şükela:  tümü | bugün
  • yalandır olmayandır. ancak günümüz için doğru bir önermedir. ancak tarihte sevdiği erkeğe şiir yazan kadın mevcuttur.

    1-mihri hatun
    sen kılmadığın derdime dermânı unutma
    ben hasret ile verdiğim ol cânı unutma

    2-leyla saz
    kıl meclisi âmâde ne derlerse desinler
    iç dilber ile bâde ne derlerse desinler.
    lemde nedir farkı bana medh ile zemmin
    sağ olsun ahibbâ da ne derlerse desinler.

    3-şair nigar hanım
    feryad ki feryadıma imdad edecek yok
    efsûs ki gamden beni azad edecek yok
    tesir-i muhabbetle yıkılmış güzel emma
    virane dili bir daha bad edecek yok.

    4-ihsan raif
    kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben halime,
    titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime,
    perde-i zulmet çekilmiş, korkarım ikbalime,
    titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime.

    5-yaşar nezihe bükülmez
    ey işçi!
    bugün hür yaşamak hakkı seninken
    patronlar o hakkı senin almışlar elinden
    sa’yınla edersin de “tufeylî”leri zengin
    kalbinde niçin yok ona karşı bir kin

    6-şükufe nihal
    inanma
    güldümse inanma, bil ki bu gülüş
    güldüğüm sabahın bir rüyasıdır
    dudaklarımdaki acı bükülüş
    veda akşamının sonsuz yasıdır.

    7-halide nusret zorlutuna (tdk nın kurucu üyelerindendir)
    çekil bu gölgeli yolda gezinme,
    bahar bakışların yine pek sarhoş.
    yanılıp gönlüme misafir inme.
    kapısı kilitli, mihrabı bomboş

    8-gülten akın
    bir hayal kahvesinde
    oturup ömür çayından içiyoruz.
    her seferinde biraz daha az yanıyor dudaklarımız.
    her seferinde biraz daha soğuk çayımız.
    kahvede yıkılmak üzere zaten…
    gelenler aynı, gidenler ayni…
    çıkalım mı artık bu kahveden?
    bir yudum daha mı? neden?
    yanmadı mı dudakların hala?
    seni sevdim
    seni birden bire değil
    usul usul sevdim.
    “uyandım bir sabah” gibi değil
    nasıl yürür öz su dal uçlarına
    ve gün ışığı sislerden düşsel ovalara…

    seni sevdim
    artık tek mümkünüm sensin.

    9-nilgün marmara
    kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim,
    yalpalayan hayatımın kara çarşaflı
    bekçi gizleri.

    kaynak

    edit:başlık başa
  • erkeğe yazılan şiirlerin neden paylaşılmadığı olarak değiştirilmesi gereken başlık. bildiğimiz gibi ataerkil bir toplum düzeninden geliyoruz ve edebiyatya da kadınların yer alması pek normal bir olay değildi. kaldı ki toplumun kadına verdiği rol nazlı , çekingen , ilk adımı karşıdan bekleyen bireyler olmasıydı durum böyle olunca kadınların yazdıkları şiirleri toplumla paylaşmaları pek beklenmezdi.
    ayrıca erkekler erkeklere niye şiir yazmasın ki ? edbiyat hakkında çok kısıtlı bir bilgim olmasına rağmen şiir 'i böyle kısıtlamalara tabi tutmak çok anlamsız hatta saygısızca.

    edit1 'e ithafen: kardeşim uzayda mı yaşıyorsun hiç mi kadın şair tanımadın , okumadın hadi onu geçtim hiç mi duymadın ?
  • 5 dakkada yazdigim akrostişlerimle oyunu bozduğum tesbit.
  • "bulduğum gün yitirdiğim,
    umduğum gün bitirdiğim,
    şair olup dizeler yazamadığım,
    sevdasını hasretle boyadığım,
    bir imkânsız masalımsın.

    dilimi, yılanların zehirleriyle yıkadım,
    zehirli sözlerim uzak tutsun diye.
    bakışlarını, kalbime nakşettim,
    yörüngenden çıkınca kalbimi ısıtsın diye.
    ruhumu hep sana sakladım,
    bir tek sen örsele diye."

    siz değerli gönül dostları, beğenir umarım bu şiirimi.
  • yanlış tespit.
    bana çok akrostiş şiir yazıldı.
  • belki sadece bir adama yazmış olduğumuz ve yayımlamadığımız içindir.
  • füruğ ferruhzad ve didem madak şair değil mi?
    hemen bir tanesini de koyuverelim

    çiçekli şiirler yazmak istiyorum bayım!

    'zenciler prensesi olacağım.
    hayat işte asıl o zaman başlayacak.'
    pippi uzunçorap

    çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
    bilmiyorsunuz. darmadağın gövdemi
    çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
    karanlıkta oturuyorum. ışıkları yakmıyorum.
    çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
    acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
    bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
    yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
    bir yağsam pahalıya malolacağım.
    ben bir bodrum kat kızıyım bayım
    yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
    bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
    fakat korkuyorum. birazdan da
    kırküç numara ayakkabılarınızla
    bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
    bu iyi olmaz bayım!

