şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • "büyük" emevî komutanı.

    büyüklüğü, ordularının karşıkoyulamaz gücünden, askerî dehasından değil zaferlerin ertesinde yıktığının yerine başka bir âlem 'kurabilme' yetisindedir, tüm 'büyük' tarihî hükümran-komutanlar gibi.

    gemilerini yakması sadece başarılı bir askeri taktiğin değil, aynı zamanda mekân anlamında kuşatıcı bir dünya görüşünün yansımasıydı. tarık bin ziyad için evrensel bir dünya görüşünün merkez coğrafyası değil, her türlü kavimle birarada yaşanabilecek bir ufuk coğrafyası vardı. onun için endülüs, bu ülkedeki çok kültürlü yapıyı tümüyle yok eden katololik ispanyol hanedanlığı iber'i tümüyle zapt edene kadar bir kültür ve çoğulculuk potasıydı.

    gemileri yakarak askerlerine verdiği mesaj "kaçacak yeriniz yok" demekten ibaret değil, "burayı bir müstemleke olarak görmeyin"dir de. endülüs de bir sömürge olmamıştır, ziyad'ın ispanyol-portekizli-flamenk-ingiliz muadillerinin yaptığı gibi.

    ayrıca, idaresindeki ordunun ispanya'ya çıkmasından sonra gemileri yakması, ordularının kuzey afrika'nın cebelitarık'a uzanan sınır algılamasını yeniden kurmaya yönelik bir çabaydı. böylece daha önce cebelitarık'ın oluşturduğu su engeli ile zihinlerde yer eden sınır algılaması ön hat olarak pirenelere uzanan uzatılmıştır*. ve zihinlerde yer eden sınırları alt üst etmiş, ufku doğal sınırların ötesine taşımıştır. bu ufuk, yalnızca askerî bir hamle kesinlikle olmamış, ardından edebiyat, felesefe ve sanatların ufukları da ekümenik bir eksene oturmuştur. ibni rüşd'ün ibni rüşd olmasında bu ufkun güven ve imkânı olduğunu iddia etmek, bana kalırsa, tümüyle yanlış olmayabilir.

    merzifonlu kara mustafa paşa'nın doğudan viyana'yı kuşatması ile bin ziyad'ın güney batı'dan pireneler'e sarkması avrupa'nın muhafazakârlarının bugün dahi üzerinden atamadığı çekincenin doğurduğu iki büyük apokaliptidir.

    usama bin ladin gibilerin maymunluğu, ancak ve ancak "yıkımı" hedefleyebilmelerindedir.

    emevîlerin ikinci "büyük" komutanı için:
    (bkz: ömer bin abdülaziz)
17 entry daha