şükela:  tümü | bugün
118 entry daha
  • bazen yer yüzünde dillerin yaratılmasından bu yana yazılmış en iyi şiirlerin sahibi diyesim geliyor, ancak poe, rimbaud, lorca, ritsos ya da t. s. eliot birkaç dizeyle aklıma gelince utanıp bundan vazgeçiyorum (eyy rilke, senin kaplan'ın varsa poe'nun kuzgun'u var).

    rilke, yalnızlığı ve uzağı en iyi anlatan şairlerden. ancak -biyografisini okuyanlar daha iyi anlar- uzağı kendine yakınlaştırsa dahi onu gene yalnızlıkla karşılar. acıdan kaçmamayı öğütler, hayatın ötesine ulaşmak için insanı deneyimlenmeye davet eder. bu açıdan nietzsche'ye benzer. nietzsche'ye, binicen üstüne vurucam kırbacı, dedirten salome ile olan ilişkisi şüphesiz şiirini etkilemiştir, tıpkı nietzsche'nin felsefesine etkilediği gibi.

    demiş ya, "bana salome'u getirin beni bir tek o anlar" diye. bunu ölürken dediği rivayet edilir. ama ölüm döşeğinden devşirme bir trajediye gerek yok, çünkü adam bunu daha hayat damarlarında uğuldarken yazmış:"şimdi korkunç zordu beni sevmek; ve ben buna yalnız birinin gücünün yeteceğini seziyordum. ama o biri henüz istemiyordu beni."

    vardır hepimiz için biri'si, olacaktır ya da illa ki biri ve o biri, ölüm döşeğinde bile uzağımızda olacaktır belki de. belki de olmayacaktır.

    "yalnızlardan söz etmemiz insanlardan, fazla anlayış beklememizdir. insanlar, neden söz ettiğimizi anlarlar sanıyoruz. hayır, anlamazlar. bir yalnızı görmemişlerdir asla; ondan, tanımaksızın nefret etmişlerdir. insanlar, onu tüketen komşular olmuşlardır; bitişik odanın, onu baştan çıkaran sesleri olmuşlardır. insanlar, patırtı etsinler, onun sesini boğsunlar diye, eşyaları ona karşı kışkırtmışlardır. narinliği ve çocuk oluşu yüzünden çocuklar, ona karşı birleşmişler ve o her büyüyüşünde, yetişkinlerin rağmına büyümüştür. bir av hayvanı gibi barınağını sezmişler ve uzun gençliği sürekli bir takip altında geçmiştir. güçten kesilmeyip de ellerinden kaçtıkça, yaptığı şeylere bağırmışlar, çirkin deyip kötülemişlerdir yaptıklarını. ve o, bunlara kulak asmadı mı biraz daha ortaya çıkmışlar, yiyeceğini bitirmişler, teneffüs edeceği havayı tüketmişler ve iğrensin diye yoksulluğuna tükürmüşlerdir. bulaşıcı hastalığı olan biri gibi adını kötüye çıkarmışlar, daha çabuk kaçıp gitsin diye ardından taşlar atmışlardır. ve yıllanmış iç güdülerinde haklıydılar gerçekten: o, gerçekten düşmanlarıydı çünkü."
116 entry daha