şükela:  tümü | bugün
  • türk popunu yillar yili sessiz ve derinden etkilemis, yunanistan'in en ünlü bayan seslerinden. basta yeni turku olmak üzere; sezen aksu, yonca evcimik, askin nur yengi, nilufer, selcuk ural ve nukhet duru gibi sarkicilar onun sarkilarini türkçe sözlerle yorumlamislardir.
  • bu kadın şarkı söylemeye başladığında mevsim yaza, vakit akşamüstüne döner; bir yerlerden deniz ve anason kokusu gelir, bir aşk başlar, bir sigara yanar, bir ömür geçer...
  • tek kelimeyle muhteşem bir insan.dün akşam açıkhava'da verdiği konser muhteşemdi her anlamda.
    oturulabilecek en güzel yerde bilet bulduk.orta sıranın en önünde.
    son gün birileri iade etmişti biletlerini süper şanslıydık.
    konser boyunca birbirinden güzel şarkılarını söyledi.
    ancak benim çok sevdiğim şarkısı olan patoma'yı sölemedi bir türlü..zaten konser boyunca sölediği şarkılar önceden belirlenmişti.
    konser sırasında patomayı sölememe ihtimalini de göz önünde bulundururarak arkadaşlarımla oturduğumuz minderlere kocaman harflerle patoma yazdık.harf harf her mindere.
    konser bitti haris içeri geçti.yoğun alkışlar ve geri geldi.(bu klasiktir)
    haris geri geldiğinde en ön sırada olmanın avantajı ile biz ayağa kalktık ve elimizdeki minderleri kaldırdık.
    haris bize baktı anlayamadı ama sonra tek tek minderleri okuyunca ufak bir tebessümde bulundu.anladığını anladık ve beklemeye başladık.daha sonra önceden belirlenmiş olan olmasa maktubun un yunancasını söyledi.(bu şarkıyı uzatmalara bırakması da klasiktir)şarkı bittiğinde herkes ayağa kalkıp alkışlamaya başladı.o an haris in dönüp orkestraya patoma dediğini okudum dudaklarından.piyanodaki amca anlamadı(şarkı önceden belirlenmiş kareografide yoktu).sonra yanına gitti ve patoma dedi.sonrası zaten tüm tüylerim diken diken kalbim yerinden çıkacak kadar heyecanlı patoma çalmaya başladı.haris şu ana kadar ördüğüm en güzel ve özel peformansı ile patoma'yı inanılmaz içten söyledi. şarkı bittiğinde gözleri dolmuştu.yüzünü kapattı ve eğildi.tabii herkes de ayaktaydı….
    sanırım bu anı unutmayacam…haroula lütfen hep şarkı söyle ve yine gel.
  • bazilari sanslidir, baskadir, özeldir, bir tanedir. onlar yukardan torpillidir cünkü alfabesi olmayan askin ana diliyle dünyaya gelmislerdir.
    siselenip saklanilasidir.
    o dehsettir.
    o harula'dir.
  • wikipediadan şu an öğreniyorum ki şu an oturduğum mahalle mübadeleden önce rumlara ait olan yerlermiş, kavaladan gekenler buraya yerleşmiş. haris alexiou'nun dedesi de burda yaşıyormuş. hatta alexiou'nun büyük halası komşumuzmuş... ne geç öğrendim bunu ben hem de wikiden. ne üzücü. grek tarihimizi bizden çalıyorlar, yerine köksüz tarihsiz, içi boş demirden, askerlerden oluşan bir tarih koyuyorlar. alexiou'nun dedesinin evine komşu olduğumu, yani buraların bi zamanlar yani mübadeleden önce başka bir dilin kokusuyla rüzgarlandığını... öğretmiyorlar. ben 22 yaşında yunanca öğrenmeye başlıyorum ve sonra öğreniyorum eskaza. alexiou iyi ki var sezan aksu iyi ki var. iyi ki var bu kadınlar ve iyi ki sesleri duyuluyor. şefkatli, masum, uzak, yakın. çok yakın.
  • özellikle askin nur yengi ve yeni turku'nun repertuvarlarina çok emeği geçmiş, sezen aksu'nun yunan ruh ikizi,anneannesi izmirli, büyük şarkıcı, güzel insan..
  • ortodoks cemaati'nin izmir'e hediyesi diye başladı konser, arkada bizim daha çok türk sanat müziği konserlerinden alışık olduğumuz şekilde bir orkestra vardı, kanun, ud, klarnet, keman, darbuka, tambur...

