şükela:  tümü | bugün
  • carl sagan yanılmıyorsam "cennetin ejderleri" kitabında "denizde ateş yakılabilseydi ilk uygarlığı yunuslar kurardı" der. ama bunu yazdığım biri carl sagan'a popülist bilimci gibisinden aşağılayıcı bir ifade kullanmıştı, anlaşılan bilimi anlatmayan bilim adamı daha makbul, neyse.

    aynı şekilde balinaların da sesleri kaydedilip analiz edildiğinde arada tekrarlanan bölümler olduğu görülmüş. hatta balina şarkılarının bir çeşit halk destanı olduğu filan düşünülmüştü. tabii biz insanlar anlamadığımız için hemen reddetmeye hazırız bu türden iddiaları.

    edit: @bu nick turkce harf icermez hatırlattı: "hatta birbirleri ile teması olmayan balina gruplarının şarkılarının belirli kısımlarını her yıl değiştirdikleri tespit edilmiş. unutma değil, değiştirme söz konusu."

    ortada olan bir gerçek var ki, gelişkin canlıların bazıları akciğerleri bile oluştuktan sonra denize dönmeyi tercih etmiş, karada kalan primatlar da ateşi kontrol edip, yiyeceklerini yalnızca avlamak ve toplamak yerine üretmeye başlayıp uygarlığı kurmuş. sonuçta başarılarımız ihtiyaçtan doğmuş. ama görece tek akıllı tür biz olmayabiliriz.
  • evrimin çoğu zaman olduğu gibi yanlış anlaşılması ve yorumlanması sonucu, zorla da olsa konuşma düşünme yetisine ucundan sahip yaradılışçılar ve dahi yobazlar tarafından sarılınan evrim çürütme sorusu.

    bu sorunun neden yanlış olduğuna gelince:

    evrimin çalışma mekaniği türlerin soylarını sürdürebilecekleri özelliklerini öne çıkarmasıyla olur. bu özellik zürafa gibi üst dallardaki yeşil otları yemeye olanak sağlayacak uzun bir boyun da olabilir, baykuş gibi gece görüşlü gözler de, insan gibi doğayı kontrol almasını sağlayacak zeka da.
    ayrıca doğadaki canlılar arasında sürekli bir rekabet vardır ve genelde aynı boşluğu dolduran türler etrafta yeterli kaynak yoksa birbirlerini yok eder. bu sebepten dünyada aklı ile doğayı kontrol etmeye çalışak ikinci bir tür olsaydı ya insanlık olmazdı yada insanlar bu türü yok ederdi. ki zaten yaygın antropolojik kanıya ve tezlere göre homo sapiens sapiens (evrim özürlüler insan okuyabilir) ile homo sapiens neanderthalensis aynı atadan gelen iki akıllı sapiens türü idi ve neandarteller sapiensler tarafından yokedildi.
    kıssadan hisse evrim birden fazla akıllı tür yaratmıştır ancak gene evrimin kuralları gereği sadece biri dünyayı domine edecek kadar gelişmiştir.
  • homo sapiens ne akıllı tek tür ne de dik bir yürüyüşe sahip tek türdü. aynen kedi ailesinin aslan, kaplan, çita gibi bir çok üyesi varsa, insanvari yaratıklar da vardı değişik bölgelerde.

    bunlar ya birlikte yeni bir tür oluşturdular. yada neanderthal ırkında olduğu gibi yok oldular. ve evet neanderthaller*, rakiplerinden daha zeki bir ırkdı.

    baltık ülkelerinde neanderthal genleri daha yaygındır. daha uzun boylulardır. ama asya da filipin taraflarında başka bir türün genleri daha sık rastlanır gelir ve bu küçük boylu olmaları ile ilişkilidir. bahsi geçen tür daha kısa boylu, ortalama bir buçuk metre boya sahip bireyleri olan bir türdür*.
    bazı arkaik dönem insan türleri: homo neanderthalensis , denisovan, homo rhodesiensis, homo heidelbergensis, homo antecessor

    peki ne oldu neanderthallere. savaşıp kaybettiler. ve dişileri sayesinde belki genlerini aktardılar bir derecede

    evrim ile ilgili en basit şeyi bilmeyen mallar gelip böyle başlık açıyor. evrim zekaya ulaşmak için yapılmaz. evrim hayatta kalma yetenekleri ile ilgilidir. mesela bir virus salgını olursa, en zekilerimiz değil o virüse en dayanıklılarımız hayatta kalacak. bu bir kuş bile olabilir. sonra evrim o tür üzerinden ilerler şüphesiz.