    'gün akşam oldu' diyorum
    ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara
    cam kırıkları yiyorlar
    rüyamda; bir kase dolusu suyun içinde
    rengarenk yap-boz parçacıkları
    anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz.
    hayır,sanırım sabahı bekleyemem
    bilmiyorum.
    insanlar rüyalarım acilen anlatmalı.

    ondört yaşındaydı ruhum bayım
    bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
    protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz
    gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri
    protez bacaklarıma bile ıslık çaldılar
    o ara içimde çiçeklerden oluşmuş
    bir silahsız kuvvet ablukaya alındı
    sinemalarda da 'organzm gıcırtıları' oynuyordu.
    kaçmaya çalıştım. olmadı.
    bu nedenle, çiçekli şiiler yazmayı
    ruhum açısından faydalı buluyorum bayım.
    neyse işte
    ben her filmi hatırlarım
    sinemaların hiç bitmeyen gecesine sığındığım çok oldu.
    'sofı'nin tercihini' seyrederken çok ağlamıştım.
    öpüşen guramilerle ilgili bir film yapsalar
    onu da mutlaka hatırlardım.
    insan içinde çevrilen bir çıkrığın sesini unutur mu?
    hem sonra ben hatırlamaya alışkınım
    bir 'eşya toplayıcısıyım' bayım.

    büyük gemiler de yok artık bayım
    büyük yelkenler de
    büyük kağıtlar yakmak istiyor şimdi canım.
    işte az önce bir karabatak daldı suya
    bir süredir de kayıp
    dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya
    ölüm çok iri bir sözcük değil bayım.
    kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum.
    ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen
    yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
    bir gül, bir güle derdi ki görse
    yalan söylüyorum
    güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.
  • bu konunun muhattabı ''kadın'' değil de ''erkek''tir bence.
    eğer ki siz karşınızdaki kadının hayatında yer edinmeyi biliyorsanız
    ona dünyadaki nadide eserlerden biri olduğunu hissettiriyorsanız
    adınız geçince sizden başkası hafızasında yer etmiyor ise
    o kadın size şiirlerde yazar,şarkılar da söyler,resimlerde yapar.
    tabi bu dediklerim biraz olsun entelektüel birikimi olan kadınları kapsamakta.sizinle mahalle maçlarında top koşturmuş,kıraathanelerde iskambil oynamış birisini, istisnalar kaideyi bozmaz, o kalıba sokmamak gerekiyor zannımca.
  • ah beyler beyler
    ne kirildi su minnos kalbim de
    gormediniz
    siir yazan kadinlar var ama malesef buna deger verenler yok
    yani takmiyo erkekler kadinin laflarini cogu kez yani kirilan taraf olmayinca
    kirilan taraf olduklarinda goruyoz ne siirler donuyo ortalikta
    ki gittikten sonra bi erkek ona yazilan siirleri nerden gorecek?
    gormedi, gormeyecekte...
    gorse de umursayacak mi ki?
    hayir iki misra okuyup uykusu gelecek ne sacmalamis bu diyecek..belki gulecek salak diyecek kucumseyecek tiiye almiyacak yani
    aslinda boyle yaparak kendi yaptiklarina sirt cevirecek
    oysa o siirler yazilirken ne goz yaslari dokuldu ne can yandi ama dedigim gibi deger verilmiyor
    zaten gorulseymis bak boyle basliklar acilmayacakti
    nebileyim aile derdiyle ev derdiyle ilgilenen kadinlar da zaten boyle seylere zaman ayiramiyolarmis ayrica okuma yazma da yok insan kayit altina almayinca nasil aklinda kalacak eger kadindan sair olamamissa bu zaten erkegin sucu
    zaten bi erkegin de sair olma sebebi kadindir ama yine de kadinda sair ruhu yok denilir
    oyle diyenleri zaten ciddiye almiyorum insan boylesin demeden once bi neden demeli
  • kafa karıştıran başlık. şimdi başlıkta örnek verilen dizelerin erkeğe yazıldığı ne malum? bir kadın aşktan söz ediyorsa yalnız bir erkeğe duyduğu aşka dair midir bu? aşka dair bir şiir bir erkek tarafından yazıldığında ve muhatabına ithaf edilmediyse ya da hep kadınlarla ilişkisi olduğundan emin değilseniz, kadına şiir yazan erkekler olduğu ne malum? hepsini geçtim, neye dair yazdığından size ne? 21. yüzyılda aşk şiirleri antolojisi mi hazırlıyorsunuz? son yıllarda kadın şair olmadığını savunuyorsanız birhan keskin, lale müldür, gülten akın, didem madak, sennur sezer, gülseli inal, gonca özmen ne? "kadının hayatında yer edinmeyi bilmiyorsanız bu soruyu kendinize sorun..." diyebilene de ne cevap vereceksin? ulan bu da mı sizle ilgili yine? bu da mı sizin başarınız ya da başarısızlığınız olacak muhakkak? teallam ya.

    not: "o da şair mi?" diye sorup şiiri de kendi beğenilerinin, kendi kelimelerinin içine sıkıştırıverenleri anlayamam. hâlâ cemal süreya, nâzım hikmet'i sayabildiği için 2000'li yıllardaki şiire dair ahkâm keseni de anlayamam. ben bu başlığı anlayamamak için geldim adeta.