şükela:  tümü | bugün
  • haşlanmış patates yemekten çok daha zevkli bir uğraş. böyle sıcak sıcakken elde hoplatılan patatesi soymak gibisi yoktur hani. baş ve işaret parmaklarıyla kabuğun gevşek kısmı yakalanır ve kabuk çekilir. böylelikle kabuğun neredeyse yarısı soyulmuş olunur. böyle bir iki hamleyle patates çırılçıplak kalır. patates soğutulursa hiç zevkli olmaz ayrıca bu.
  • son derece sıkıcı ve de tırnak aralarının patatesle dolup taşmasına(ne kadar kısa olursa olsun) sebebiyet veren bir iş.sırf bunu yapmamak için patatesin vitamininden mineralinden fedakarlık eder olduk.önce soy,sonra doğra en son haşla.yeterki kabuğunu yumuşamışken soyma.
    bir de haşlandıktan sonra soyunca insan patateslerin yarısını yiyor soyduğu esnada.külliyen zararlı bu yahu.
  • doğru yapıldığında oldukça basitleşen bir eylemdir. haşlanmış patatese bir çatal batırılır. çatalın sapından tutmak suretiyle de patates bir bıçak yardımıyla soyulur. böylece parmaklar yanmaz mutfakta garip atraksiyonik hareketlere girilmez.
  • genellikle ishal ve midenin bozulması gibi durumlarda yapılması acliyet kazanan eylemdir.
  • haşlamadan önce ekvator çizer gibi çevresini çizip haşladıktan sonra on saniye buzlu suda bekletirseniz tereyağından kıl çeker gibi kabuktan kurtulabilirsiniz. merak edenler için: http://www.youtube.com/watch?v=rncjrilhij8
  • kardesine soydurdugunda, eza cefa cekmeksizin nihayete erebilen pre patates salatasi islem.
  • güneşte fazla kalındığında kabarıp soyulan deriyi soymaya benzer. kimileri çok zevk alır bu işten.
  • kah eğlenceli, kah eziyetli bir iştir. cinslerinden olsa gerek, bazı patatesler ilk hamlede soyulurken; bazı patatesler inanılmaz derecede zor soyulurlar. böyle iki tırnakla tuttuğunuz yer kadar soyulduğu görülmüştür. bazende tutup soymaya çalıştığız kısım patateslerin üzerindeki siyah noktacıklara takılarak kopar. bu patateslerde ne yazıkki bu noktacıklardan on yüz bin milyon tane olduğundan ayvayı yersiniz.