şükela:  tümü | bugün
  • roportaj yazilarinda sikca gorulebilecek bir ibaredir.
    parantez icinde yazilir.
    roportaji yapan ve roportaj yapilmakta olan ki$inin guldugunu belirtir.
    ornek:
    -filmimde bir cok yildiz oynamakta. yildiz sava$larinda bile bu kadar yildiz oynamadi.
    (gulu$meler..)

    aslinda direk "ehehahühehahhehehjjjj" yazsalar daa iyi olur bence.
  • (bkz: kahkahalar)
  • sabahtan beri aklımın bir köşesinden çıkmayan allahın cezası şeyler.
    röportajın en masum yerinde, siz salak salak okurken, onlar meğerse gülüyormuş.
    hemen düşünürsünüz röportajı yapan ve yapılan kişiyi. şöyle bir aradım taradım, bulduğum örnekleri paylaşmak istiyorum;

    http://www.bagdatcaddesi.net/v2/icerik.php?id=75
    hepsi grubu yla röportaj

    soru: siz klasik sorulardan sıkılıyorsunuz galiba öyle bir duyum aldık. (gülüşmeler)
    soru olarak bagdatcaddesi.net 'den soru soran arkadaşlarımız var; onların sorularını ilk önce yanıtlayalım. sonra sohbet edelim. sohbet sırasında ilginç bir şeyler buluruz aradan tamam mı?

    h.g: tamam (tamam 'ı da yazmayın mk)

    ...

    soru: tuba'ya teşekkürler. muammer çavuşoğlu demiş ki; kıbrıs'a gelecekler mi?

    h.g: kıbrıs'a gideceğiz.

    h.g: iyi ki sormuş... kesinleşti 8'inde kıbrıs'tayız. cevabı çok kısa oldu bu sorunun ama. (gülüşmeler)

    ...

    soru: en son gittiğiniz film?

    yasemin: eee ben gittim. (gülüşmeler) dünyalar savaşı'na gittim çok güzeldi.

    ...

    soru: hayatınızın filmi?

    eren: hayatımın filmi. büyük umutlar.
    yeni versiyonu mu?

    eren: evet.

    gülçin: hayatımın filmi diyemem.zaten çok fazla film izlemeyi sevmiyorum. eren gibi ilgim yok. ama dans filmlerini izlemeyi daha çok seviyorum.

    cemre: ya ben, şimdi pek film aklıma gelmedi düşün düşün.. genel olarak angelina jolie izlerim; çoğu filmini seviyorum ben. hayatımın filmi... ımm... (gülüşmeler) pek bir şey aklıma gelmiyor şu anda.

    ...

    soru: mesela en son ne aldın?

    yasemin: en son ne aldım ya ben? dans ayakkabısı aldım en son. nike'dan aldım. hepimiz aldık. (gülüşmeler)

    ...

    soru: peki bağdat caddesi hakkında ne biliyorsunuz? karşıda hiç yaşadınız mı? gezip gördünüz mü?

    cemre: anneannem oturuyor orada. fakat şey, ben normalde etiler'de oturduğum için bağdat caddesi'ni bilmiyorum, bana biraz karışık geliyor. (gülüşmeler)

    ...

    soru: bağdat caddesi mi karışık geliyor?

    cemre: büyük yani orası, güzel ama... ne bileyim.

    yasemin: benim okulum orada. kadıköy'de. istanbul üniversitesi konservatuarı. orada okuyorum... vaktimiz olduğu zaman moda'ya gidiyoruz yada cadde'ye... cadde'de tek bildiğim yer şaşkınbakkal. (gülüşmeler) başka da hiçbir yeri bilmiyorum.

    ...

    soru: bağdat caddesi'nden yaşayanlar hakkında edindiğiniz fikriniz var mı? etiler insanlarına benziyorlar mı mesela?

    cemre: mesela bağdat caddesi kızları için diyorum ki; ya bunların hepsi nasıl bu kadar bakımlı ve güzel olabilir? hepsi güzel! (gülüşmeler) ne kadar kızın yanından geçiyorsam hepsi güzel, manken gibiler...

    eren: bir de şeyi biliyorum, araba olayını. orada arabalarla hızlı giderlermiş, arabalarla gezerlermiş onları da biliyorum. (gülüşmeler) bir de çok kalabalık oluyormuş haftasonu ve hava güzel olunca.

