şükela:  tümü | bugün
  • müteahhitlere asla güvenmeyin. ilk kuralınız bu olsun.

    birkaç yıl önce ev aldı annem. aldığında henüz bitmemişti ama baktığı kağıtlara ve söylenenlere göre gayet içine sinmişti. gidip gördük, birkaç eksiği tamamlandıktan sonra hazır olacaktı. mutfak tezgahının takılması, elektrikle ilgili birkaç iş ve mutfaklı salonun duvarı gibi. en fazla bir hafta denildi ama dört ay geçti. bu dört ayın sonrasında, anneme ''sen bu evden vazgeç, yan daireyi sana verelim'' denildi. annem kabul etmedi. yan daire kuzey cepheydi, bizim aldığımız güney. niye vazgeçsin? mutfak tezgahını da söz verileni değil, başka uyduruk bir şey takmışlar. salonun duvarı daha örülmemiş vs bu sorunları konuşmak için adamlar annemi ofise çağırdılar. birlikte gittik. adam üstü kapalı önce bizi tehdit etti. baktı geri adım atmıyoruz, ''o zaman verdiğiniz parayı şimdi geri vereyim, evden vazgeçin. satmak istemiyorum size'' dedi adam. (çoktan sattığı, tapusunu aldığımız ev için diyor bunu hem de) ben evden vazgeçip, paramızı alıp gitme yanlısıydım ama annem kabul etmedi. ''ben hesabımı bozdum, kaç aydır faizi vs (bir şeyler daha) zarar ediyorum size verdiğim paramı aynen geri alırsam. evden vazgeçmem.'' diye tutturdu.

    adam bağırıp çağırmaya başladı. sonra ''siz biraz düşünün en iyisi'' diye yine tehditvari bir tonla konuştuktan sonra, odadan çıktı. çıkarken de birisine ''oğlum kapıda bekle'' dedi bilerek duyabileceğimiz bir sesle. kapıda bekleyen adamın belinde silah, ikiye bir beş birisi. baktık ki işler çığrından çıkmak üzere, korkmaya başladık haliyle. ne yapsak ne yapsak diye düşünürken, kapıdaki tipi birisi çağırdı, fırsat bu fırsat gizli gizli sıvıştık kapıdan. adamlar resmen annemi tek gördüler, korkutursak istediğimizi yaptırırız diye düşündüler.

    neyse efendim sonrasında annem bu durumu tanıdıklarına anlattı. iş bir anda türk-kürt davasına döndü. tanıdıklarımız ''bizim memleketimize gelip nasıl bizim insanımızı tehdit ederler'' moduna girdiler. herkes anneme ''kürtlerden ev alırsan olacağı bu'' falan dedi. sanki aynı boku bir türk yiyemezmiş gibi. mesele amacını aştı. bu arada bizim müteahhit kaçtı gitti duyduğumuza göre kuzey ırak'a. evler tamamlanmadan kaldı öyle. iskan alınmamış. adam bulunamıyor. apartmanın içi iyi kötü bitmiş ama çevre düzenlemesi daha yapılmamış. binanın adı bile yok.

    evin eksik kalan her şeyini, duvarını, tezgahını, ıvırını zıvırını binlerce lira dökerek yaptırdık. diğer ev sahipleri de aynı şekilde kendileri yaptırdı. iskan alınmadığı için elektrik-su faturaları 2,5 kat mı 3 kat mı ne geliyor üstüne. herkes lanet ede ede ödüyor paraları. binada bazı ev sahipleri yurtdışında, bazıları başka şehirlerde falan derken zaten bir birlik oluşturulamıyor. evin verdiği maddi ve manevi zarar, içinde huzurla oturmaya engel oldu sonuç olarak.

