lacrima

  • 736
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 yıl önce

jenny kissed me

temas ettiği bir zihne yapışıp kalmaması, iz bırakmadan silinip gitmesi pek zor bir tatlı şiirciktir jenny kissed me. ingiliz şair leigh hunt tarafından vücuda getirildiği 1838 yılından bu yana pek çok gönüle girmiş, okul kitaplarında, antolojilerde kendisine defalarca yer bulmuş ve hatta derler ki, pekçok da hanım kızımızın adının jenny olmasına sebebiyet vermiştir. gösterilen bu alaka yersiz, yaraşıksız değildir fikrimce: üç-beş kısa dizenin içine insanı esir alan bir melodiyi, ahengi ve ruha bir anda en insani, en sıcak hisleri zerk edebilme becerisini sığdırmıştır jenny kissed me:

jenny kissed me when we met,
jumping from the chair she sat in;
time, you thief, who love to get
sweets into your list, put that in:
say i’m weary, say i’m sad,
say that health and wealth have missed me,
say i’m growing old, but add:
jenny kissed me.

(başka dillerin kalıbına girmeye her güzel şiir kadar gönülsüz jenny kissed me — iddiasız, idareten tercümemle: jenny öptü beni karşılaştığımızda/ oturduğu koltuktan fırlayıp/ zaman, seni hırsız, sen ki bayılırsın/ tatlılıkları ele geçirmeye, bunu da koy listene/ de ki yorgunum, de ki üzgünüm/ de ki sıhhat de servet de geçip gitti benden/ de ki ihtiyarlıyorum, ama şunu da ekle/ jenny öptü beni)

beklenmedik bir anda gelen ilginin, şefkatin, insani dokunuşun, iki kişi arasında paylaşılan sihirli yakınlığın lezzetini; bu lezzetin zamana ve zamanın diğer yüzü ölüme nasıl da galip gelebileceğini daha incelikli, daha oyunbaz, daha latif bir şekilde anlatmak mümkün müdür acaba?

yayıncı, şair, eleştirmen ve deneme yazarı (çağının bir enis batur’u diyebilir miyiz?) leigh hunt’ın jenny kissed me’yi hangi vesileyle yazdığına, jenny’nin aslında kim olduğuna ilişkin ortada dolaşan tevatürler mevcutmuş, lakin zannetmem ki bunlardan hiçbiri şiirin muhayyilelerimizde uyandırdığı anlamların, sahnelerin, hikayelerin tatlılığına erişme gücünde olabilsin.

mizahi amerikan şiirinin unutulmaz ismi ogden nash "the sunset years of samuel shy" adli sempatik eserinde jenny kissed me’ye nasıl selam gonderiyor, saygı duruşunda bulunuyor, onu zikredelim bir de unutmadan: gençliğinde hiçbir kız onu öpmeye meyletmezken, yaşlılık ve hastalığın hükmünde geçirdiği şu günlerinde kadınların ona orada, burada, şurada bahşetmekten zerre kaçınmadıkları öpücüklerin ne kadar gecikmiş, ne kadar beyhude olduklarını anlattığı şiirinin gençlik ıstıraplarına dair kısmında şöyle der nash:


but even though health and wealth
hadn't yet missed me,
none of them,
not even jenny,
once kissed me.


(ama sıhhat de, servet de henüz benden geçmemiş de olsa, hiçbiri, jenny bile, bir kere öpmedi beni)

"jenny öptü beni" hissiyatının o veya bu surette sıklıkla karşınıza çıktığı, içinizi aydınlattığı, ruhunuzu tazelediği bir hayat diliyorum hepinize.

[entrynin ruhunu katletmeye kastetmiş alternatif son: - gemi desenize. - (iç sesiniz) gemi. - öpsün sizi jenny.]

devamını okuyayım »