şükela:  tümü | bugün
  • crossfit ve fonksiyonel fitness ekipmanlari ureten yerli bir firma. kurucusu strongman'e hazirlaniyor ve cok uzun zamandir muhtelif antremanlar ve cesitli dietler uzerine arastirma yapip kendi uzerinde deniyor. bu sayede konuyla ilgili guzel bir bilgi birikimi var, yollari acik olsun.
  • 1 ağustos 2014'te "motivasyon" yazan tişörtlerle işe başlamış, şimdilerde oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahip ve tamamı yerli üretim olan firma. sahipleri de sporcu bir çift. bu işe hakim insanlar oldukları için ürünleri oldukça kaliteli. internet adresi burada.
  • ürünlerini hem benim hem de kız arkadaşımın severek kullandığı firma. malzeme kalitesi çok iyi, ayrıca pembe ürünler yaparak kız arkadaşımın da gönlünü çalmayı başardılar.
  • rogue'un yerli rakibi!
  • eşşşşşeekkk gibi bahalı bir yer. 2.5 kg ağırlık plakası 400 tl olur mu be?
  • sipariş teslim süresi olmadığından ürünün ne zaman geleceğini öğrenmek için aramak istedima ama sitelerinde ne telefon numarası var ne iletişim bilgisi. türkiye'de bulunmayan bir ürün sadece bu sitede gözüküyor ama ne yapsam bilemedim.
  • insanı kendi ülkesinden ve kendi insanından soğutan yerli üretim spor malzemeleri satan çakal firma. yahu allah kahretsin 1 çift jimnastik halkası alacağım altı üstü adamlar 300 liraya satıyor ya sinirlerim yerinden oynadı, altı üstü bir çift ahşap halka amına koyayım 300 lira ne lan?! yurtdışı fiyatı 30 dolar bunun, yani amerika'da yaşayan birinin bir günlük kazancının yarısı kadar ki o da asgari ücret üstünden hesap edersek, ben niye kendi ülkemde üretilen şeyi benzer bir fiyata alamıyorum da bu kadar fahiş fiyata alıyorum? burada da 30 lira olmasın 60 lira olsun, hadi 100 lira olsun lan, şu durumda yurtdışından sipariş versem 120 liraya geliyor en fazla, 180 lira daha ucuz! bu nasıl bir saçmalık?! bu şartlar altında gymholix'den ürün almak salaklık değil de nedir? aynı bok hardline'da da var, üretim geçmişi çok daha eskiye dayanan, dünya çapında isim yapmış, popülerlik kazanmış ürünler türkiye'ye gelirken dolar-tl farkı, gümrük vergisi, taşıma masrafı, kâr payı bilmem ne eklene eklene satış fiyatı 250 liraya ulaşıyor, tamam anlaşılabilir, diğer yandan %100 yerli üretim olan muadili ürüne bir bakıyorsunuz o da aynı fiyat?! senin ne bahanen var kardeşim? ben ne anladım ki böyle yerli üretimden, senden çok daha köklü ve kaliteli firmanın ürünü menşei ülkesinde 3 kuruşa satılıyor da buraya ithal geldiği için bizim cebimizi yakıyor, sen yerli üretim malınla bize daha ekonomik bir alternatif sunacağına, fahiş fiyata ürün almayı dayatıyorsun, ulan sinirden ağlayacağım ya, her sikimin zaten daha dandiğini daha pahalıya kitliyorlar sağdan soldan, yerli üretim de bu boka çanak tutuyor. sizin ben o şark kurnazı kafanızı sikeyim şerefsizler!
  • "first coffee then deadlift" bardağı ile gönlümü fethetmiştir.
  • ülkemizin gururu örnek bir girişimci firmadır. sporcuların ve spor salonlarının ihtiyaç duydukları malzemeleri gün geçtikçe artan bir ürün skalasında türkiye'de üretiyor. ağırlık kemerleri, halter plakaları, diz sargıları yapıyor. ihtiyacın olan istasyonu üretip kuruyor, üstüne de ar-ge yapıp gelen taleplere göre yeni ürünler çıkartıyor. "henüz" üretmedikleri ürünleri de ithal ediyor. etkinliklere sponsor oluyor.