    bitti mi? tabii ki hayır. imar müdürlüğü ceza kesti eve geçen hafta. 2 bin küsur lira. meğer evin projesine göre yatak odasının bir kısmı balkonmuş, onu içeri almış müteahhit. meğer o mutfaklı salonun da ön kısmı balkonmuş. oraya da biz duvar ördürdüğümüz için, o da ceza. bu ceza iki hafta içinde ödenecek. sonraki iki hafta içinde de evin plana uygun hale getirilmesi gerekiyormuş. o duvarlar kırılacak, projeye uygun haliyle tekrar yapılacak bakalım kaç bin lira masraf çıkacak yine...
    annem zengin bir insan değil. birisinden miras falan da kalmadı kendisine. yıllarca sabahın köründen gece yarılarına kadar köpek gibi çalıştı biriktirdi o paraları. aynı zamanda beni büyüttü, okuttu. hala da okutuyor. üç beş bir şeyler kazanıyorum ama yetmiyor haliyle. birkaç ay önce işyerini de kapatmak durumunda kalmıştı. ne yapsam da para kazansam diye dört dönerken, üzerine bir de bu ceza, yeni masraflar eklendi. geldi mi üst üste geliyor işte.

    her neyse. müteahhitlere güvenmeyin efendim. ilk olarak bunu demiştim, son olarak da diyeceğim budur. planını projesini inciğini cıncığını kendiniz veya bir bilene inceletin, hiçbir ayrıntıyı atlamayın. sonra böyle külliyen zarar ediyorsunuz aldığınız evden.
  • çok ama çok önemli hususlardır. ne kadar önemli olduğuna dair başımdan geçen bir örneği anlatmak isterim, ibretlik bir paylaşım olur hem.

    istanbul'da bütçemin yetmediği bir ev için birikimim dışında kalan önemli bir miktar için kredi çekerek ev aldım. altını çiziyorum kredi çekerek aldım. kredi süresi yaklaşık 5 yıllık bir ödeme planını içeriyordu. aldığımda ev tamamen bitmiş sadece çevre düzenlemesi tam bitmemiş doğal gazı bağlanmak üzere olan bir apartman dairesiydi. neyse gerekli ekspertiz, tapu işlemi, dask, devlet dairesi harçları vs. eksiksiz yapıldı. zaten yapılmasa kredi çıkmıyor. evi aldım oturmaya başladım birkaç güne kadar doğal gaz da bağlandı eksiği kalmadı. gel zaman git zaman tıkır tıkır kredi borcunu her ay eksiksiz ödeyip bitirdim. 5 sene sonra evi satıp başka bir semte taşınmam icap etti ve evi satılığa çıkarttım. sıfır bina olduğu ve nispeten iyi sayılacak bir lokasyonda olduğu için pek çok alıcı adayı aramaya başladı. fiyatta anlaştığımız birisi ile prensipte işi bitirdik kaporamızı aldık. satış devri için tapuya gideceğimiz gün alıcı beni aradı ve almaktan vazgeçtiğini söyledi. çok sinirlendim ama bozuntuya vermeyip sebebini sordum. her şey bitmişken el sıkışmışken neden vazgeçmişti anlam veremedim? alıcı belediyeye gidip evin borcu harcı var mı diye sormuş haklı olarak, ve belediyeden verilen cevap "bu ev kaçak üzerinde yıkım kararı var" ben bunu duyduğumda şok yaşadım inanamadım inanmak istemedim bir yanlışlık var diye ısrar ettim gidip araştıracağım dedim. düşünsenize kredi çekip ekspertiz yaptırdığınız, elektrik, su, doğal gaz bağlanmış düzenli faturalarını ödediğiniz bir apartman dairesi nasıl kaçak olur ve yıkım kararı çıkar. iskan vs de tamam. kaçak olan eve devlet gelip elektrik, su, doğalgaz bağlar mı? hadi bağladı banka kredi verir mi?

    belediyeye gidip rica minnet sayısız görüşmeden sonra evraka ve karara ulaştım, gerçekten de denildiği gibi yıkım kararı var. ancak işin garibi belediyedekiler dahil herkes çok rahat "takma istanbul'da böyle çok ev var yıkılmaz korkma" gibi saçma tesellilerde bulundular. benim derdim yıkılmasından ziyade nasıl bu işin olduğu ve evi artık kimseye satamayacak oluşumdu.

