şükela:  tümü | bugün
  • insanı hastalıklı bir ruh hâline esir eden muhteşem tuğçe şenoğul albümü.
    (bkz: başyapıt nedir)(bkz: nasıl yapılır)
  • debut tuğçe şenoğul albümü.

    albümde yer alan dokuz parçanın ayrı ayrı yaşattığı duygu salınımlarına karşı tetikte olmakta biraz fayda var zira farkında olmadan vurulabilirsiniz. eğer iyi müzik insanın modunu değiştirebilen, hayaller kurduran, hülyalara daldıran, zamanı unutturan/hatırlatan, hakikate yakınlaştıran müzik ise, tuğçe şenoğul bunu başarmış diyebiliriz. alternatif sahnede sıkça rastlanan ve artık kabak tadı veren absürt lirikler yerine incelikli, süssüz ve sade sözler (bkz: onun karanlık huyları) bile albüme kulak vermek için yeterli sayılabilir. müzisyen-yapımcı işbirliğinin nelere yol açabileceğini görmek de ayrı bir zevk: altyapılar, yaylılar, synthler, detaylar, yükselip alçalmalar harikulade (bkz: bunu sana demiştim). çok sevdiğimiz kahinar sonrası beklentileri -en azından benim beklentilerimi- fazlasıyla karşılayan bu albümün gölgelerine doğru otuz altı dakikalık bir yolculuğa çıkmak, bugünlerde başınıza gelebilecek en güzel şey.
  • hakkinda boyle coskulu tezahurat yapilmasini pek da anlayamadigim album. 21 aralikta upuzun bir gecede lansman konseri duzenlenecekmis.

    album dinleyicilik kategorisinde bir bilirkisi olan tarafimdan hakkini verir sekilde bir tren yolculugunda birkac kez bastan sona dinlendi. arada siyrilan, goze carpan bence pek az sarki var. genel olarak album, tek bir sarki hissinde baslayip ilerleyip bitiyor. yeni nesil bir gaye su akyol ya da seni gormem imkansiz albumunden farkliymis gibi bir sey hissettirmedi bana. ozellikle synthler karanlik yapiya uygunlar ancak belki de yayinlanmakta gec kaldiklari icin yeni/farkli bir tat vermiyorlar.

    albumun basarisi yillar sonra yayinlanmis olmasi bence artik, yolu acik ulastigi kalpler guzel olsun diyelim.