    hepsi yunan'dı enstrümanistlerin.

    haris de sanki atina'da konser veriyormuş gibi yunanca konuştu tüm konser boyu, neler anlattı kim bilir.

    bir şekilde, bir yerlerden dokunup gitti yine. en hazır olduğumu sandığım anlarda bile, beni gafil avlıyor. yine konserde, ah diye iç çektirdi sık sık, tek kelimesini anlamasak bile.

    en son "ne kadar söylesek yetmiyor" dedi ve son şarkısını söyleyip gitti.

    memleketinde, memleket havaları söyledi, ortak tarihimizi, ortak şarkılarımızı birlikte, gerçekten birlikte söyledik.

    çıkarken "biz birlikte iyiyiz" dedirtti. var olsun.
  • hicbir sarkisini bilmeden, tamamen arkadas fanatizmi (bkz: nuwanda) sonucu konserine gittigim, o dakikadan itibaren konseri hic bitmesin istedigim, bir sarkisinda ' aah ah bi de anlasaydim ne koyardi bea ! ' yorumunu yaptigim, beni buyuleyen, kendisi de buyulenmis gibi bir mukemmellikle sarki soyleyen, keske daha once farkina varsaydim dedigim insan
  • sarkilari izmir kokan, yolculuklarda keyifle dinlenendir.

    albumleri:

    1975. haris alexiou/ 12 laika (portrait)
    1976. haris alexiou/ 2 (portrait)
    1976. laikes kyriakes (st. kougioumtzis, l. papadopoulos, m. eleuteriou, i. mpourmpoulis)
    1977. 24 tragoudia (portrait - ballands, laika, traditional, rebetiko)
    1979. ta tragoudia tis haroulas (m. loizos, m. rasoulis)
    1980. ximeroni (ant. vardis, s. alibizatos, m. eleutheriou)
    1981. ta tragoudia tis gis mou (folk songs)
    1981. ta tragoudia tis htesinis meras (dimitra galani ile)
    1982. i zoi mou kyklous kanei (portrait)
    1983. ta tsilika (rebetika & songs from minor asia)
    1984. emfilios erotas (portrait)
    1986. i agapi ine zali (thanos mikroutsikos, mp. tsikliropoulos, a. mikroutsikos, a. alkaiou, i. kabbadias)
    1987. i haris alexiou se aprovlepta tragoudia (orchestra director: manos hatzidakis)
    1988. i nyhta theli erota (hristos nikolopoulos, l. papadopoulos)
    1988. best
    1990. krataei chronia afti i kolonia (thanos mikroutsikos, lina nikolakopoulou)
    1991. i diki mas nyhta (live)
    1991. i alexiou tragoudai hadji (with kostas hatzis)
    1992. di' efchon (n. antypas, l. nikolakopoulou)
    1993. i ballades tis haroulas (best)
    1994. hey! (n. antypas, l. papadopoulos, a. davarakis)
    1995. odos nefelis '88
    1996. girizontas ton kosmo& ena fili ston kosmo (live 92/-'96)
    1997. ena fili tou kosmou
    1997. gyrizontas ton kosmo & ena fili tou kosmou (live '92-'97)
    1998. to paichnidi tis agapis - h. alexiou
    2000. psithiroi (songs for a voice & a musical organ)
    2000. paraxeno fos (portrait)
    2002. cine elleniko (live)
    2003. os tin akri tou ouranou sou (portrait)
    2005. anthologio
  • (bkz: tanrıça)

    hisarda bu kadını dinlemeden ikimizden biri ölürse zeus'u fiştekleyip dünyayı yıldırımlarla yerle bir ettiririm. yakarım bu gezegeni, yakarım..