    öğrendiğime göre evi yapan müteahhit projeyi çizdirip belediyeye onaylatmış ancak sonra nasıl başardıysa* projeyle alakası olmayan bir bina yapmış, örneğin aslında balkon olan yer ebeveyn banyosu olmuş sonradan. karar da yaklaşık iki buçuk sene sonra çıkmış, yani denetim ne kadar sıkı anlayın.

    sonuç olarak ev elimde patladı, iki kuruş birikimimle yıllarca kredi ödeyerek aldığım ev çöptü. ilanı değiştirip tüm durumu açıklayarak ve fiyatı zararına indirerek satmaya çalıştım. böyle yaptım çünkü anlaştığım kişiden aldığım kaporayı yeni alacağım ev için kullanmıştım ve taşınmak üzereydim, artık geri dönüşüm yoktu. alacağım ev için ev sahibine durumu anlatarak 15 gün izin istedim sağ olsun anlayışlı çıktı ve izin verdi. bu süre içinde ne yapıp edip evi satmam gerekiyordu. sonra birkaç gelip giden oldu ama ağırdan aldılar, hikayeyi duyan iyice mezarcılık yapıp zaten aşırı ucuza verdiğim evi resmen bedavaya almaya çalıştı. neyse sonunda çakal bir emlakçı gelip ben bunu birine okuturum diyerek evi aldı. etiğim zarar sebebi ile yeni adığım ev için çok az kredi çekecekken 8 senelik kredi çekmem gerekti.

    buradan 60 bin tl zarar etmeme sebep olan bankaya, ekspertizi yapan arkadaşa, belediye görevlilerine ve en önemlisi müteahhit denilen o muhterem insana sevgilerimi sunarım.

    özetle siz siz olun alacağınız evin projesini isteyin ve mutlaka belediyedeki kopyası ile kıyaslayın.

    edit: imla
  • hemen bitişiğinizde;
    - arka bahçesini düğün salonu olarak kullanan,
    - ayda bir aralarından birini evlendirip veya askere gönderip, bahçeden havaya ateş edip, sokak ortasında havai fişek patlatan,
    - 6 yaşında çocukları oyun oynarken birbirlerine bağıra bağıra "orospunun evladı" şeklinde küfürler eden,
    - 17-18 yaşındaki piçleri balkonunuza tüküren, meyve çekirdekleri atan, uyarıp ailesine şikayet ettikçe bunları daha da fazla yapan,
    - karşı apartmanda balkonda oturan genç kıza laf atıp, kavga çıkarıp mahalleyi birbirine katan,
    - 3. katın balkonundan konteynıra çöp torbasını atmaya çalışıp, beceremeyip sokağın ortasında patlamış çöp poşedini bırakan...
    bir aile apartmanı olmamasına dikkat edin.
    rutubet, yalıtım, bok püsür hepsi hallolur ama bu mağaradan çıkıp apartmana yerleşmiş medeniyetsiz hayvanlardan kurtuluş yok.
  • kısa bir test yapın: apartmanda dolaşın, kimse kapısının önüne ayakkabı koymamışsa o apartmanda oturulur.

    nasıl oluyor bilmiyorum sosyologlar araştırsın, ama bir çok şeyin göstergesi oluyor bu olay nedense.
  • çeşit çeşittir. bir çoğu yazılmış zaten. eksik kalan birkaç detayı ekleyeyim.

    -apartman altında dükkan olmasın. "dükkan var ama tuhafiyeci-çorapçı, zarar gelmez" demeyin. tuhafiyecinin gidip motosiklet tamircisinin geldiğini gördüm. adam motorun gazına bastıkça apartman titriyordu. neyse ki uğraştık da gitti.

