şükela:  tümü | bugün
9 entry daha
  • her hafta ankara-kayseri yolculuğu yapıyorum. evet manyağım, beni bu süha turizm mahvetti. aslında firmadan yana çok şikayetim yok ama kayserililer işin içine girdi mi; herşey bulanıklaşıyor işte.

    süha turizm ismini sahibi süleyman hamurcu'dan alır. diğer firmalarla seyahat etmediğim için hala en lüks otobüslere (bkz: neoplan starliner) mi sahiptir bilemiyorum.

    servis elemanları ve servis:
    diksiyonları bozuktur ve şiveli konuşurlar. kadın servis elemanları genelde genç ve güleryüzlüdür, naziktir. ancak birine denk geldiğim de oldu; saçlar dipleri simsiyah uçları pavyon sarısı, kilolu olmasına rağmen dar gömlek giydiği için düğmeler patlamak üzere, üzerinden sakillik akıyor. arkamdaki yolcu kırşehir'den biniyor ve ücretini bütün para veriyor. bu "bağyan" görevli parayı şoförden bozdurup getiriyor:" al anam" öeeh. zaten o kadını bir daha görmedim.

    erkek elemanlar ise açıkça kabadır. dan dun servis yaparlar, bir kek bir çay hizmetini erkekliklerine leke getiriyormuş gibi davranırlar. hatta dün akşam rastadığım gençten çocuk (orta kapı önünde olduğum için her dediğini duydum) kolonya isteyen biri olunca "kolonyanın sırası mı şimdi" uyanıp su isteyen biri olunca "uyanır uyanmaz su istiyo yaa" aşti'de farklı yere yanaşan şoförü için " lan oraya girecektin gerizekalı ama suç sende değil seni şoför yapıp oraya oturtanda" diye söylenmiştir.

    servise gelince, bir tane dankek verirler adi bir melamin tepsi içinde dağıtırlar. yine başka bir adi melamin tepside bardaklar çay kahve bulunur, içeceğinize göre servis yapılır. coca cola ile netto marka karışık meyve suyu gördüm. çayı bilmiyorum ama nescafe 3ü 1 arada veriyorlar, bir de hamidiye su. bir varan bir kamil koç tekerlekli arabalarla tatlı tuzlu diyet kraker kek bisküvi seçenekleri ile 3-4 çeşit meyve suyu, gazoz servisi yaparken; kayserinin meşhur sühası tek çeşide mahkum ediyor sizi. servis sistemi de değişik; hareket ettikten 10 dakika sonra ikram başlıyor, bu tamam. ama moladan geri hareket ettikten hemen sonra içecek ikramını anlamıyorum. yolculuk sonunda da kolonyalı mendil veriyor veya kolonya döküyorlar.

    şoförler:
    bugüne kadar tehlikeli araç kullanan veya yanlış hareketler yapan bir şoföre rastlamadım; genel de de önlerde oturmayı tercih ederim, ancak gözüme çarpan bir şoför hatası olmadı. aferin.

    otobüsler:
    travego, man fortuna ve neoplan starliner otobüsleri vardır; neoplanların koltukları geniş, araları daha uzundur ve her koltuğun arkasında lcd ekran vardır. isteğinize göre film veya ulusal kanalları izleyebilirsiniz, gps ile yolu takip edebilirsiniz veya aracın önündeki kameradan yolu izleyebilirsiniz. internet bağlantısı da vardır. ancak dağıtılan kulaklıklar şu kulak üstünden geçip enseden dolananlardan, dolayısıyla kulakları ağrıtıyor bir süre sonra. keşke yenileseler. bir de dikkatimi çeken nokta var ahah: şimdi ekranın sol alt köşesinde bir delik var kulaklığın ucunu soktuğunuz; hemen üstünde de "bilader kulaklığı buraya takacan" mealinde bir kulaklık sembolü var. bindiğim tüm neoplanlarda atıyorum 50 koltuk varsa 45 tanesinde bu kulaklık işareti cebren ve hile ile delinmiş arkadaş. ne meraklısınız zarar vermeye anlamadım ki.

