katlara inerken insanlara "bir günlük oruç" öneriliyor ki, bu da zaten 24 saatlik hıristiyan orucudur. sadece su içebilirsiniz. o yüzden her katta musluk var.

    ve elma. şeytan'ın insanoğlu'nu ilk günaha soktuğu ve cennetten atılmasına sebebiyet verdiği unsur. ama isa yani insanoğlu şeytan ile ilk görüşmesinde elmayı alması ama günahsızlığı nedeniyle yemeyip atması bir başka metafor.

    kıl editi: puding üzerindeki kıl lekeli imanın alegorisidir. insanî ihtiraslar vs. yüzünden imanınız lekeli ise tanrı'ya ulaşamazsınız. ancak tanrı, insanların kendisine ulaşmasını istediğinden kılı görünce meleklerine kızar. lekesiz iman yani puding platforma konduğunda (hiç kimse yemez zira lekesiz iman öyle kolay bir şey değildir) gerçek hedefi olan saf ve temiz insana (küçük kıza) ulaşır ve isa aracılığıyla pudingi yiyen yani saf ve temiz imana kavuşan kız da tanrıya ulaşır (kıyam eder).

    2. ramses adındaki köpek: kendini asarak intihar eden kadın isa'ya ihanet eden havari yahuda iskaryot. bir yahudi o da sonuçta. 2. ramses adındaki köpeği de yahudilerin mısır sürgünü tarihini ve beslenen kadim yahudi inanışlarını temsil ediyor. bir asyalının köpeği yemesi ise yahudi olmayan ulusların yahudi inançlarını geçersiz kılması, boşa çıkarması. isa sadece yahudilerin değil, tüm ulusların kurtarıcısıdır.

    sorular üzerine: diploma isa'nın tanrı tarafından verilmiş görevini başarıyla yerine getirmiş olmasının karşılığı ve en dibe inmesi de görevini yerine getirdikten sonra ölmesi.

    kurban meselesi hakkında;

    evet bir kurban var. islam idesiyle bakıldığında doğru gibi görünebilir, ama o kurban kesinlikle küçük kız değil. kurban isa'dır. çarmıhta ölen isa, bizzat tanrı'nın kurbanıdır. insanlığın günahlarını kaldırmak için isa kurban olmuştur. bu yüzden isa'ya atfedilen unvanlardan biri de "tanrı kuzusu"dur. eski ahit'te de anlatılan "jübile yılı" tamamlanırken, yahudiler bir keçiye günahlarını yükleyerek (ki günah keçisi sözü buradan gelir) çöle gönderirler. işte bu da hıristiyanların eski ahit'te gördükleri isa'ya dair izlerden bir başkasıdır. filmin sonunda ise isa'nın öldüğünü, günahlarını üstlendiği kızın ise kurtuluşa ererek hızla tanrı katına yani sonsuz yaşama yükseldiğini (kıyam ettiğini) görürüz.

    sistemde 16 yaşından küçük çocuk olmaması hakkında:

    ilk başta goreng ile mülakatı yapan kadın da yine yahudileri temsil eden birisi zira bar mitzvah'dan önce çocuklar dine dahil edilmezler. işte bu yüzden içeri çocukların alınmadığını söylüyor. bu nedenle isa'nın yaşadığı toplum olan yahudi toplumunun değer yargılarını ve dinî yaklaşımlarını da gözetmemiz gerekiyor. ancak devrimci isa bu tabuyu da yıkmıştır.

    eminim aklıma gelmeyen birçok metafor/alegori daha var.
    ama genel hatlarıyla sanırım böyle bir şey.

    özet: hıristiyan teolojisinin metaforlar ile sanatsal anlatımı. aferin yönetmene.

    puan: 10/10

    credits: filmin yönetmeni galder gaztelu-urrutia ispanyol değil euskal herria vatandaşı bir bask'tır; dolayısıyla film de ispanyol filmi değil bask filmidir.

    ¹ @wanderer05'e düzeltme için teşekkürler. ben yuhanna olabileceğini düşünmüştüm ama vatikan'da elinde kılıcıyla heykeli olan petrus (st.peter) olduğunu hatırlattı.

    debe editi:
    3 boyutlu destek adında türkiye'nin 77 ilinde örgütlenmiş ve maske, solunum cihazı gibi medikal ürünleri 3d yazıcıda kendi imkanlarıyla üretip ihtiyacı olan sağlık merkezlerine bağışlayan bir grup var.

    imkânlar dahilinde destek olunmalı.

    (bkz: 3 boyutlu destek)

    web siteleri

    medyascope yayını
1458 entry daha