    -bahçenin ve otoparkın bakım durumu size apartmanın pintilerden mi keyifçilerden mi oluştuğu hakkında fikir verir. otopark mıcır dökülmüş bırakılmış ise, bahçe yabanıl bir görünüm arz ediyorsa aidatlar düşüktür ve toplanan azıcık para ile hiçbir şey yapılmıyordur.

    -dairede toprak hattı var mı? sigorta kutusunda kaçak akım rölesi var mı? hangi evde var diyeceksiniz... var olması o evde birçok başka şeyin de kurallara uygun olarak yapılmış olabileceğini işaret eder.

    -evin bulunduğu sokak bir yokuş mu? evi alırsanız gelecekte elinizde paketlerle o yokuşu defalarca inip çıkmak zorunda kalacaksınız. bundan kaçış yok. arabanız olması farkettirmiyor. bir şekilde gün gelecek o yokuşu oflayarak puflayarak çıkacaksınız. bunun yaşlılığı da var.

    -apartmanda alarm taktırmış çok fazla daire var mı? alarm çokluğu hırsızlık geçmişine ve yatkınlığına işarettir. tercih etmeyin.
  • ilk yapılması gerekenlerden biri tapunun üzerinize devrini almadan önce ilgili belediyeye başvurmak ve söz konusu yerin imar işlem dosyasını belediye arşivinden çektirip (veya belediye imkanlarına göre dijital ortamda) dosyada daha önce yapılmış olan işlemleri incelemektir. özellikle söz konusu daireyle ilgili düzenlenmiş herhangi bir yapı tatil tutanağı yani zabıt olup olmadığı ve buna bağlı imar yasasının 42. ve 32. maddelerine göre alınmış para ve yıkım cezası kararlarının bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.

    çünkü bu tetkikleri yapmaksızın tapuyu üzerinize geçirmeniz halinde söz konusu bağımsız bölümün tüm yükümlülüklerini de üstlenmiş olursunuz. ondan sonra yok efendim "ben aldığımda böyleydi", yok "allah aşkına şunların ki de yıllardır öyle" gibi mesnetsiz ve çok iş görmeyecek savunmalardan medet ummanız kaçınılmaz olur.

    ayrıca yine belediyede ki dosyasında (yoksa tapu sicil müdürlüğü'nden temin edeceğiniz) mecvut olan son tasdikli projesinden alacağınız suret ile söz konusu yerin taşıyıcı sisteminde bir değişiklik yapılıp yapılmadığının tetkikini de bir inşaat mühendisi veya mimardan yardım almak vasıtasıyla mahallinde kendiniz yapabilirsiniz. bu vesileyle taşıyıcı sistemde yapılmış bir değişiklik olmasa dahi yerinde yapılmış ve daha önce tespiti yapılmadığından işlem görmemiş aykırılıklar var ise onların da tespitini yapmış olursunuz.

    yalnız ilgili belediyede bu incelemeler için mal sahibinin vekaletnamesini veya tapusunu isteyebilirler. bu yüzden mümkünse satın alacağınız yerin mal sahibi ile gitmenizde fayda olacaktır.
  • bizzat şahit olduğum bir husus olarak kombili diye size satmaya çalıştıkları evin bulunduğu semtte doğalgaz var mı yok mu mutlaka kontrol edin. adamlarda yalan yok, ev hakkaten kombili ama bölgede doğalgaz olmayabiliyor. müthiş kategorisinde bir laf oyunu mu, orospu çocukluğu mu bilemedim şimdi.*
  • ev alırken dikkat edilecek en büyük husus; emlakçı. 'bu evin deprem raporu var mı' dediğimizde 'deprem raporu yok ama adından da belli kaya sitesi, kayanın üstüne yapılmış bu ev kaya gibi sağlam' dediği ev 1999 depreminde zarar görmüş ve belediye tarafından yıkım kararı kararlaştırılmış bir ev çıktı.

    ne yapın edin, emlakçıların hiç bir dediğine inanmayın.

    ayrıca,
    'site içinde, önünde çocuk parkı var' derlerse uzak durun, o çocuklar sabah 8'de başlayıp gece 11'e kadar parkta çığlık çığlığa koşturuyor ve evin içinde oturamıyorsunuz.