    mola yeri:
    ankara-kayseri arasında kırşehir mavi kent dinlenme tesislerinde 25 dakika yemek ve ihtiyaç molası verilir. ancak bu süre tamamen cabin crew in keyfine bağlı olarak uzayabilir veya kısalabilir; dikkatli olun. mola yerinde envai çeşit yiyecek vardır, market ve manav mevcuttur, çay 75 kuruştur. tuvaletler de gayet temizdir, yerler kurudur, hepsinde tuvalet kağıdı vardır, köpük sabunlar vardır ve sürekli bir görevli görürüm temizlik yapan. ücret sabit: 75 kuruş.

    servisler:
    malum ankara'da servis yok, kayseriyi anlatıcam. minibüsler otobüsün gelmesinden 10 dakika kadar sonra hareket eder. şoför her durağı anons eder: "yoğunburç'a inecek var mı?" veya "düvenönü'ne geldik" gibi. aman diyeyim yanılıp şaşıp da ineceğim durağı nasılsa söyler diye gidip koltuğunuza kurulmayın. başıma geldi, üniversiteye gidicem (orada fakülte derler tıp fakültesinden dolayı) geçtim oturdum. şoför durakları sayıyor tek tek inen iniyor falan, kalabalık da servis o gün. ama hiç kimse de kalkıp "ben bu durakta inicem şoför bey haberiniz olsun" dememiş, dolmuş hesabı 'müsait bir yerde' diyen iniyor. sonra bir baktım ki üniversiteyi geçmişiz, içine girmeden. hemen gidiyorum şoföre "fakültede inecektim ben neden dönmediniz?" cevaba gel: "niye dimedin bacım?" oha? "niye söyleyeyim beyefendi fakülte yazıyor aracın üstünde demek ki dönmeniz gerek sizin oraya?" neyse efendim en yakındaki talas süha yazıhanesine "benim acelem var servis yetiştiricem" -sanki benim acelem olamaz hamanakoyim- bahanesiyle bırakıldım; oradan otogara gidecek servise bindim ve o şoföre anlattım durumu. o da "bacım haklısın niye o öyle yapmış alla alla" diye birşeyler geveledi, ben de üniversitede havuzun oradaki kapıda inmek durumunda kaldım, o servis de içeri girmedi. "bacım hava da karanlık ya korkmazsın dee mi" diye de sordu ama amca sağolsun, endişelendi. kayseri!de taksi bulmak çok zordur, salaklığıma doymayayım telefonu da ankara'da unuttum, mecbur yürüdüm gideceğim fakülteye kadar.
    döndüğümde şikayet yazdım internet sayfasından ama neye yarar ki? ben o şoförün hatası yüzünden karanlıkta tek başıma ıssız yollarda kalmışım, başıma birşey gelse kimin umrunda?

    internet sayfası:
    uyduruk bir sayfadır. ancak güvenle bilet alabilir veya rezervasyon yapabilirsiniz. eskiden çakal kadınlar iki kişilik ayrı ayrı rezervasyon yaparlar, sonra kendi biletlerini alırlardı; böylece yan koltukları boş şekilde rahat rahat yolculuk ederlerdi. şimdi dedeğişik bir uygulama başlatmışlar;
    diyelim ki şimdi saat 21:00, siz de 23:00 otobüsüne bilet alacaksınız. bakıyorsunuz otobüste sadece 6 koltuk satılmış, neredeyse bomboş yani. ama siz tek bayan alamıyorsunuz, sistem izin vermiyor. neden mi? çünkü eğer 3 bayan ayrı ayrı tek yer satın almış veya ayırtmışsa siz tek bayan alamıyorsunuz. öyleyse ne yapıyorsunuz? herhangi bir bayan yanı alıp otobüse bindiğinizde yer değiştirmek için servis elemanından rica ediyorsunuz.

    sonuç olarak; süleyman hamurcuda para var, ekipman var; ancak zihniyet değişmeden, çalışanlara eğitim verilmeden, gelen şikayetleri değerlendirmeden bu iş olmaz arkadaşım. kabasınız kaba.
55 entry daha