    şimdi gidip bir çift jimnastik halkası üzerinden bu firmanın kötü olduğunu düşünebilirsin, ama spor malzemelerine yabancı olmayan birisi senin kötü niyetli ya da bilgisiz olduğunu rahatlıkla fark edecektir. altı üstü yuvarlak ahşap halka denilen ürün olimpik standartlarda, 250 kg taşıyan, 5 metre kayışlı, ömür boyu garantili bir çift jimnastik halkası. çin üretimi düşük kalite olanları 30 dolara elbette bulabilirsin, ama bu kalitedeki halkayı rogue'da eyalet vergisi hariç 72 dolara alırsın, türkiye'ye yollatmak istersen 80 dolar daha eklersin. ya da yurt içindeki satış sitelerinden bakıp menşei belirsiz, isimsiz ürün alırsın, bir sürü satıcının aynı ahşap halka fotoğrafını kullandığı ama bazılarının açıklamaya çelik halka yazdığı, hiçbir özelliğini vermeden "sağlamdır, ithaldir" diye pazarladığı, paketinden ne çıkacağını bilmediğin garantisiz ürünlere 190 lira ödersin.
  • şimdi size adeta sunay akın gibi hikaye anlatıp sonra tanım yapacağım az sabır.

    izmir'de kordondaki kafeleri bilirsiniz, hepsinin önünde sundurma vardır, çoğu 5'e 5 çelik kare profildendir, bu en sakil çözümdür. bu kafelerden en şekilli olanlardan birinde bu sundurmalar ahşaptır. daha doğrusu ben uzun süre öyle sanmıştım ama sonradan kafama dank etti.

    ahşap/ağaç sundurmaların kabaca iki tipi vardır. birincisi gerçekten ağaçtan üretilen yekpare olandır. diğeri ise 5 mm civarı kalınlıktaki suntaların katman katman tutkal ile birleştirilmesi ile üretilir. ağaç olanın metre maliyeti 500 lira ise, suntadan yapılanın maliyeti 50 lirayı geçmez. maliyet baskısı olan işlerde bir şekilde bu malzeme kullanılmaya çalışılır.

    kordondaki bahsettiğim kafelere ahşap sundurma uygulaması yapacaksanız, dikkat etmeniz gereken iki nokta var, birisi bu ağacın devamlı surette tuzlu ve rutubetli havaya maruz kalacağı, diğeri ise güneş altında duracağı. yani malzemeniz sürekli ıslanıp kuruyacak ve çalışacak. çalışacak ne demek? bir ataşı büktükçe çalışır, 10 defa bükerseniz ısındığını hissedersiniz, malzeme sizin uyguladığınız mekanik enerjiyi absorbe eder, üzerinde mikro çatlaklar oluşmaya başlar, bu çatlaklar birleşmeye başlar ve nihayetinde yırtılır. ısı, güneş ve nem döngüleri de aynı şekilde malzemeyi çalıştırır. malzeme çalıştığı zaman tutkal ile ağaç arasındaki bağlar zayıflamaya başlar ve en sonunda o katmanlar ayrılır.

    bir gün maliyet baskısı ile yapılmış böyle bir sundurmanın altında oturup kitabımı okurken, o ayrılan katmanlar (yaklaşık 20 kilogramlık bir ağırlık) benim kafama düştü, o an gerçekten dank etti! bayıldım, kız arkadaşım kafası şişti, bir iki saniye sonra ayıldığımda başımın yarıldığını fark ettim. yarık izi hala görünüyor. bu kafe oradaki en şık kafelerden biri, içinde otururken kendinizi fransada zannedersiniz ama size böyle sürprizler yapabilir. neden? çünkü sundurmayı en ucuz fiyatı veren yere yaptırdılar, çünkü türk tipi kurumsallık bunu gerektirir.

    gymholix firmasının yaptığı "dahta halka" deyip geçtiğiniz şeyler de cimnastikçi her hareket ettiğinde çalışır, döngüsel mekanik yüke maruz kalır. eğer ahşap malzemeyi ucuz seçerseniz boynunuzu da kırarsınız, belinizi de kırarsınız.

    örneğin ıhlamur ağacından yaparsanız malzemenin kırılması 4000 psi basınçta olur, milimetrekareye 1.5 kilogram yük! ama işlemesi kolaydır, maliyet baskısı olan satıcı için birebirdir ama düşüp belinizi kırdığınızda ürün için dispute açmanız acınızı hafifletmeyecektir. kayın ağacından yaparsanız 8000 psi basınca kadar dayanır, bu durumda da malzeme açık havada hemen çürür, çürümemesi için harika bir vernik atmanız gerekir ama devamlı sürtünmeye ve ter sebebiyle neme maruz kaldığı için o vernik kısa zamanda aşınacaktır ve malzeme doğrudan neme maruz kaldığı için 8000 psi dayanım basıncı 6 ay içinde çeyreğine düşecektir. neticede yine sakat kaldınız.