    'park problemi yok, yolun burası hep boş olur' denirse rağbet etmeyin, yol hep dolu olur, araba park edecek yer bulamazsınız.

    'ara kat' almayın, üstünüzde sabahtan akşama kadar koşan çocuklar ya da ayağını vura vura yürüyen öküz komşularınız olabilir, mümkünse en üst kat alın.

    'kuzey cephe' almayın, soğuk olur, kışın çok doğalgaz parası ödersiniz.

    'duvar yalıtımı olan' bir dairede oturun, ne komşular sizi duysun ne siz onları duyun. bütün gece horlamasını duyduğumuz komşumuz var bizim, tıkanınca kapılarını çalıp uyandırasım geliyor.

    'ulaşım' çok çok çok önemli. bir şekil gider gelirim derseniz, hata edersiniz. toplu taşımaya yakın olması gerekir, yoksa yürümekten harap olur, aldığınız maaşı taksi parası olarak harcarsınız.

    3 lira 5 lira ucuz olsun diye bakmayın, neyse fazlası verin, daha uygun diye aldığınız kombili evde menfez olmaz usta ararsınız, su borusu patlar usta ararsınız, buzdolabı sığmaz usta ararsınız.

    eve girdiğinizde huzur olması için bunlara dikkat edin, goethe'nin dediği gibi; 'ister kral ister köylü olsun, eve gittiğinde huzurlu olan insan mutlu insandır.'
  • çok önemli bir konudur, çünkü ileride bir çok probleme yol açacak durumlar bertaraf edilebilir bunlara dikkat ederek.

    - evi bakarken güneşli bir günde mutlaka görün. güneş ne kadar eve vuruyor hesap edin. güneşin çok vurduğu bir evi tercih edin.
    - odalardaki duvarların üst kısımlarına değil süpürgelikle birleşen noktalarına bakın. küçük kabarmalar rutubetin habercisidir. rutubetli evlerden vaz geçin.
    - (çok önemli) dış cephe yalıtımı olsa bile duvarların kalınlığına dikkat edin. sonra yan apartmanınızdaki kişi 50 lira doğalgaz (yakacak) faturası öderken siz 200 lira ödemek zorunda kalabilirsiniz. yanınızda emlakçı - ev sahibi yokken yan komşunuzu yoklayın.
    - banyo ve tuvaletlerinin zeminine dikkat edin. eğer zemin iyi yalıtılmamışsa alt komşunuza sorun olabilir. ileride size sorun yaratır.
    - evin içindeki su hattını öğrenin. demir ise değiştirebilirsiniz. beyaz plastik borularla tekrar döşetin ya da bunu talep edin. eve girdikten sonra en zor iş su hattını değiştirmek oluyor.
    - evin geçmişini ve apartman sakinlerinin yaşantısından küçük çıkarımlar yapmak için zemin kata, kömürlüğe, oto park gibi yerlere inin. orada duvarları ve düzeni süzün. bu kısımlar daha az ilgi gördüğü için apartmanın geneli hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.
    - komşularınızı iyi tanımaya çalışın. bugün iyi bir alt - üst komşusu olmadığı için evini değiştiren binlerce kişi var. unutmayın.

    not: ev almadan önce apartmandaki bir komşunuza ve oraya en yakın bakkala (esnafa) danışmak çok önemli.