    peki bu yazarın sıçmık iddiası nereden geliyor. insanvari diğer türleri yok ettikten binlerce yıl sonra, çevreye bakıp benim gibisi de yok. ben çok özelim. muhakkak ki ben böyle özel olmak için yaratıldım diye düşünen bir iki mutlu birey çıkacaktır. işte tanrı yanılgısını çıkaran da bu gözlemdir.
    edit:
    @ubess uyardi, neandertalleri bilişsel üstünlüğümüz ile yenmişiz. yani bizden daha zeki değil daha irilermiş. buda şuan ki baltık ülkeleri vatandaşlarının iri olmasını açıklayabilir. ben zeki olmalarını açıklar diye düşündüğümden böyle bir sonuca varmıştım. o büyük ihtimalle balık yemek ve kitap okumaktan kaynaklanıyor :)
  • düşünmek, akıllı olmak tek başına bir şey ifade etmediğinden, böyle bir soru sormak yersiz.

    bugün biliyoruz ki, yunuslar ve balinalar gayet zeki türler olup, kendi aralarında konuştukları karmaşık bir lisana dahi sahip hayvanlardır. sosyal yapıları, yardımlaşmaları, hatta aile düzenleri mevcuttur. düşünürler, iletişim kurarlar. hatta balinaların binlerce kilometre menzile sahip sonik bir haberleşme ağları dahi vardır.

    buna rağmen, ne balinalar ne de yunuslar bir medeniyet geliştirememişlerdir. çünkü bu hayvanların zekalarını "alete edevata" dönüştürecek bir organları yoktur. dilediğin kadar zeki ol, yüzgeçle av aletleri veya ev yapamaz, şehir kuramazsın.

    dediğimiz gibi, zeka tek başına gelişmişlik göstergesi değildir. o zekanı kullanabileceğin bir vücut yapısına da ihtiyacın vardır.

    hatta ve hatta, insan kadar zeki olabilirsin, elin kolun olabilir. fakat yine de ilkel kalmaman için bir sebep yok. dileyenler güney amerika ve okyanusya'da binlerce yıldır hala taş devrinde yaşayan kabilelere bakabilir. sizce bu insanlar niçin hala çakmak taşından mızrak yapıyor, yalın ayak başı kabak gezip hala aya güneşe tapıyor?

    yan yana iki kaplan geldiğinde bunların köylerini nasıl hala darmadağın edebiliyor? niye hiç gelişmemişler? bırak dünyaya hakim olmayı, gariplerim bütün köy birleşse dahi daha iki kaplandan kendilerini koruyamıyor.

    nerede o "müthiş" insan zekası? binlerce yıldır 1 mm bile niye ilerleyememiş bu insanlar? bana bunun cevabını verebilir misin o süper argümanlarınla?
  • "bizi sen yavaşlatıyorsun." denebilir mesela bu soruya.
  • mantıksız bir soru. ekşisözlük'te ancak iki türlü bir cevabı oluyor.

    - din tabanlı cevab: çünkü evrim diye bir şey yok.
    - din tabanlı olmayan cevap: çünkü sen aptalsın bilmiyorsun.

