şükela:  tümü | bugün
  • 5 dakkada yazdigim akrostişlerimle oyunu bozduğum tesbit.
  • “yanılıyorsunuz :)” dediğimdir..
    aşkı söylemenin en güzel yoludur şiir ve erkeği kadını olmaz sahibinin.. ne mutlu yazana!.. ne mutlu yazdırana!..
  • "bulduğum gün yitirdiğim,
    umduğum gün bitirdiğim,
    şair olup dizeler yazamadığım,
    sevdasını hasretle boyadığım,
    bir imkânsız masalımsın.

    dilimi, yılanların zehirleriyle yıkadım,
    zehirli sözlerim uzak tutsun diye.
    bakışlarını, kalbime nakşettim,
    yörüngenden çıkınca kalbimi ısıtsın diye.
    ruhumu hep sana sakladım,
    bir tek sen örsele diye."

    siz değerli gönül dostları, beğenir umarım bu şiirimi.
  • yanlış tespit.
    bana çok akrostiş şiir yazıldı.
  • asagidakilerden hangisi dogrudur?

    a - kadin şiiir yazacak yetenekte degildir
    b- kadın şiir yazıyordur paylaşmaktan çekiniyordur
    c-kadin erkeğe hikaye uyduruyor ve yeri gelince senaryo yazdigindan şiire gerek duymuyordur
    d- uğruna şiir yazılacak erkek bulamamıştır
    e- hepsi
  • belki sadece bir adama yazmış olduğumuz ve yayımlamadığımız içindir.
  • füruğ ferruhzad ve didem madak şair değil mi?
    hemen bir tanesini de koyuverelim

    çiçekli şiirler yazmak istiyorum bayım!

    'zenciler prensesi olacağım.
    hayat işte asıl o zaman başlayacak.'
    pippi uzunçorap

    çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
    bilmiyorsunuz. darmadağın gövdemi
    çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
    karanlıkta oturuyorum. ışıkları yakmıyorum.
    çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
    acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
    bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
    yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
    bir yağsam pahalıya malolacağım.
    ben bir bodrum kat kızıyım bayım
    yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
    bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
    fakat korkuyorum. birazdan da
    kırküç numara ayakkabılarınızla
    bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
    bu iyi olmaz bayım!

    'gün akşam oldu' diyorum
    ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara
    cam kırıkları yiyorlar
    rüyamda; bir kase dolusu suyun içinde
    rengarenk yap-boz parçacıkları
    anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz.
    hayır,sanırım sabahı bekleyemem
    bilmiyorum.
    insanlar rüyalarım acilen anlatmalı.

    ondört yaşındaydı ruhum bayım
    bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
    protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz
    gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri
    protez bacaklarıma bile ıslık çaldılar
    o ara içimde çiçeklerden oluşmuş
    bir silahsız kuvvet ablukaya alındı
    sinemalarda da 'organzm gıcırtıları' oynuyordu.
    kaçmaya çalıştım. olmadı.
    bu nedenle, çiçekli şiiler yazmayı
    ruhum açısından faydalı buluyorum bayım.
    neyse işte
    ben her filmi hatırlarım
    sinemaların hiç bitmeyen gecesine sığındığım çok oldu.
    'sofı'nin tercihini' seyrederken çok ağlamıştım.
    öpüşen guramilerle ilgili bir film yapsalar
    onu da mutlaka hatırlardım.
    insan içinde çevrilen bir çıkrığın sesini unutur mu?
    hem sonra ben hatırlamaya alışkınım
    bir 'eşya toplayıcısıyım' bayım.

    büyük gemiler de yok artık bayım
    büyük yelkenler de
    büyük kağıtlar yakmak istiyor şimdi canım.
    işte az önce bir karabatak daldı suya
    bir süredir de kayıp
    dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya
    ölüm çok iri bir sözcük değil bayım.
    kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum.
    ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen
    yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
    bir gül, bir güle derdi ki görse
    yalan söylüyorum
    güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.
  • gün batımındayız say ki
    denizin üstü yangın yeri...
    ılık bir rüzgar esmeli,
    ikimiz de biraz deli...

    tutmuşum elini,
    sımsıkı kenetli...
    nereye gittiğimizi
    hiç kimse bilmemeli...
  • nerden biliyosun olmadığını? ama genellikle evet yazmazşar. çünkü bu öğrenilmiş bir durum.
  • bu konunun muhattabı ''kadın'' değil de ''erkek''tir bence.
    eğer ki siz karşınızdaki kadının hayatında yer edinmeyi biliyorsanız
    ona dünyadaki nadide eserlerden biri olduğunu hissettiriyorsanız
    adınız geçince sizden başkası hafızasında yer etmiyor ise
    o kadın size şiirlerde yazar,şarkılar da söyler,resimlerde yapar.
    tabi bu dediklerim biraz olsun entelektüel birikimi olan kadınları kapsamakta.sizinle mahalle maçlarında top koşturmuş,kıraathanelerde iskambil oynamış birisini, istisnalar kaideyi bozmaz, o kalıba sokmamak gerekiyor zannımca.