    alacağım evin yakınındaki, hiç o niyetle gitmediğim bir bakkal bana apartmanın küçük bir tarihçesini çıkarmıştı. ama ben de oradan ev alacağım dememiştim hemen girişte.
  • kaynak: cengiz hortoglu - aksam gazetesi - 23 temmuz 2005

    son zamanlarda daire satışlarında çok büyük artış var. kiminle konuşsam ya yeni bir daire almış ya da almayı planlıyor. ancak bir gayrimenkul alırken çok dikkatli olmak gerekiyor.

    yaşadıklarını üzülerek dinlediğim bir ailenin başına gelenler ibret verici. tüm birikimlerini inşaat halinde gördükleri bir daireyi satın almak için ödemişler. daha sonra ellerindeki tapunun bu daireye ait olmayıp, bir arsanın hissesine ait olduğunu öğrenince dünya başlarına yıkılmış... bütün aile büyük üzüntü içinde... yargıda haklarını arıyorlar.

    peki o halde pişmanlıklar yaşamamak için ev alırken nelere dikkat etmeli.

    öncelikle nereden daire alacağınızı doğru belirleyin. yatırım için bir daire alacaksanız, o bölgede ileride ne gibi gelişmeler olacağını araştırın. çünkü bir daireyi değerlendiren çevresidir.

    daire alırken acele etmeyin. o semtteki fiyatları iyi araştırın. alacağınız daire fiyatı ile diğer daire fiyatlarını kıyaslayın. gerekirse bir uzmandan yardım alın. çünkü bir emlak uzmanı sizin dikkat etmediğiniz birçok şeye dikkat edecektir.

    satın aldığınız dairenin beğendiğiniz daire ile aynı daire olup olmadığını tapudan ve belediyeden kontrol edin.

    henüz inşaat tamamlanmadıysa en azından kat irtifak tapusu alın.

    inşaat halinde bir daire alıyorsanız sadece kat irtifak tapusu almak yetmez. daireyi satan kişiyle ayrıca sözleşme yapın. sözleşmeyle dairenin ne zaman teslim edileceğini, kullanılacak malzemeyi, zamanında teslim edilmediğinde satıcının size ödeyeceği cezai şartı belirleyin. ayrıca yapacağınız sözleşmeye kat irtifakının, kat mülkiyetine çevrilmesini şart olarak ekleyin.

    alacağınız daire inşaatı tamamlanmış bir daire ise, kat mülkiyeti olup olmadığına dikkat edin. kat mülkiyeti varsa iskanı da var demektir.

    tapuda size sadece arsa hissesi devri yapıldıysa satın aldığınız yerin daire değil, sadece bir arsanın payı olduğunu bilin.

    üzerinde haciz, ipotek gibi şerhler bulunan bir gayrimenkulu bu sorunlar çözülmeden almayın.

    dairenin, geçmiş yıllara ait vergi borcu olup olmadığını araştırın. çünkü geçmiş yıllara ait borçlardan yeni daire sahibi de eski daire sahibi ile birlikte sorumludur.

    elektrik ve su borçlarının eski daire sahibi tarafından tamamen ödenip ödenmediğini kontrol edin. ve yeni malik sıfatıyla elektrik ve su sözleşmelerini siz yapın.

    tapuya, tapu işlemleri için, alıcı ve satıcının nüfus cüzdanları, alıcının 2 adet satıcının 1 adet olmak üzere fotoğrafları, vergi kimlik numaraları ve satışı yapılacak dairenin deprem sigortası ile başvuruda bulunmak gerekir.

    satın aldığınız yer için belediyeye beyanname vermeyi unutmayın

    içinde kiracısı olan bir daire aldıysanız, mutlaka kira sözleşmesine bakın. aldığınız daireye ihtiyacınız varsa eski daire sahibi ile kiracısı arasındaki sözleşmeye dayanarak veya yeni malik sıfatıyla tapu tarihinden itibaren 1 ay içinde ihtarname tebliğ ettirip 6 ay süre tanıyarak kiracıya tahliye davası açabilirsiniz. kira bedelleri de yeni malik olarak size ödenecektir.