    bu ürün için kullanabileceğiniz en uygun ağaç akasyadır. 10.000 psi basınca kadar çalışır, nemden kolay kolay etkilenmez, çok zor işlenir, sürtünmeye direnci yüksektir, çekmez, çalışmaz. türkiye'de sadece süs bitkisi olarak belediyelerce ekildiği için hammadde olarak yerli ürün değildir. ithal edersiniz ve ıhlamurun metreküp fiyatı 300 lirayken akasyanın metreküpüne 5000 lira verirsiniz. bahsettiğimiz halkalar tasarım itibari ile biraz kıl bir ürün, ahşabın için boşaltıyorsunuz ve iç kısmı direkt talaş olarak atılıyor. bu da maliyeti ekstra artırıyor.

    bu ürünün ancak hammadesine karar verdik ve dünyanın araştırması yapıldı, bu iş için mühendis çalıştı ve sadece bu araştırma bir mühendisin yaklaşık 1 aylık maliyetine yani 8000 liraya maloldu.

    bu ürünü cnc tezgahlarda işlemeniz gerekiyor ki yüzeyde düzgünsüzlük olmasın ele otursun. bu tezgahların saatlik ücreti 100 lira civarı.

    bu ürünün finiş işlemlerine de en az saatlik 100 lira ödediniz. saatte yaklaşık 5 ürün çıkabileceğini de hesaba katın.

    kabaca bu ürünün araştırma, lojistik, hammadde, depolama, işçilik vb kalemler ile toplam maliyeti adet başına 60 liranın altında değildir. çiftinin maliyeti 120 tl civarında olur. o çok kızdığınız 300 liralık fiyattan kdv hariç kısım zaten 246 tl. yani 126 lira kâr görünüyor. bunun %20 kadarı doğrudan devlete gidiyor, geriye 100 lira gibi bir kâr kalıyor.

    şimdi adam bu işe 120 lirasını bağladı, 100 lira cebine girdi. %80 kâr var görünüyor. bu ürün 1000 adet altında üretilemeyecek, üretimi mantıklı olmayacak bir ürün. 1000 adet malı türkiye gibi bir pazarda ne kadar zamanda eritir sence bu adam? 2 yıl? belki. 2 yılda zaten enflasyondan %40 kaybediyor, yatırdığı paraya senede %20 reel kâr ile çalışıyor.

    senede %20 kâr gibi bir rakam köşe başındaki bakkalın kârından daha düşük. yine de gymholix eleştiriliyor. sanırım bazı insanların en büyük arzusu bütün ülkenin komple memur olması.

    ürünün fiyatı yüksek derseniz sonuna kadar hak veririm. yüksek çünkü kaliteli bir ürün. pahalı derseniz o zaman size laflar hazırlarım. ürün pahalı değil, biz fakiriz. bu tip profesyonel bir ürünün ederi asgari ücretin 5'te 1'i olmamalı evet ama sorun gymholix'te değil asgari ücrette. gymholix firması için en güzel tanım da " kaliteyi yüksek tutabilmek için maliyet baskısını düşünmeyen firma. " cümlesi ile yapılır sanırım. bunu yapmakta da çok haklılar çünkü bir malı satın alırken ödediğiniz parayı tekrar kazanırsınız ama ne yaparsanız yapın kafanızdaki yarığın izi kalır.

    genel olarak herhangi bir ürünün fahiş fiyat ile satıldığını düşünüyorsanız hemen aklınıza kör topal da olsa kapitalist bir düzende yaşadığımızı, kredi çekerek bu ürünü çok daha ucuza piyasaya sunabileceğinizi, lojistik, depolama, üretim, tasarım, finans konularını halledebileceğinizi getirin. neticede bugün kurulan çoğu firma bu motivasyon ile kuruluyor, "aynısını daha ucuzunu yaparım!" ya da "daha iyisini yaparım!".

    o yüzden, fiyat eleştiren insanlara şunu tavsiye ediyorum; çok kıymetli fikirlerinizi burada herkesle paylaşarak çaldırmayın, servet sahibi olma fırsatını haybeye kaçırmayın. pahalı dediğiniz ürünün ucuz üretim yollarını uygulayın, müteşebbis olun, zengin olun!

    p.s.
    gymholix'i eleştiren arkadaş şöyle de bir entry girmiş zamanında #73423120 .arkadaş istiyor ki bütün üreticiler 100 lira para bağlayıp 101 liraya satsın. fıstığın amerikadan geldiğinden haberi yok. sanıyor ki fıstığı buraya getiren gemileri yolda bristol limanına yanaştırıyorlar, publardan ingiliz keşleri çıkıp geminin deposuna işiyor, gemi yoluna devam ediyor.