şükela:  tümü | bugün
104 entry daha
  • biraz uzun bir yazı olabilir, olabildiğince makalelerle açıklamaya çalıştım.

    öncelikle yukarıda sadece bir kaç yazarın belirttiği gibi açık şampiyonası'na kadınlar da erkekler de katılabilir. ayrı olan kadın şampiyonası'dır; yani erkeklere özel bir şampiyona yoktur. ayrıca erkek grandmaster rating barajı 2500 iken; kadın grandmaster rating barajı 2300'dür. dünyada 800 milyon satranç oyuncusu olduğu tahmin ediliyor ve sadece 1721 adet grandmaster var. peki 1721 grandmaster'ın kaçı kadın biliyor musunuz? sadece 37'si. yani %2,1'ine tekabül ediyor. dikkatinizi çekerim; baraj olarak 200 puanlık bir fark olmasına rağmen * kadın grandmaster sayısının bu kadar düşük olması tesadüf olamaz.

    - 2020'yi baz alırsak, şu anda en güçlü kadın oyuncu olan hou yifan'ın mevcut puanı 2658'dir. aynı zamanda erkek-kadın karışık sıralamadaysa kendisi 86. sıradadır. ilk 100 içerisindeki tek kadındır. ayrıca ilk 400 içerisinde de kendisinden sonra gelen diğer kadın 398. sıradaki ju wenjun'dur.

    - peki bunun sebebi ne olabilir? biraz istatistiksel olarak bakalım. istatistiksel olarak ana sebeplerden birisi kadınların, erkeklerden bu spora daha az ilgi gösterdiğidir. örneğin norveç verilerine bakıldığı zaman 2536 erkek satranç oyuncusu varken bu sayının sadece %4.3'ü , yani 113 kadın satranç oyuncu mevcut. ortalama puanlarına bakıldığındaysa da erkeklerin 1364 puanı varken kadınların puanıysa 1285 oluyor.

    - bir diğer sebepse kadınların, bu spordan erkeklerden daha çabuk vazgeçtiği yönünde bir varsayım. kadınların yaş ortalaması 25.6 iken, erkeklerin yaş ortalaması 41.8; yani kadınlar belki çocuk bakma gayesi belki de kendilerine çekici gelmediği için bu spordan erken vazgeçebiliyorlar. erkeklerse 40, 50 ve hatta 60 yaşında sürekli bu oyunu oynayabiliyorlar. bu da saygı duyulması gereken bir seçim olarak düşünülebilir.

    - satranç konusundaki farklılığın ana gerekçelerinden birisiyse erkek çocuklarının beyin gelişiminin belki de kız çocuklarına göre daha farklı olmasından dolayı olabilir. binlerce yıl avcılıkla, yer-yön tayiniyle uğraşmaya yönelik olarak gelişmiş olan erkek beyninin işlevini doğrudan etkileyen analitik düşünce merkezi; kız çocuklarından daha farklı olduğu araştırmalarla kanıtlanmış bir gerçekliktir.. erkek çocuklarının arabayla oynaması, kız çocuklarınınsa bebeklerle oynaması bir tesadüf değil; evrimsel bir sonuçtur. kadınların mağarada kalması, çocuklara bakması ve tek başına hayatta kalma güdülerinin gelişmesi evrimin modern insan üzerindeki etkisini hala devam ettirmektedir. mesela erkek beyni, kadın beyninde daha ağır iken; kadınların beyinlerini hacimsel olarak kullanma oranı erkeklerden daha fazladır. özellikle gri ve beyaz madde kullanım miktarı beynin aktif bölgelerini, zekanın türünü ve odak noktasını da tayin etmektedir. bu yüzden de duygusal zeka, karşısındakini anlamak, dostunu-düşmanını seçmek için sürekli meraklanmak gibi aktivitelerin de kadınlarda daha başarılı sonuçlar verdiği aşikardır.

    -son olaraksa satranç bir zeka göstergesi değildir. belki 100 sene önce böyleydi ama günümüzde tamamen ezbere dayanan, unutmamak için günün 15 saati çalışılan, kitaplardan açılışların ezbelendiği ve bir çok büyük oyunun da berabere bittiği bir spora olma yoluna doğru gidiyor. açılışlardan sonraki hamleler bir bir ezberleniyor ve bu kimin ezberi, fotoğrafik hafızası daha iyiyse o kazanıyor. iyi olmadığı durumlardaysa oyunlar genelde berabere sonuçlanıyor. 2018 dünya satranç şampiyonasında finalde oynanan 12 maçın 12'sinin de berabere bitmesi ve şampiyonun tie-breaklerle 3-0 gibi net bir skorla kazanılması buna en bariz örnektir.

    romantik dönemlerden kalma capablanca, tal, alekhine, paul morphy, fischer gibi reyizler artık çok eskide kaldılar. kasparov-karpov mücadeleleri belki de post modern satranç öncesi en klas müsabakalardı.

    bugün eğer bir satranç oyuncusu, deep learning bilgisayarlara kafa tutuyorsa bu bir zeka göstergesi değil zannımca * ezber göstergesidir.

    en son değinmek istediğim konuysa kadın ve erkek duygu durumlarınn farklı olması bence adil bir müsabaka ortamı oluşturmayacaktır. bir kadın regl zamanı, hamilelik zamanı, bebek baktığı dönem, emzirdiği dönem, çocuğunun hastalandığı dönem bu oyunda o'na farklı bir konsantrasyona sahip olmasına sebebiyet verecektir ve dezavantaj oluşturacaktır. kadın satranç sporcusu 30'larında performansında düşme eğilimi gösterebilir ve adil bir rekabet ortamı olmayabilir. bunun zeka ile bir alakası yoktur. tüm bu unsurlar düzenli olarak satranç çalışmasını engelleyebilir, uykusuz bir gece geçirmesine sebebiyet verebilir. sadece bu sebepler bile bence satrançta farklılık sebebi olabilir.

    son olarak;

    dünya yerinden oynar, kadınlar özgür olsa.
16 entry daha