    şimdi soruyu ikiye bölelim:

    (1) evrim gerçekse
    (2) neden ikinci bir akıllı tür yok?

    sorunun soruluş şekline göre, ikinci bir akıllı türün varolması evrimi gerçekliyor. çünkü evrim gerçekse ikinci bir akıllı tür olmalıdır ve vice versa.

    ikinci bir akıllı tür vardır dinci kardeş ve dinci olmayıp araştırmaktan yoksun olan kardeş. üçüncü de vardır dördüncü de vardır. daha doğrusu var idi. bunların hepsi birer primattı ve farklı türlerdi. neandertal amcamızın oğlu değildi, homo erectus jackie chan'in atası değildi, bunlar homo sapeins'ten farklı türlerdi. (ara: homo) bir çoğunun soyu yakın dönemde tükendi. hatta homo floresiensis, uygarlığımızın yeşermeye başladığı m.ö. 10.000 civarlarında endonezya'da yaşamını sürdürüyordu.

    bu soyu tükenen arkadaşlar yaşasaydı, orta dünya*'ya benzerdik çünkü bu türlerin çoğunluğu karakteristik farklılıklar gösteriyordu:

    - örneğin soyu yeni tükenen homo floresiensis'in yetişkinleri ortalama 25 kg ağırlığında ve 1 m boyunda oluyordu. (bkz: hobbit)
    - soyu yaklaşık 30.000 (çok eski değil) yıl önce tükenen neandertaller daha tıknazdı. ortalama 1.60 boyunda ve 70 kg ağırlığındaydı. (bkz: dwarf)

    dahası için. check this out: http://en.wikipedia.org/…le:humanevolutionchart.jpg
  • insan türünün akıllı olduğunu zanneden insan kişisi sorusu.

    gezegende 7,5 milyar insan var bunların çok ama çok büyük çoğunluğu ortalama bir primat zekasında.

    birkaç yüz kelime konuşabiliyor olması bu gerçeği değiştirmiyor.
  • evrimi, genetik mühendislikle karıştıranların sorduğu bir sorudur.

    insanoğlunun bazı üyeleri çok uzun zaman da alsa önce dünyanın yuvarlak olduğunu sonra da evrenin merkezi olmadığı kavrayabildi. ama bazıları da insanı her şeyin merkezi sanmaya devam ediyor. insanlık hiç bir şeydir. 3,5 milyar yıllık yaşamı tek bir güne sığdırabilseydik 3 milyon yıllık insan türü bu günden sadece bir kaç saniye alabilecekti. oysa ki karınca ve hamamböceği gibi türler evrimlerini algıladığımız kadarıyla büyük ölçüde gerçekleştirmiş bir şekilde yaşamaya devam ediyorlar. karıncalar ve hamamböcekleri 200 milyon yıldır yaşamaktadırlar, bu onların başarılı olduğunu ve evrim teorisinin öngörülerine paralel davrandıklarını gösteriyor.

    insanoğlunun doğal silahlardan mahrum olduğunu düşünürsek, insanlığın içgüdülerden çok akıllıca davranarak hayatta kaldığını görebiliriz. toplu ve akıllıca avlanmak insan için en doğrusudur. çita gibi hızlı değiliz, leopar gibi çevik değiliz, ayı gibi ağır pençelerimiz yok, duyu organlarınız da diğer türlerinkilerine göre çok sınırlı. akıllıca ve toplu avlanarak açığı kapatmışız. evrimimiz bu yönde gelişmiş.

    evrimin amacı süper türler yaratmak değildir, sürekli değişen ortamlara ayak uydurarak yaşamaya devam edebilmektir.
  • en fazla evrim doğruysa bugün maymunlar neden insan olmuyor kadar mantikli bir soru. cevabi da basit aslinda, hayatta kalmak icin baska canlilarin insaninki kadar yuksek akla ihtiyaci yok. insan ise akli olmasa dunyadan silinir cunku ne hizli, ne guclu, ne kendisini soguktan koruyacak kurku ne de darbelerden koruyacak kabugu var, ne penceleri ve keskin disleri var, ne denizde ne de havada yasayamiyor, kamuflaj yetenegi yok, saklanabilecek kadar kucuk degil, dogdugu anda yurumekten bile aciz oldugu icin acik hedef (bkz: daha gider bu). ve tum bu eksiklerini aklini kullanip dogayi taklit ederek gidermeye calisiyor.

    kisacasi akli olmasa insan yeryuzunun en zayif canlilarindan birisi ve ortama uyum saglayabilmek icin en fazla evrimlesen organi beyni olmus.

    en azindan cogu icin boyle...