    ...

    cemre: marks&spencer'ın önünde toplanıyorlarmış dimi yasemin? buluşma noktası falan varmış onların. arabayla gezen gruplar, mesela sahil tarafındaki mc donald's ın orada toplanıyorlarmış öyle biliyorum. (gülüşmeler)

    gülçin: bakımlı insanlar olduklarını biliyorum, böyle diyeyim. (gülüşmeler)

    ...

    soru: erkek arkadaş mevzusuna girelim mi?

    menejer: ben söyleyeyim, cemre'nin yok, gülçin'in yok, eren'in var, yasemin'in yok. (gülüşmeler)

    ...

    soru: o ne yapıyor? nasıl biri?

    eren: o ne yapıyor? normal bir üniversitede okuyor. biz tabi ki anormal bir üniversitede okumuyoruz. (gülüşmeler) konservatuar değil.

    ...

    soru: ideal bir sevgili nasıl özelliklere sahip olmalı? dürüst mü olmalı, asla yalan söylememeli mi, yakışıklı mı olmalı... entelektüel mi? nedir?

    b.c: eren seçmiş tamam.. (gülüşmeler)

    ...

    soru: boyun kaç?

    cemre: 67 falan galiba. 1;67.

    kolay... standart. (gülüşmeler)

    ...

    soru: hangi hataları yaptın?

    yasemin: ehliyeti yeni aldım. trafiğe çıkmadım hayatımda, araba park etmedim ben. rezil oldum, gerçekten rezil oldum. gülçin dubaları kaldırdı ben ona rağmen park edemedim o arabayı. işaretleri falan bildik ama ben arabayı park edemediğim için üç tane ceza aldım. dans etmek zorunda kaldık. (gülüşmeler)

    cemre: yaseminle gülçin takıldı, erenle ben; işte arabayı işaret dubalarının arasına park etmek gerekiyor, gülçin de inip gel gel, git diyor. gülçin iniyor dubaları kaldırıyor bir güzel. (gülüşmeler)

    gülçin: kukaları kaldırdım çünkü imkanı yok asla park edemez yasemin; böyle bir şey yapmak zorundaydım yani. (gülüşmeler)

    ...

    soru: peki ne kadar puanla bitirdiniz?

    h.g.: neredeyse hepsi hata. (gülüşmeler)

    ...

    soru: bu arada garip bir hikaye dinledik biz.

    h.g: ne, nasıl bir hikaye?

    soru: karınca hikayesi.

    h.g: (gülüşmeler)

    amma fingirdekmişsiniz be..

    http://www.bagdatcaddesi.net/v2/icerik.php?id=75

    şimdi de başka bir röportajdan alıntı yapayım;
    rasim öztekin'le röportaj:

    soru: önce asayiş berkemal mi diye soralım sayın komiserim?

    25 sene komedi yapıp birdenbire ciddi ve sert bir rolle seyircinin karşısına hırsız-polis dizisiyle çıkınca günlük yaşamımda değişik şeyler yaşadım. seyirci eskiden beni gördüğü zaman ‘n’aber lan rasim abi?’ falan durumundaydı. şimdi bir toparlanma, düğme ilikleme durumları oluyor! “merhaba rasim ağabeycim” diye ağır takılmaya başladılar bana. (gülüşmeler)

    http://turkuaz.zaman.com.tr/?bl=2&hn=1131

    google'da "gülüşmeler röportaj" diye arattığınızda zilyon tane örnek çıkıyor, gerisine de oradan bakın, sıkıldım şimdi.
  • -peki gülüşmeler kimlere güler?
    -kimleri mi kaldı abi, ota boka gülüyoz işte..
  • (bkz: içmeler)

    kuzu meler, gülüşmeler, ben melemem.
    (bkz: iğrenç espriler)
  • bundan sonra yazılı olsun olmasın tüm esprilerimin ve aforizmalarımın sonuna koyacağım parantez içi. insanlara pedagojik kolaylıklar sağlayan son derece sempatik bir fasilite.

    asfaltınız hayırlı olsun'a ek olsun. *
  • bizim bildiğimiz gülme eylemini belirtmiyor, "ahahaha çok iyi ya" gülmesi değil. sadece ünlülerin çıkarabildiği, keyif içeren ses cümbüşü... haha ne ayı? anca sen gülersin öyle.
  • sözlük entrylerinde swh veya gsb şeklinde sıklıkla karşımıza çıkan ibare.

    (bkz: swh)
    (bkz: gsb)
  • ne zaman bir röportajda bu kelimeyi okusam ben de içimden ehehh memeeheh falan diye gülüşüyorum. bu kelime yerine direk eheheh falan yazılmalı.